Esas No
E. 2024/284
Karar No
K. 2024/284
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/284 - 2026/493

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/10/2023

NUMARASI : 2023/94 E. - 2023/319 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/10/2023 tarih ve 2023/94 E. - 2023/319 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2021/192755 sayılı "... + şekil" ibareli markanın 6, 12, 35 ve 40. sınıflarda tescili talebinde bulunulmuş olup müvekkilinin ... markalarına dayalı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin seri markalarının esaslı unsurunu oluşturan ... ibaresinin davaya konu markada da asli unsur olarak yer aldığını, markadaki "..." ibaresinin başvuruya herhangi bir ayırt edicilik sağlamadığını, görünüş, kullanılan renkler, seçilen font ve yazı şekli gibi tüm unsurları itibariyle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu markanın tescili halinde müvekkilinin tanınmış markasının ayırt ediciliği ve itibarının zedeleneceğini, davalı şirketin haksız menfaat temin edeceğini ve bu düzeyde benzer marka tercihinde bulunulmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2023-M-273 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2021/192755 başvuru numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, bir bütün olarak "..." markasının hiç bir zaman "...+..." şeklinde telaffuz edilemeyeceğini, davacının "..." markası ile ilişkilendirilmeyeceğini, markaların yazı fontlarının dahi farklı olduğunu ve müvekkilinin kötü niyetinden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı markasının kapsamına alınmak istenilen 06, 12 ve 40. sınıfa giren mal ve hizmetler yönünden davacının tescilli markası bulunmadığı gibi davacının tescilli markalarını kapsamında bulunan 09, 36, 38, 41, 42 ve 44. sınıflardaki mal ve hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap ettiği, son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profillerinin aynı olduğu, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin olduğu veya benzer kaynaklardan sağlandığının da söylenemeyeceği, dolayısı ile yalnızca dava konusu markanın kapsamına alınmak istenen 35. Sınıftaki mağazacılık hizmetleri içinde 09. sınıf malların satışı hizmetleri yönünden markalar arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, davaya konu markanın ilk üç harfinin davacının markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinden oluşmakla birlikte, geriye kalan harflerinin farklı olmasının ibareleri okunuşlarını yönünden yeterli derecede farklılaştırdığı, bu farklılığın görsel olarak da aynı sonucu doğurduğu, genel izlenimde üç harfin ortaklığının karşılaştırılan işaretleri benzer kılacak derecede bir yakınlaşma yaratmadığı, ibarelerin markasal hüviyette ayırt ediciliklerinin yüksek olup tüketici zihninde ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği ve markanın itibarına zarar verebileceğinin ortaya konulamadığı ve davalı şirketin kötü niyetine ilişkin somut delillerin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, müvekkili ile özdeşlen "..." ibaresinin tanınmış marka vasfı ile tescilli olduğunu, davaya konu markanın tescilinin müvekkilinin yıllarca emek vererek inşa ettiği markaya olan güveni zedeleyeceğini, bilirkişi raporunda "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle markalar arasındaki benzerliğe işaret edildikten sonra markalar arasında görseli işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı değerlendirmesinin çelişkili olduğunu, tüketicilerin soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle ibarenin başına odaklanacağı nazara alındığında varılan sonucun doğru olmadığını, bu husustaki benzer kararların dikkate alınmadığını, müvekkilinin markasının tanınmış marka vasfında olduğunu, müvekkilinin yıllarca emek verdiği tanınmış ve seri markalarına benzer bir ibare ile tescil başvurusunda bulunulmasının açıkça hukuka aykırı olup kötü niyet teşkil ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali), hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, başvuru markasının esas unsurunun bir bütün olarak "..." ibaresi olduğu, başvuruda "..." ibaresinin öne çıkması ve algıyı üzerinde toplaması halinin söz konusu olmadığı ve ibarenin bir bütün olarak algılandığı, davaya konu markanın görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktığı izlenim itibariyle davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacı şirketin "..." esas unsurlu itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayabileceği, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/12/2024 tarih ve 2024/1461-9173 E-K. sayılı ilamında benzer bir değerlendirme ile davacının "..." markaları ile "..." ibareli marka arasında benzerlik görülmediği, markalar benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog