Esas No
E. 2024/473
Karar No
K. 2026/134
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/473 Esas
KARAR NO: 2026/134
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/08/2024
KARAR TARİHİ: 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalar tarafından 09/09/2022 tarihinde ... sorumluluk sahasında bulunan "... " adresinde yapılan kazı çalışması esnasında , davalı yanca gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması nedeni ile müvekkiline ait yer altı tesisine zarar verildiğini, davalıların hasardan doğan bedelleri ödememesi üzerine , davalılar aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .

Davalı İgdaş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin asıl işinin İstanbul ili genelinde doğal gazın sürekli ve güvenli bir şekilde dağıtımını gerçekleştirmek olduğunu, müvekkilinin yapım ve hizmet sertifikasının olmadığını, alt yapı işlerini bu konuda EPDK tarafından uzmanlığı sertifikalar ile onaylanmış ve yetki verilmiş firmalara ihale ettiğini, müvekkilinin kısaca uzman kişilere işi ihale eden ihale makamı olduğunu, müvekkilinin ihale edilen işlerden denetim firması ve şirket personelinin işi kontrol altında tuttuğunu, işle alakalı verilen hasarları takip ettiğini ve olması durumunda tutanak tuttuğunu, ancak davacı yanın belirttiği tarihe ilişkin müvekkili tarafından doğal gaz kazı çalışması yapıldığına dair hasar kaydı bulunmadığını, hasarın varlığını kabul etmemek ile birlikte müvekkili tarafından ihale edilen inşaat işlerinin mevzuat gereği müteahhit firmalar tarafından ...-Risk sigortası kapsamında sigortalandığını, işin yapımı sırasında üçüncü kişilere verilecek hasarların da bu sigortalar kapsamında bulunduğunu, tek taraflı hasar tespitini kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir .

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın zamanaşımına uğradığın ve reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise , tek yanlı olarak tanzim edilen tutanağı kabul etmediklerini, müvekkilinin belirtilen tarih ve yerde çalışmasının bulunmadığını, ilgili ... Belediyesine müzekkere yazılarak , kazı çalışmasının olup olmadığının sorularak müvekkilinin kazı çalışmasının olmadığının tespit edileceğini, haksız fiillerde ancak yasal faiz talep edilebileceğini, yine haksız fiilden kaynaklanan davalarda alacağın likid olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, davaya konu iş ve işyerinin 12/05/2022 - 08/03/2023 tarihinde ... Sigorta A.Ş'e ... -Risk sigortası kapsamında sigorta ettirildiğini, bu sebeple davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir . TAHKİKAT,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davalı tarafça yapılan kazı çalışması sırasında meydana getirildiği beyan edilen hasar nedeniyle maddi zarar oluştuğundan bahisle başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davalı ... Ltd.Şti vekili tarafından cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunulduğu görülmüş olup; somut olaya uygulanması gereken 6098 Sayılı TBK'nun TBK'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Ancak haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylemden doğmuş ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüş ise haksız fiil sorumluluğunda da uzamış ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Davaya konu olayın maddi hasara dayalı olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı görülmüştür. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, davacı tarafın davaya konu ettiği maddi tazminat taleplerini 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca 6098 sayılı TBK'nın 154. maddesinde zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiş olup aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibinin yapılması zamanaşımını kesen nedenler olarak belirtilmiştir. Kanunun 156. Maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir.

Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde; dava konusu olayın 09.09.2022 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça bu olay nedeni ile 2 yıl geçmeden 06.01.2023 tarihinde talep tutarı da belirtilerek davalılar hakkında icra takibinin başlatıldığı, eldeki davanın ise yine takip tarihinden 2 yıl geçmeden 12.08.2024 tarihinde açıldığı ve böylece zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalılar aleyhine hasar alacağına istinaden faizler dahil toplam 23.574,42-TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalıların vekilleri marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçeleri ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ... ve ... tarafından düzenlenen 17/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..1.Hasarın davalı ... SAN.VE TİC. A.Ş'nin denetiminde ve yüklenici konumundaki davalı ... İNŞ. VE NAK. SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ tarafından yapılan kazı çalışmasında hasarın meydana geldiği,

2.Dava konusu mahalde davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği,

3.Davacı , davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü 2023/... takip sayılı dosyada 22.437,63-TL asıl alacak 1.136,79-TL faiz olmak üzere toplam 23.574,43-TL talebinin olduğu,

4.Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı, davacının %50 , davalı ... SAN.VE TİC. A.Ş'nin denetiminde ve yüklenici konumundaki davalı ... İNŞ VE NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ'nin %50 oranında müştereken kusurlu olduğu,

5.Davacının gerçek zararının 12.120,29-TL asıl alacak (KDV dahil) 572,71-TL faiz olmak üzere toplam 12.693,00-TL hesaplandığı,

6.Davacı, davalılardan gerçek zararın %50 oranında 12.693,00-TL X %50 = 6.346,50-TL alacaklı olduğu, Hususundaki kanaatimi içerir raporu takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.

Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; 09.09.2022 tarihinde yapılan kazı çalışmaları sırasında davacının tesislerine zarar verildiği, davalı İgdaş tarafından zarar nedeni ile hasar bedelinden yalnızca yüklenici şirketin sorumlu olduğu savunulmuş ise de davalı İgdaş'ın TBK'nın 66. maddesi gereğince “Adam çalıştıran” sıfatıyla sorumlu olacağı, bunun aksine olan ve iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerin zarar gören ve iç ilişkinin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı,

Mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca malzeme, KDV ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.693 TL nin davacı zararı olduğunun belirlendiği, ancak kabloyu döşerken koruyucu tedbirler almayan davacının ve hasara sebep olan davalı tarafların % 50 şer oranda kusurlu bulundukları, buna göre davalı tarafın sorumluluğunun 6.346,50-TL hesaplandığı, alınan rapora itiraz edilmiş ise de; Beylikdüzü Belediye Başkanlığının müzekkere cevabı uyarınca davalı İgdaş'a hasar gün ve yerinde kazı izni verildiği, yine davacı tarafça çekilen ve dosyaya sunulan fotoğraflarda çalışma alanında davalı tarafların isim ve logolarının yer aldığı bir levha bulunduğu, davalı İgdaş'ın esasen çalışma yapılmadığını değil kazının ihaleyi alan şirket tarafından yapıldığını savunduğu, ancak yukarıda açıklandığı üzere İgdaş'ın da TBK 66 gereği hasardan sorumlu bulunduğu, davacı tarafın dağıtılamayan enerji /etüd koordinasyon bedeli ve elektrik eşik kesinti süre aşım bedeli talebi yönünden itirazlarının değerlendirilmesinde ise; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2018/5364 esas, 2020/162 karar sayılı, 2018/1089 esas, 2018/5527 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere tazminat hukuku alanında gerçek zarar ilkesi geçerli olup zarar görenin, ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği, anılan gerçek zarar ilkesi ışığında dağıtılamayan enerji yönünden gerçek bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmadığı saptanmakla anılı talebin reddi gerektiği,( Emsal karar İstanbul BAM 4. H.D 2023/783 esas, 2024/2603 karar) tüketilmeyen elektriğin, santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türü olduğu, kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemeyeceği ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği, ( Emsal karar İstanbul BAM 4. H.D 2022/2559 esas ve 2024/2021 karar) anlaşılmakla; davanın, davalı tarafın kusur oranına isabet eden KDVli hasar bedeli ve işlemiş faizden ibaret 6.346,51 TL tutar üzerinden kısmen kabulüne, dava konusu alacak miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğünün 2023/... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalılardan 6.060,15-TL asıl alacak, 286,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.346,51-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,

2.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 732-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

3.Davacı tarafça yapılan 12.312-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.314,39-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,

5.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 6.346,51-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya ödenmesine,

6.Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 6.346,51-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,

7.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,

8.Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20-TLnin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

9.Devletçe karşılanan 3.800-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.022,96-TL'sinin davalılardan, bakiye 2.777,04 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı , miktar bakımından KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog