11. Hukuk Dairesi 2025/2714 E. , 2025/7401 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibaresi ile kısaltılmış haliyle "..." ibaresini ilgili alanda kullanmak suretiyle umum içinde bilinir bir marka haline getirdiğini, "www.....com" ve "www.....com" internet alan adlarının sahibi ve 22.05.2013 tarihinden itibaren aktif bir içerik sağlayıcı olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2012/... başvuru numarasıyla tescil başvurusu yaptığını, kurumca tesciline karar verildiğini, fakat bedelinin yatırılmaması nedeniyle sicil kaydının gerçekleşmediğini, sektöründe marka ve kısa markayı kullanmaya devam ettiğini, bu işaretler ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan "..." ibaresinin davalı yan tarafından kullanıldığını tespit ettiğini, 2019/... başvuru numarası ile "..." ibaresi için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuru yapıldığı ve ilgili işaret için tescil işleminin gerçekleştirildiğinin müvekkili tarafından öğrenildiğini, marka hukukunda kabul edilen genel ilkeye göre, bir markayı ilk defa kullanan ve ona ayırt edicilik niteliğini kazandıran kişinin, markanın ''gerçek hak sahibi'' olduğunu, davalı tarafından haksız bir şekilde kullanılan “...” ve “...” markalarının, müvekkiline ait “...” ile “...” ve “...” markaları ile her yönden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını ileri sürerek davalı şirket adına tescilli ... numaralı "..." markasının tescilli olduğu 39., 41. ve 43. sınıflara ait hizmetlerin tümü bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin yaklaşık 9 yıldır hizmet sektöründe tescilli “...” markası ile faaliyet gösterdiğini, ...'de yeni bir şube açarak unvanını "..." olarak belirlediğini ve tescil ettirdiğini, ücreti yatırılmadığı için sicile işlenmeyen 2012/... başvuru numaralı kısa marka "... ...” logo tasarımı ile ... başvuru numaralı kısa marka “...+şekil” logo tasarımının birbirinden farklı olduğunu, davanın hangisi için açıldığının belirtilmediğini, davacıya ait marka ile müvekkilinin markası arasında görsel veya işitsel bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının; "...- ..." ibaresini aktif olarak markasal kullandığını, davacının web sitesi geçmiş kayıtlarında, "....com" alan adlı web sitesi için 23.10.2009 tarihli görüntü kaydında, davacının ... www.....com ve ... ... şekilli kullanımlarının olduğunun görüldüğü, davacı markasal kullanımlarının, davalı marka tescilinden önce olduğu, davacının fiilen kullandığı “...” markası ile davalının tescilli “...” marka ibarelerinin yüksek oranda benzerlik içerdiği, markaların benzerliği ve tarafların faaliyet alanları dikkate alındığında: ortalama tüketicinin, mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerinin olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne; davalı şirket adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, "..." alan adına erişimin engellenmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilsiz olarak kullandığını iddia ettiği “... ...+şekil” markasına dayandığı, gerek iş evrakında, gerekse internet sitesinde bu markayı davalının tescil başvurusundan önce kullandığının tespit edildiği, Mahkemece dosyaya sunulan delillere itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada davacının “...+Şekil” markasına dayandığı, bu davanın reddine karar verilmesinin sonucu etkilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.