Esas No
E. 2025/192
Karar No
K. 2026/54
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/192
KARAR NO: 2026/54
DAVA: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/10/2025
KARAR TARİHİ: 19/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ..., ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı ... Vergi Kimlik Numaralı eğitim ve yazılım alanında hizmet ve faaliyet yürüten... ŞİRKETİ'nin hem yönetim kurulu üyesi hem de 20.000 paya ayrılmış olan hisselerinin 6150Adet'inin pay sahibi olarak hissedarı olduğunu, müvekkilinin, yönetim kurulu üyesi ve hissedarı olduğu şirketinin yararına olmak ve Yüksek Öğretim Kurumu tarafından zorunlu eğitim zarfında öğrencilerin tabi olduğu yazılı sınavlara hazırlık amacı ile faaliyet yürüten, şirketin ilgili tarihteki online/dijital eğitim platformu olan ...'nun geliştirilmesi ve iyileştirilmesi adına dava dışı ... ile anlaşma sağladığını, bu anlaşma uyarınca dava dışı ... eğitim platformunu geliştirmek üzere bir takım edimler meydana getirdiğini ve akabinde ise platformun içerik olarak kullanmış olduğu soruların kaliteli ve yeterli düzeyde olmadığını bu itibarla da bu sorularında alanında uzman hocalar ve kişiler tarafından yeniden hazırlanması gerektiğini müvekkilline beyan ettiğini, açıklanan ve izah edilen sebeplerle, huzurdaki sebepsiz zenginleşme sebepli alacak davada müvekkilinin davalı taraf ile arasında yazılı bir sözleşme olmamasına rağmen hangi hususta anlaştıklarına dair bir ihtilaf bulunmamakta olduğunu, davalı tarafın ikrarında olduğunu, fakat davalı taraf üzerine düşen edimi yerine getirdiğini gerçeğe aykırı olarak iddia etse de, bu iddiasını yani sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmediğini ispatla mükellef olduğunu, bu itibarla da davalı ... dilekçelerindeki EK1 de ibraz edilen ödemeler sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini ve üzerine düşen edimi yerine getirmemesi ve sebepsiz zenginleşilen bedeli de iade etmemesi sebebiyle huzurdaki alacak davasının ikame edilmesi zarureti doğduğunu, davalının müvekkilinin havalaleri neticesinde sebepsiz zenginleştiğini bu itibarla da ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL üzerinden davanın kabulü ile, sebepsiz zenginleşme tutarı yönünden ıslah tarihinden itibaren sebepsiz zenginleşme gerçekleşen tutara yasal faiz işletilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle: Açıkladıkları nedenlerle; arz ve izah etmeye çalıştıkları nedenlerle ve inceleme sırasında müvekkilinin lehine oluşmuş, bütün esasa ve usule ilişkin hükümler ile iyiniyet ve dürüstlük kuralları, hakkın kötüye kullanılması yasağı ve kamu düzeni gereği resen gözetilecek bütün unsurlar ve hususlar çerçevesinde; davacının gerçeğe aykırı, hukuka, kanuna, usule aykırı, hakkın kötüye kullanılması yasağını ihlal eden kötüniyetli davasının reddine, haklı karşı davanın tam kabulüne, davacıya ait ilmi ve edebi eserlerin izinsiz kullanımı, çoğaltılması, işlenmesi ve umuma iletilmesine yönelik hukuka, kanuna, usule, gerçeğe ve iyiniyet kurallarına aykırı eylemlerinin tespitine, davacının hukuka, kanuna, usule, gerçeğe ve iyiniyet kurallarına aykırı eylemlerinin men'ini, davacının hukuka, kanuna, usule, gerçeğe ve iyiniyet kurallarına aykırı eylemlerinin gelecekte gerçekleşmesi muhtemel benzer ihlallerin ref'ini, mahkemece verilen tespit, ref, men kararının bütünüyle ulusal boyutta yayınlanan 5 büyük gazetede yayınlanmasına, somut olayda karşı taraf, hukuki dayanaktan yoksun iddialarla dava açmış ve karşı dava yolunu tetikleyerek müvekkilimin savunma yükünü artırdığını, bu tutum,

HMK 2 ve 3 maddelerinde öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmekte ve yargı sürecinin etkinliği ile verimliliğini olumsuz etkilemekte olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 329. maddesi uyarınca, iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar sonucunda ortaya çıkan yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri, kötü niyetli tarafa yükletileceğini, bu çerçevede, mahkemeden karşı tarafın kötü niyetle yürüttüğü dava ve karşı dava sebebiyle oluşan yargılama giderleri ve müvekkilinin ... Barosu Tavsiye Niteliğindeki AAÜT tarifesi üzerinden ödemekle yükümlü olduğunu, karar tarihinde belirlenmiş değer ve usul üzerinden davacı/karşı davalıya müştereken ve müteselsilen yükletilmesini,

HMK 330 maddesi kapsamında vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin davacı/karşı davalıya müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl davada davalı tarafın açmış olduğu karşı dava, bu dosyadan tefrik edilerek 2026/32 Esas sırasına kayıt edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava: Fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik 1.000TL tutarındaki sebepsiz zenginleşme bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi talepli kısmi alacak istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) m.4/1-a bendi gereğince bu Kanundan ve 4/1-d bendi gereğince fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile 4/1-f bendi gereğince fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bir tarafın işletmesiyle ilgili olması şartıyla ticari dava sayılmıştır. Dava dilekçesi içeriğine göre; davacı, FSEK kaynaklı haklarının davalı tarafından ihlal edildiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş olup anılı yasal düzenlemeler gereğince davacı ...'un tüzel kişi tacir olan... Şirketi ile ilgili fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan huzurdaki davanın ticari dava niteliğinde olduğu, dava yığılmasının olmadığı, nitekim tek talebin maddi tazminat istemine ilişkin olduğu ancak huzurdaki dava dosyası kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmadan davanın ikame edildiği saptanmıştır.

Bu kapsamda somut olaya tatbiki gereken 09/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; ''Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. '' düzenlemesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile; “Dava şartı olarak arabuluculuk'' ''MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümleri gereğince yapılan incelemede dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı tespit edilmiştir. Anılı yasal düzenlemeler ve tespitler ışığında dava dosyanın tetkiki neticesinde; huzurdaki davanın konusu bir miktar paranın ödenmesine yönelik ticari dava olmakla dava açılış tarihi itibari ile arabuluculuk dava şartına tâbi olmakla birlikte dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılmadığının sabit olduğu saptanmakla; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dâir aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1.6102 sayılı TTK'nın 5/A, HMK'nın 114/2, 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile eksik 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog