Esas No
E. 2025/535
Karar No
K. 2026/178
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2025/535
KARAR NO: 2026/178
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/08/2025
KARAR TARİHİ: 10/03/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı, davalıya muhtelif tarihlerde verdiği nakliye hizmetine karşılık bir kısım faturalar düzenlediğini, bu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesine rağmen itirazdan sonra 80.000,00-TL ödeme yaptığını, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini, davanın tam kabulü ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Ankara Batı İcra Dairesinin .... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı Hususlarına ilişkindir.

Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 18/05/2025 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından 14/05/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 18/08/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."

Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; davacının defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Davalı ... yönünden ise 2025 yılı envanter defterine ulaşılamadığı ancak diğer defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiştir.

Bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde davalı şahsa ait defterler ile davacı şirket defterlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüş, davacı tarafından defterlerine kaydedilen takibe konu faturaların davalı muavin defterinde de kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı) Alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülmekle, mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;

1.Davanın KABULÜ ile; Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 121.920,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA,

2.Kabul edilen asıl alacak (121.920,00-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

3.Alınması gereken 8.328,35-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.472,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.856,06-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.472,29-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafça yapılan 8.093,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7.6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

8.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/03/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog