Esas No
E. 2020/461
Karar No
K. 2026/139
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/461 Esas
KARAR NO: 2026/139
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/09/2020
KARAR TARİHİ: 20/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye'nin jeotermal enerji alanındaki en büyük lisansların ve alanların sahibi olduğunu, dava dışı üçüncü bir şirketten sondaj hizmeti aldığını, davalının 06.05.2020 tarihli ihtamame vasıtasıyla müvekkilinin usulsüz iş ve işlemlerde bulunduğu iddiasıyla müvekkili ile ticari ilişkide bulunan dava dışı üçüncü bir şirketten müvekkiline verdikleri hizmetin kapsamını, tutarını ve hizmet bedelini, çalıştırılan personel sayısını, iş ve hizmetler kapsamında tahsis edilen makine ve ekipmanların teknik özelliklerini gösterir listesini ve bu hususta düzenlenen fatura ile tahsilatlar hakkında bilgi ve belge talep ettiğini, bu yolla dava dışı üçüncü şirketi aldatmaya ve korkutmaya çalışarak ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeleri ifşa ettirmeye çalıştığını, davalının iddialarına dayanak teşkil eden bir delil veya emare bulunmadığını, aksine müvekkilinin büyük bir özen ve titizlikle iş ve eylemlerini yerine getirdiğini, bu nedenle piyasada ticari itibar kazandığını, davalının, müvekkili ile aynı işletme konusunda faaliyet gösteren ve rakibi olan dava dışı ... Ltd Şti.'nin hakim hissedarlarından biri olup asıl amacının, müvekkilini karalayarak ticari itibarını zedelemek ve böylelikle ...'ın piyasada hakimiyetini sağlamaya çalışmak olduğunu, nitekim 01.07.2020'de TTK m.62'ye dayanarak ...

Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve sürecin halen devam ettiğini, TTK m.54/2 uyarınca rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ite ticari uygulamaların haksız rekabet teşkil ettiğini, üçüncü kişilere ihtarname göndererek tarafi olmadığı faaliyetler hakkında hakkı olmadığı halde know-how ve ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeleri talep etmenin TTK m.55/1-b-3 uyarınca örnek halde sayıları başlıca haksız rekabet hallerinden biri olduğunu, sonuçta davalının gönderdiği ihtarnameden bahisle ticari ilişkide bulunduğu üçüncü kişilere karşı haksız ve asılsız iddialarla müvekkilini karalayarak ticari itibarını zedelemeye çalıştığı, müvekkilinin bu sebeple işlerinin aksayıp bozulmasının an meselesi olduğunu, bu nedenle TTK m.56/1-e hükmü uyarınca TBK m.58'e yapılan atıfla manevi tazminata hak kazandığını dile getirdiğini, ayrıca taraflar arasında arabuluculuk görüşmesinin de yapılmış olduğunu, son tutanağa delililerde yer verildiğinden bahisle, haksız rekabetin tespiti ile men'ine ve davalı aleyhine 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösteren yurtdışında mukim, yabancı sermayeli bir firma olup, ülkemizde yatırım yapmak üzere girişimlerde bulunduğunu, bu konuda araştırma yaparken müvekkili şirket yetkililerinin davacı şirket yetkilisi ...'la tanıştığını, davacı şirketin hakim hissedarı ... olmakla birlikte perde arkasındaki hakim hissedarın eşi ...olduğunu, enerji sektöründe yatırım yapmak niyetinde olduğu ile saha çalışmaları ve bilgisi de bulunduğunu ...'a bildirdiğini, bunun üzerine taraflar arasında bir güven ilişkisinin doğması neticesinde ...'ın müvekkili adına "iş geliştirme faaliyetinde bulunmak, saha araştırması yaparak bilgi sağlamak" görevlerini üstlendiği danışmanlık üzerine bir hizmet ilişkisi kurulduğunu, öyle ki zamanla yine ...'ın yönlendirmeleriyle taraflar arasında 14.12.2017 tarihli Ticari Belge (“...”) isimli bir anlaşma akdedildiğini, bu bağlamda müvekkili şirketin 800.000 USD karşılığında davacıya ait ve %8'ine tekabül eden 160.000 hissesini devralarak ortak olduğunu, buna göre müvekkilinin, kendi kontrolünde olmak kaydıyla, davacı şirketin lisanslı sahalarında keşif sondajı yapılması ve jeotermal sahasının geliştirilmesi için finansman ve işletme sermayesi olarak kredi sağlamayı taahhüt ettiğini, nitekim 2018-2019 yıltarı arasında 5 ayrı anlaşma akdedilerek davacıya 1.200.000 USD borç verildiğini, 2019 yılı devamında ise danışmanlık kapsamında talep edilen bilgiler alınamadığı gibi davacı hakkında olumsuz duyumlar alındığını, dava dışı ...'a sorulduğunda konuyu kapattığını, bu duyumların araştırılması üzerine ...'ın davacı şirkete verilen krediyi amacına aykırı şekilde kullandığının tespit edildiğini, 28.02.2020 tarihli ihtarname ile davacı şirketten Genel Kurul toplantısı yapılarak şirketin mali durumunun ve vadesi geçen borçlarının tartışılmasının talep edilmesine karşın gündem maddelerinin şirket yetkilisi ... tarafından dikkate alınmadığını, ardından 04.05.2020'de tekrar Genel Kurul toplantısı talep edilmesi üzerine öncesinde kendilerine tevdii hukuken zorunlu olan davacı şirkete ait bilanço ve mali tabloların vb. bilgi ve belgelerin yine ...tarafından verilmediğini, 02.03.2020 tarihli ihtarname ile davacıya, taraflar arasında akdedilen anlaşmalar uyarınca üstlendiği taahhütleri yerine getirmemiş olması sebebiyte tüm anlaşmaların feshedildiğini ve alacakların ödenmesi gereğinin bildirildiğini, nitekim ....

32.İcra Dairesinde alacak takibi başlatıldığını, bu süreçte davacının hukuka aykırı ve hileli eylemleri sebebiyle müvekkilinin başta bilgi ve belge inceleme hakkı olmak üzere pay sahipliğinden doğatı haklarına halel gelmiş olduğundan, davacı şirket yetkilisi ... ile ortağı ...'a karşı) 2019 yılı Genel Kurul toplantısının iptalini, 2017-2018 yılları Genel Kurul toplantılarının yokluğu ve butlanının tespiti ve Özel Denetçi atanması talepti 3 ayrı dava ikame edildiğini; ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde, Davacı hakkında nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçlarından ihbarda bulunulduğunu ve soruşturmanın halen devamı ettiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen, davacı ile ticari ilişkide bulunan üçüncü kişinin "..." olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette pay sahipliğinden doğan bilgi ve belge talep hakkı ihlal edildiğinden ilgili hakkı "..."a gönderilen 06.05.2020 tarihli ihtarname aracılığıyla kullandığını, pay sahipliği hakkı gereği bu bilgilere erişiminin zaten hukuken mümkün olduğundan gerek ihtarnameye konu bilgilerin ticari sır niteliği taşıdığını, gerek davacının ticari itibarını zedelediği iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'ın müvekkili şirketin Türkiye'de yatırım yapma niyeti olduğu bilgisini haizken, müvekkili şirket yetkililerinden ...'in oğlunun ismi olduğunu bildiği ...'u kullanarak, davacı şirkette önceden yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunmuş dava dışı ...'le birlikte, Davalı Şirketin hakim hissedarlarından olduğu ...'ın kuruluşundan önce davranıp ... Ticaret Limited Şirketi isimli bir şirket kurduğunu ve bu hususun da davacının kötü niyetine yotulması gerektiğini, keza Davacının ... hakkında suç uydurma ve hakaret suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde bulunduğu suç duyurusuna istinaden 17.09.2020'de kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, dolayısıyla müvekkilinin dava dilekçesinde ileri sürülen, üçüncü kişilere ihtarname göndermek ve karalayarak korkutmak vasıtasıyla larafı olunmayan ticari ilişkiler hakkında ticari sır niteliğindeki bilgi ve betgelerin talep edilmesiyle haksız rekabete sebebiyet verdiği iddiasının kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz olduğundan, maddi olayların aktarılma biçiminin gerçeklikten uzak olması ve haksız rekabet suçunun unsurları oluşmamış olduğundan, manevi tazminata hakkının doğmadısından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

(II) DELİLLER VE GEREKÇE Dava, tazminat davasıdır.

