Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. .... BAM ........ HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - .../...

T.C.

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

....... HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : .../....

KARAR NO: ../...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: .../...
KARAR NO: --- (Tensip Ara Karar)
KARAR TARİHİ: ....
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: .........
DAVACILAR: 1 -.....

2...........

3........

4..........

5..........

6.............

7............

VEKİLİ: Av. .........
DAVALILAR: 1-.................

2.................

VEKİLİ: Av. .............
DAVALI: 3 -.........
VEKİLİ: Av. ...............
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ: ..........
KARAR YAZIM TARİHİ: .............

Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahal mahkemesince davacıların ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde, 16/09/2022 tarihinde davacıların murisi olan müteveffa .........'a, davalı ........'in sevk ve idaresindeki araç ile çarpması sonucunda yaşamını yitirdiğini, kazanın tamamen araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını, trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden ............'un evli ve beş çocuklu olduğunu, ölümüyle annesi, çocukları ve eşinin onun desteğinden yoksun kaldıklarını, bu nedenle toplamda 20.000,00 TL maddi, 460.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, hak kaybının doğmasına engel olmak amacıyla işletene ait kazaya karışan ...... plakalı araç ile varsa başkaca araçlarına ve yine araç sürücüsüne ait tespit edilecek araçlara araç işletenine ve araç sürücüsüne ait tespit edilecek menkul gayrimenkul ve diğer hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, davacılar lehine davalı araç işleteni ve araç sürücüsü sorumlu kılınarak 150.000,00 TL geçici ödemeye hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..... ve ...... vekili cevap dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi için adli tıp kurumundan bilirkişi raporu talep ettiklerini, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarının uğradığı zararların ötesine geçip bir kazanç elde etme edimi amacına dönüştüğünü, aynı şekilde manevi tazminatın fahiş olduğunu, talep edilen miktarın müvekkile yüklenmeye çalışılan bir ceza niteliğinde olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu, bu konuda da itiraz ettiklerini, belirtilen sebepler doğrultusunda haksız buldukları davanın reddini talep etmiştir.

Davalı .............. vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki başvurunun kısmi başvuru ya da belirsiz alacak talebi olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorunluluğunun kusuru oranında olduğunu, savcılık tarafından bilirkişi raporu alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, hak kaybı yaşanmaması adına gerekçeli kararın kesinleşmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının hesabı yönünden ve destekten yoksun kalan kişiler bakımından araştırmaya gidilmesi gerektiğini, belirtilen hususlar doğrultusunda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun buldukları davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece: 01/02/2023 tarihli tensip ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin, adli yardım talebinin ve geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müteveffanın hayatını kaybetmesine neden olan trafik kazasının gerçekleşmesinde kusur ve hatanın alınan bilirkişi raporuna göre ve olaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağı ile de davalıların üzerinde olduğunun teyit edildiğini, davalıların sahip oldukları araçları kolay bir şekilde devredebilecek konumda olmaları ve müvekkillere ödenmesi söz konusu toplam tazminat tutarı göz önünde bulundurulduğunda, davalıların tedbir istemine konu araç ve malvarlığı değerleri üzerinde alacaklılarını zarara uğratma kaidesi ile tasarruf işleminde bulunmaları kuvvetle muhtemel olduğundan belirli bir meblağın ödenmesi söz konusu olan işbu dava süresince karşı tarafın alacaklılardan mal kaçırmaya tevessül etmesi ihtimaline karşı yerel mahkemece tesis edilen 01.02.2023 tarihli ara kararın kaldırılarak, trafik kazasına karışan ............plakalı araç ve tespit edilecek davalıların adına kayıtlı varsa başkaca araçlara, davalıların tespit edilecek diğer menkul, gayr-ı menkul ve sair hak ve alacaklarına ve banka hesaplarına teminatsız olarak ivedilikle ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeni ile maddi manevi tazminat davası, talep ise ihtiyati haciz isteminin kabulüne ilişkindir.

İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemenin ilk fıkrası şu şekildedir: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haciz ettirebilir.”

İhtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK madde 257 ve devamı maddelerde düzenlenmiş olup 257. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları, ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer değişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacağın rehin ile temin edilmemiş olmasıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminatı haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise İİK.’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa borçlu taahhütlerden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. Madde 259; İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96. maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.

Davacılar vekilinin talebinin dayanağı, haksız fiil nedeniyle desteklerini kaybeden davacıların maddi ve manevi zararlarının tazmini istemi olduğu ve haksız fiil neticesinde uğranılan zararların, olay tarihi itibariyle muaccel oldukları hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu aşamada, zarar miktarı ile sorumluluğun yaklaşık ispat olarak ispat edildiğinin ve kanun koyucu tarafından 2004 sayılı İİK'da ihtiyati haciz için belirlenen şartların oluştuğunun kabulü gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak karşı tarafların taşınmaz ve araçları üzerine ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

İİK 259. maddesinde yer alan şartlar sağlanmadığından (alacak bir ilama bağlı olmadığı gibi ilam mahiyetinde bir belgeye de bağlı olmadığından) ihtiyati haczin %15 teminat karşılığı uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.

HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davacıların ihtiyati haciz talebinin teminat mukabili kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-3 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../.... esas sayılı dosyasından verilen 01//02/2023 sayılı tensip ara kararının 15. maddesinin ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik hükmünün KALDIRILMASINA,

2.HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

a)İhtiyati Haciz talep eden davacıların dava dilekçesinde belirtilen değer olan 480.000,00.-TL'nin %15’i (72.000,00.-TL) oranında teminat karşılığında KABULÜNE,

b)Belirlenen teminatın davacılar tarafından depo edilmesi halinde aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalılar ............ ve ................. üzerine kayıtlı araçlar ve taşınmaz malları ile sınırlı ve dava değerini aşmayacak şekilde İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,

3.İhtiyati haciz tesisine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

4.İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından ödenen istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

5.İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda verilecek kararda dikkate alınmasına,

6.Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

7.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmağından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. .......

Başkan

..........

.............

Üye

........

.......

Üye

.........

.......

Katip

..........

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog