Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6736 E. , 2025/217 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:
Davacı tarafından, 2016 yılı için 21.116,00-TL, 2022 yılı için 78.911,00-TL olarak belirlenen ruhsat bedellerinin ödenmediğinden bahisle anılan ruhsatın iptaline ilişkin olarak tesis edilen ... tarih, E-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; ruhsat bedelinin her yılın Ocak ayı sonuna kadar yatırılmasının zorunlu olduğu, Ocak ayı sonuna kadar yatırılmaması halinde yatırılmayan kısmının iki katı ruhsat bedeli olarak her yıl haziran ayının son gününe kadar yatırılmasının zorunlu olduğu, yatırılmaması halinde ruhsatın iptal edileceği şeklinde yaptırıma yer verildiği, diğer yandan ruhsat bedellerinin yatırılması ile ilgili ruhsat sahibine ayrıca herhangi bir tebligat ve bildirim yapılmayacağının da hükme bağlandığı anlaşılmakta olup, kanuni düzenlemenin açık olduğu, anılan ruhsat bedellerinin ödenmesi hususunda tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin 01/05/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, buna rağmen davacı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı, dolayısıyla 2016 ve 2022 yılları işletme ruhsat bedellerini süresi içerisinde yatırmadığı açık olan davacının ruhsatının Maden Kanunu'nun 13/1. maddesi gereğince iptaline dair dava konusu işlemde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Davacı vekili tarafından "verilen parsellerin bir kısmının 1. derece sit alanı, bir kısmının da mera vasfında olması nedeni ile verilen saha koordinatlarının değiştiği, idari para cezası tanzim edilirken yeni oluşan ruhsat sahasının göz önünde bulundurulması" gerektiği iddia edilmiş ise de; işletme ruhsat alanının 48,28 hektar olduğu, 2016 yılı işletme ruhsat bedelinin I (b) grubu madenlerde ruhsat alanı 25,01 üzeri hektar olan ruhsat alanları için 21.116-TL olarak ilan edildiği, ... tarih ve ... sayılı yazı ile ruhsatın yeniden yürürlüğe konulduğunun ruhsat sahibine bildirildiği, işletme ruhsatı üzerindeki koordinatlarından da görüleceği üzere yeniden yürürlüğe konulan ruhsatın alanının 48,28 hektar olduğu, ruhsat alanı koordinatlarında herhangi bir değişikliğin olmadığı, bu bağlamda 2022 yılı işletme ruhsat bedelinin işletme ruhsat alanı olan 48,28 hektar üzerinden hesaplandığı, sadece tras işletme izni düzenlenmesi uygun bulunan 9,95 hektar alanın, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı kararıyla Konakdüzü (Ardonk) Höyüğü I. Derece Sit Alanı olarak tescil edilen alanla girişim göstermesi nedeniyle, sit alanıyla girişimli olan kısım daha önce işletme izni uygun bulunan 9,95 hektarlık alandan taksir edildiği ve taksir işlemi sonrasında 9,21 hektar alanlı yeni tras işletme izin alanı belirlendiğinin görüldüğü, işletme izin alanında yapılan değişikliğin, işletme ruhsat bedeli üzerinde herhangi bir değişikliğe neden olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu itirazına itibar edilmediği, bu durumda; yeni işletme ruhsatı üzerindeki koordinatların ve alanın dikkate alınması yönünde tesis edilen davalı idare işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından; dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık, istinaf konusu Mahkeme kararında ise hukukî isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 'Temyiz dilekçesi' başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı vekili tarafından temyiz edilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 22/10/2024 tarihinde davacı vekiline tebligata çıkarıldığı ve 5. gün sonu olan 27/10/2024 tarihinde okundu sayıldığı, davacı vekili tarafından 27/11/2024 tarihinde Bölge İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı en geç 26/11/2024 tarihine kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, 27/11/2024 tarihinde kayıtlara alınan dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, temyiz başvurusunun esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına
3.2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, 29/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.