Uyuşmazlığın, davalı tarafından dava dışı ... Şirketi'ne hitaben gönderilen ... 17. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde geçen ifadelerin davacı aleyhine haksız rekabet yaratıp yaratmadığı, dolayısıyla haksız rekabetin men'ine ve manevi tazminat isteminin kabulune karar verilip verilmeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.

Mahkememizin 12.03.2021 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararı dosya haksız rekabet uzmanı akademisyen bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 17.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin enerji sektöründe faaliyet gösteren, yurtdışında mukim, yabancı sermayeli bir firma olduğu, ülkemizde yatırım yapmak üzere girişimlerde bulunduğu ve hem davacı şirket nezdinde de pay sahibi olduğu, hem de kendisinden yatırım alanında bilgi ve danışmanlık hizmeti almak üzerine anlaştığı, ortak yatırım amacı için davacı şirkete finansman sağladığı, davalı şirketin davacı ile ticari ilişkideki üçüncü bir şirkete ihtarname göndererek davacının usulsüz iş ve işlemlerde bulunduğunu ifade ettiği, söz konusu beyanların gereksiz yere incitici olduğunun kabulü halinde haksız rekabetin varlığından bahsedilebileceği, bu hususta takdirin mahkememizde olduğu, davaya konu ihtarnamede tarafların ticari ilişkisine dair bilgilerin talep edildiği, TTK m. 55/1,b-3 kapsamında değerlendirildiğinde, davalının gönderdiği ihtarnamenin somut olayın özellikleri kapsamında bent kapsamında aranan yöneltme eyleminin varlığı için yeterli olmadığı, bu itibarla TTK m. 55/1,b-3 uyarınca haksız rekabetin varlığından bahsedilemeyeceği, bu hususta nihai kararın mahkememizde olduğu, haksız rekabet eylemi nedeniyle oluşan ve davacı tarafça ispat edilen zararın talep edilebileceği, manevi tazminat talepleri bakımından ise anılan beyanın kötüleme teşkil ettiği sonucuna varılması halinde meydana gelen manevi zararlar nedeniyle sorumluluğunun söz konusu olabileceği, tazminat miktarının mahkememizce tayin edileceği yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.

Mahkememizin 24.06.2022 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereği dosya önceki bilirkişiye tevdi edilerek tarafların itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesinin istenildiği, bilirkişinin 27.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalı şirket tarafından dava dışı ... firmasına gönderilen ihtarnamenin içeriği itibariyle TTK m. 55/1,a-1 uyarınca kötüleme haksız rekabet eylemine sebebiyet verelibeceği, dava dışı ... firmasına gönderilen ve bilgi talebinde bulunulan bu ihtarnamenin tek başına dava dışı ... şirketinin karar vermesine etki edecek ağırlıkta olmadığı ve bu itibarla TTK m. 55/1,b-3 kapsamında haksız rekabetin gerçekleşmediği, açıklanan nedenlerle, dosya kapsamında, kök raporda varılan sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektiren yeni bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, bu sebeple önceki rapordaki görüşlerin aynen korunduğu yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.

Yargılama sırasında davacı hakkında ...

2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 13.11.2024 tarih ve saat 14:13 itibariyle iflasının açıldığı anlaşıldığından davacı şirketi temsilen iflas masasına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmış, iflas idaresi 27.01.2026 tarihli müzekkere cevabında işbu davanın iflas idaresi tarafından takip edileceğini bildirmiştir. TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi anlamında kötülemeden bahsedilebilmesi için ortada sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama (beyan) olmalıdır. Bu açıklamanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir.

Yanlış açıklama (beyan), içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Gereksiz yere incitici beyan ise içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır. Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır. Olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez. Somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırı aşılması halinde açıklama;TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar)

Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalı tarafından dava dışı şirkete gönderilen ihtarnamenin içeriği dikkate alındığında, davacının malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarda bulunulmadığı, ihtarnamelerin yasal şikayet öncesi yapılan bir uyarı niteliğinde olduğu ve haksız rekabet yaratmadığı gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.( Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının REDDİNE,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcının peşin yatırılan 170,78-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 561,22-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/02/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog