11. Hukuk Dairesi 2025/2549 E. , 2025/7452 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... markasının davacı adına tescilli olduğunu, dava konusu 2020/... kodlu ... markasının ilanına yapılan itirazın reddedildiğini, ... ve ... markalarının her ikisinin de ... ibaresi ile başladığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve 2016 yılından beri kullanıldığını, markalar arasındaki tek farkın son hecesindeki olduğunu, ... hecesinin markalar arasında yeterli düzeyde ayırıcı etki yaratmadığını, markalarda yer alan ... ibaresinin sıvı cam anlamına geldiğini, faaliyet alanını belirten genel ifade olduğunu, markanın asli unsurunun ... olduğunu, markaların 17. sınıfta yer alan emtia da tescilli olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ekonomik bir bağ olduğu yönünde yanıltıcı olacağını, davalının, müvekkili markasının tüketici üzerinde sağladığı tanınmışlık, güven ve itibarı kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ileri sürerek ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, 2020/... sayılı ... markanın 17. sınıfta tescil edilmişse hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davalını kimyevi madde, kimyevi boya, inşaat, ambalaj, plastik ve kauçuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin inşaat sektörüne yönelik olduğunu, tüketicilerin belli uzmanlık alanları olduğunu, markaları ayırt ederken daha dikkatli ve özenli olacaklarını, markaların karıştırılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında emtia benzerliği oluşsa da, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak özellikle markanın bütünselliği ilkesi de gözetilerek ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne iştirak edilmediği, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan, haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava,YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.