11. Hukuk Dairesi 2025/2844 E. , 2025/7456 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2020/... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketin "..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç maddesine aykırılık bulunmadığını, markasında önce çıkan unsurun "BK" ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin markasını davalının markasından ayırdığını, özellikle hizmet gösterdikleri bölgelerin farklı olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının ...'da, müvekkilinin ise ...'in ... ilçesinde faaliyet gösterdiğini, müvekkillinin babasının 1999 yılında "..." ibaresini kullanmaya başladığını, 2018 yılından beri babalarından devir aldıkları şirketle baba mirasını devam ettirmeye çalıştıklarını ileri sürerek başvurunun reddine dair Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) ... sayılı kararının iptaline ve marka tescil başvurularının tüm mal ve hizmetler bakımından devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının .../...'da faaliyet gösterdiğini, tedarikçi olması sebebiyle de büyük bir kitleye sahip olduğunu, davacının gerek ticaret unvanı, gerek iş yerlerinde kullanılan tabela, gerekse de sosyal medya ve internet sitelerinde, ambalaj, takı kutu ve kılıflarında "..." değil sadece "..." ibaresini kullandığını, dolayısıyla ortalama tüketiciyi yanılgıya düşürdüğünü, davacının, müvekkili ile aynı bölgede hizmet vermediğini iddia etse de müvekkilinin markasının Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında tescilli olduğunu, yaklaşık 30 yılı aşkın süredir kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki tarihli tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki tarihli marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; davacının "şekil + ..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "şekil + ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu; her iki taraf markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, diğer yönden davalının 35. sınıftaki hizmetlerine konu malların satış hizmetleri ile davacının 14. sınıftaki malları arasında ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olması yanında 35. sınıftaki hizmetlerin de ortak olduğundan taraf markaları arasında emtia benzerliğinin de oluştuğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunduğu gerekçesi yerinde ise de davacı vekilinin "..." ibaresi üzerinde eskiye dayalı kullanım sebebiyle gerçek hak sahibi olduğunu da ileri sürdüğü, mahkemece bu yönden bir değerlendirme yapılmadığı, SMK'nın 6/3. maddesinde başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusunun reddedileceği, aynı Kanun'un 25/1. maddesinde ise 5. ve 6. maddelerde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceğinin düzenlendiği, gerçek hak sahipliği iddiasının ancak bir marka başvurusuna itiraz veya marka hükümsüzlüğü gerekçesi olarak ileri sürülebileceği, ne var ki, tescilli bir marka varken benzerinin tesciline imkan verilemeyeceği dolayısıyla konusu marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali olan eldeki davada, davacı vekilinin bu iddiasının tartışılması sonuca etkili olmadığından davacı vekilinin bu iddiasının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın zikredilen gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.