Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

6. Hukuk Dairesi         2025/2916 E.  ,  2025/4249 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/556 E., 2025/603 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/431 E., 2024/601 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında davalının uhdesinde bulunan ' ... Otoyolu Projesi ... ' işinin alt yüklenici olarak müvekkili tarafından yapılması hususunda 02.05.2017 tarihli 'Alt Yüklenici Sözleşmesi' imzalandığını, Sözleşmenin 5. maddesine göre sözleşme bedelinin 96.737.438,39 TL+KDV olarak belirlendiğini ve 02.05.2017'de başlayan işin 28.12.2018'de sona ermesinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden sözleşme bedeli olan 96.737.438,39 TL+KDV üzerinden 917.070,92 TL Damga Vergisi ödendiğini, müvekkili şirketin yüklendiği işi iş programına ve sözleşme şartlarına uygun olarak devam ettirirken ve işin yaklaşık %60-65'ini tamamlamış iken davalı şirket tarafından 18.08.2018 tarihinde sözlü olarak işin sonlandırıldığını ve işi tamamlama imkânının müvekkil şirketin elinden alındığını, 20.09.2018 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiğini ve o ana kadar müvekkilin işi sözleşme hükümlerine ve sözleşme eki proje ve teknik şartnamelere uygun yaptığının da davalı şirket tarafından kabul edildiğini, haksız olarak sonlandırılan iş nedeniyle müvekkilinin ciddi maddi zararlara uğradığını, sözleşme damga vergisini 96.737.438,39 TL+KDV üzerinden ödediğini ve sözleşme bedelinin haksız olarak düşürülmesi nedeniyle bu kalemden zararı olduğunu, nakit teminatlar geç iade edildiği için hem enflasyon karşısında paranın değerinin düştüğünü hem de nakit sıkışıklığını aşmak için faiz ödemek zorunda kaldığını, başlangıçtaki sözleşme bedeline göre yatırım yapması nedeniyle işin erken bıraktırılması üzerine şantiye binasını söktüğünü ve sırf bu iş için aldığı iş makinelerini ve araçları tasfiye etmek zorunda kaldığı için döviz cinsinden satın aldığı araçları erken satması nedeniyle zarara uğradığını, keşif bedelinin düşürülmesi ve işin yarım bıraktırılması sebebiyle kazanç ve kâr kaybına uğradığını beyan ederek bedel arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin son doğduğu tarih olan 20.09.2018 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımının geçtiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, talep sonucunun açık olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ekonomik acze düşmesi ve işi tamamlayamadığını bildirmesi üzerine işi devraldıklarını, davacının 18.08.2018 tarihinde iş programının gerisinde kaldığını, damga vergisinden sözleşme gereği davacının sorumlu olduğunu, geçici kabul tarihinde teminatın iadesi şartları oluşmamasına rağmen teminatın iade edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebi olup, davanın sözleşmenin fesih tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçirilerek 26.06.2024 tarihinde açıldığı, davalı vekilinin yasal süresinde sunduğu zamanaşımı def’inin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan gerçek bir fesih bulunmamakla birlikte dönem dönem yapılan ödemelerin zamanaşımı süresini kestiğini, davalının ödemelerle ilgili müvekkilini oyaladığını, fesih iradesini ortaya koymadığını, davalının 18.08.2018 tarihinde sözlü olarak işi sonlandırdığını müvekkiline bildirdiğini, keşif bedelini düşürdüğünü, ayrıca geçici kabulden sonra 30 gün içinde iade etmesi gereken nakit teminatları 15 ay sonra ödediğini ve bu nedenlerle müvekkilinin birçok zarara uğradığını, zamanaşımının zararın ortaya çıkmasıyla başlayacağını ve ödemelerin zamanaşımını keseceğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Bilindiği üzere; Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında; eser sözleşmesinin feshi halinde mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/6. maddesi hükmünde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin feshin karşı tarafa bildirildiği tarihten başlayacağı, kısmi davanın sadece dava edilen bölüm yönünden zamanaşımını keseceği, saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar yönünden zamanaşımını kesici etkisi olmadığı kabul edilmektedir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükmü gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. (Yargıtay 15. HD. Başkanlığı'nın 2020/750 E., 2020/2390 K.; 2020/11 E, 2020/2552 K; 2020/1166 E, 2020/2875 K).

Somut uyuşmazlıkta davacının isteminin dayanağı olan tazminat talebi eser sözleşmesi kapsamında davalıdan istenildiğine göre; davacının tazminat talebi yönünden de TBK 147.m. gereğince 5 yıllık zamanaşımının uygulanması gerekmektedir. Davalıya, davacı tarafından her iki tarafın da beyanları doğrultusunda feshin 18.08.2018 tarihinde bildirilmesi üzerine, 20.09.2018 tarihinde de geçici kabul tutanağının düzenlendiği dikkate alındığında, bu tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin davacının eldeki davayı açtığı tarih olan 26.06.2024 günü itibariyle dolduğu ve davanın zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog