Esas No
E. 2024/375
Karar No
K. 2026/144
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/375 Esas
KARAR NO: 2026/144
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 27/04/2024
KARAR TARİHİ: 09/02/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ: 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkillerine sigortalı araca, davalı sigorta firmasında sigortalı aracın, kusurlu bir şekilde çarpması sonucu oluşan trafik kazasında müvekillerine sigortalı aracın hasar gördüğünü, hasar bedelinin tahsili için açılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; davacı iddialarını kabul etmediklerini, kusur ve hasar tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar tazminatı bedelinin davalı sürücü ve ZMS sigorta şirketinden tahsili talebinin yerinde olup olmadığı, araçtaki gerçek zararın ne olduğu ile icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davalının Bakırköy ... İcra Dairesi ... E sayılı takip dosyasında avacı alacaklı tarafından borçlu aleyhine 10.378,06 TL asıl alacak 2.728,86 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 13.106,92 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İş bu dava 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır.

Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda dava dışı sigortalı ... 'a ait ... plaka sayılı araç, 28.07.2021 tarihinde ....'nun maliki ile sürücüsü olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş’nin ise sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde araç onarım bedelinin davacı sigortalısına ödendiği, işbu bedelin davalı sigorta şirketinden talep edildiği, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde davanın reddinin talep edildiği, kdv değerinin istenemeyeceğinin ve zamanaşımının belirtildiği, gerçekleştiğinin tespit olunmuştur. Zamanaşımı itirazına ilişkin yapılan incelemede zamanaşımı süresi olan 2 yıllık süre dolmadan takip tapılması nedeniyle definin haksız olduğuna kanaat getirilirek yargılamaya devam olunmuştur. Taraf talepleri kapsamında deliller toplanmış dosya bilrikişiye tevdi edilmiştir.

22/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda kusura ilişkin yapılan değerlendirmede özetle "... plaka no'lu aracın sürücüsü ...'nun (davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı aracın sürücüsü)'in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında KUSURLU olduğu, ... plaka no'lu aracın sürücü ...'Iı (davacı sigorta şirketine kasko sigortalı aracın sürücüsü) %25 (yüzde yirmibeş) oranında şirketine kasko KUSURLU olduğu" şeklinde tespitin yer aldığı, tazminat bedeline ilişkin yapılan hesaplamada ise bilirkişi tarafından KDV değeri hesaba katılmaksızın değer tespitinde bulunulmuş ise de davacının aracının onarımını dilediği serviste ve orijinal parçalarla yaptırma hakkına sahip olduğu, sigortacı ve tedarikçi firma arasındaki anlaşma gereği iskonto uygulanarak hasar bedeli tespitinin zarar gören sigortalıyı bağlamayacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında hasar durumunda gerçek zararın karşılanması gerektiği ve iskonto yapılmasının kabul edilmediği, tazminat hesaplamasında KDV'nin de dahil edilmesi gerektiği belirtildiğinden mahkememizce yapılan resen KDV hesaplamasında (9.147,45 TL*%18=1.646,54 TL) toplam parça bedelinin 10.793,99 TL olduğu ve işçilik bedelleri de eklendiğinde toplam alacak miktarının 14.727,99 TL olduğu, kusur oranı neticesinde davalının sorumluluk oranının 11.046,00 TL olduğu, taleple bağılılık ilkesi gereğince asıl alacak yönünden davacı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, işlemiş faiz yönünden ise sigortalıların tacir olduklarına ilişkin herhangi bir belgenin dosyada bulunmaması nedeniyle kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile

1.Davalının Bakırköy ... İcra Dairesi ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 10.378,06 TL asıl alacak ve 1.653,10 TL faiz yönünden iptali ile takibin işbu alacaklar kalemleri yönünden devamına, -Devamına karar verilen 10.378,06 TL alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına,

2.Alacak likit olmadığından icra inkar tazminta talebinin reddine,

3.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 821,85.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 427,60.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 394,25..-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ile 427,60.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti 195,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.195,50.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.769,07.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.031,16.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

8.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.075,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

9.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,

10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.937,36.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın 2024 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog