T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/612
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/01/2026
İhtiyati haciz talep eden şirket vekili talep dilekçesinde özetle;
"...1. Müvekkil şirket ...yetkilisi ... tarafından satış konusunda yetkilendirilen kayını olan ... ile borçlu /alıcı ... arasında, müvekkilin maliki olduğu elma bahçesi niteliğindeki Kayseri ... Köyü ...Mevkii ... ada ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parseller üzerinde yetişen 200 ton kırmızı elmanın satışı hususunda "Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi" imzalanmıştır. (EK-1)
Söz konusu sözleşme şartlarına göre elmanın kilogram birim fiyatı 48,00 TL olarak kararlaştırılmış; ödeme planı kapsamında toplam satış bedelinin %50’sinin peşin ve nakit, kalan %50’sinin ise 31.01.2026 ve 28.02.2026 tarihlerinde iki eşit taksit halinde ödenmesi hususunda taraflar arasında anlaşmaya varılmıştır.
2.Hasat döneminin gelmesiyle birlikte müvekkil şirket, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirmiş; yörenin örf ve adeti uyarınca ürünler masrafları müvekkile ait olmak üzere toplanmış ve nakliyesi karşı taraf/ borçluya ...’a ait olmak üzere, ... A.Ş ye ait ... adresinde bulunan soğuk hava deposuna sevk edilmiştir. Söz konusu depoda tartımı yapılan ürünler için; biri üreticide, biri satıcıda, biri ise soğuk hava deposu işletmecisinde kalmak üzere kantar fişleri düzenlenmiştir. Anılan kantar fişlerinde üretici bilgileri, ürün miktarı, nakliye araçlarına ilişkin bilgiler ile alıcı bilgileri açıkça yer almakta olup, bu fişler dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. (EK-2)
3.Sözleşme konusu olan ürünlerin tarafımızca yapılan teslimine ilişkin kantar fişleri bilgileri şu şekildedir; Tarih Firma Ürün Miktarı
13.09.2025 ... Net: 9.980 Kg
14.09.2025 ... Net: 13.320 Kg
15.09.2025 ... Net: 12.200 Kg
16.09.2025 ... Net: 14.620 Kg
17.09.2025 ... Net: 12.340 Kg
18.09.2025 ... Net: 12.800 Kg
19.09.2025 ... Net: 13.940 Kg
20.09.2025 ... Net: 14.620 Kg
21.09.2025 ... Net: 11.620 Kg
22.09.2025 ... Net: 10.460 Kg
23.09.2025 ... Net: 11.360 Kg
24.09.2025 ... Net: 9.740 Kg
25.09.2025 ... Net: 13.260 Kg
26.09.2025 ... Net: 8.200 Kg
27.09.2025 ... Net: 10.620 Kg
28.09.2025 ... Net: 9.940 Kg
29.09.2025 ... Net: 15.300 Kg
30.09.2025 ... Net: 15.420 Kg
01.10.2025 ... Net: 5.080 Kg
08.10.2025 (Füji türü elmaya ilişkin 08.10.2025 tarihli iki fişin toplamı) ... Net: 3.675 Kg Ekteki kantar fişlerinden de görüldüğü üzere ürünün tartımının yapılarak teslimini yapan firmanın müvekkil şirket olduğu ve firma olaral "..." yazıldığı anlaşılmakla birlikte alıcının da ... olduğu açıkça bellidir.
Bölgedeki örf ve adet gereğince ve dava konusu ürün alımında da , borçlu/alıcı ürünü dalında iken kalitesine bakmış kg fiyat , toplam tonaj ve ödeme konusunda anlaşmışlardır.Yine bölge de oluşan örf ve adet gereği işçilik masrafı üreticiye yani müvekkile ait olmak üzere müvekkil tarafından toplatılmış , nakliyesi borçlu/alıcıya ait olmak üzere ürünler soğukhava deposu kantarında tartılmıştır.Tüm bahçe ürünleri toplanıp , borçlu/alıcı tarafından soğukhava deposuna teslim alındıktan sonra , taraflar hesap görmüştür.Kantar fişlerinde yer alan toplam ürün miktarı üzerinden anlaşılan kg fiyatı üzerinden satış bedeli hesaplanmıştır. Taraflar arasında görülen hesaba göre , borçlu/alıcı peşinat ödemesini yapmayınca tam bu nedenle müvekkil adına hareket eden ... ile borçlu/alıcı ... arasında 3.11.2025 tarihinde yapılan whatsapp mesaj kayıtlarınca sabit olduğu üzere müvekkil adına hareket eden ... tarafından borçlu/alıcıya gönderilen yazı da, toplanan toplam ürün bedelinin 206.655kg olduğu , anlaşılan kg fiyatının 48,00TL olduğu toplamda teslim edilen toplam ürün bedelinin 9.919.440TL olduğu , hesap tarihi itibari ile 1.000.000T ödendiği kalan bakiyenin 8.919.440 TL olduğu belirtilmiş, sonrasında borçlu/alıcı tarafından not kağıdının başına müvekkil şirket yetkilisi ... in adı yazılmak sureti ile soğukhava deposuna aktarılan tüm ürünlere ilişkin kantar fişinde yer alan tüm bilgiler kronolojik olarak yazılmış aynı şekilde hesap görülen kağıdın sağ alt kısmında toplam ürün miktarının 206.655 kilogram olduğu ve yine kağıdın sol alt kısmında sözleşme konusu ürünlerin bedelinin alıcı tarafından da 9.919.440,00-TL olarak hesaplandığı görülmektedir. (EK-3)
4.Müvekkil tarafından sözleşme konusu edimlerin tamamının eksiksiz ve zamanında yerine getirilmesine rağmen sözleşmenin diğer tarafı borçlu/alıcı ... tarafından bugüne kadar yalnızca 100.000,00-TL'si satış bedeline mahsuben işçi giderini karşılayabilmek adına banka üzerinden (buna ilişkin 27.09.2025 tarihli dekont dilekçe ekindedir, EK-4), 900.000,00-TL tutarı ise elden olmak suretiyle toplam 1.000.000,00-TL tutarında bir ödeme yapılmıştır. Bununla birlikte sözleşme bedelinin %50'si tutarındaki peşin ödenmesi gereken bakiye peşinat borcu ve peşin ödenmesi gereken %50'lik kısmın ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelen kalan tutar ile birlikte toplam sözleşme bedeli karşılığı bakiye bedel olan 8.919.000,00-TL bu zamana kadar hiçbir şekilde ödenmemiştir. Borçlu/alıcı müvekkili oyalamaktadır.
5.Müvekkil şirket, sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz ifa etmiş olmasına rağmen, borçlunun kötü niyetli tutumu nedeniyle ciddi maddi zarara uğramıştır. Bu hususta müvekkil bakımından şikayet hakkımızı saklı tutmaktayız.İhtiyati haczin tüm şartları oluşmuş olup müvekkil şirketin sözleşmeden kaynaklı rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir alacağı söz konusudur.
6.Mahkemenizce de bilindiği üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığına dair "yaklaşık ispat" yeterli görülmektedir. Huzurdaki davada alacak; yazılı sözleşme, kantar fişleri, banka dekontları ve bizzat borçlunun gönderdiği mesaj içeriği ile sabittir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5365 E., 2018/497 K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere; “İhtiyati haciz talep eden vekili, açmış olduğu alacak davası ile ihtiyati haciz talep etmiş, ihtiyati haciz talebi mahkemece reddedilmiştir. DOSYAYA SUNULAN SÖZLEŞME, FATURA, TESLİM TUTANAĞI GİBİ DELİLLER BORCUN VARLIĞI KONUSUNDA YAKLAŞIK İSPAT İÇİN YETERLİDİR. İ.İ.K.’nun 257/I maddesi uyarınca alacağın muaccel olması halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir." denmiştir. YİNE Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 19.02.2018 tarih 2016/18235 esas, 2018/731 sayılı kararında da; "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. Bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından hareketle, somut olayda ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan sözleşme ve ihtarname de gözetilerek, talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddi doğru görülmemiştir." denmiştir.
7.Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki haricen edinilen bilgiye göre borçlu, edimini yerine getirmekten imtina ederek mal kaçırma hazırlığı içerisindedir. Zira borçluya ait diğer mallar üzerinde üçüncü şahıslara ait alacaklar yönünden ALEYHİNDE İHTİYATİ haciz kararlarının ve icra dosyalarının mevcut olduğu öğrenilmiştir. Bu nedenle de müvekkil şirketin alacağına kavuşamama ihtimali kuvvetle muhtemeldir.
İcra ve İflas Kanunu madde 257 ve devamı hükümleri uyarınca, ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulunu sağlamış olduğumuz hususu kabul edilerek talebimizin kabulü ile davalının hakkında verilen tedbir kararları da dikkate alınarak menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, alacağımızı karşılayacak miktarının İHTİYATİ HACZİNE karar verilmesini talep etmekteyiz. HUKUKİ DELİLLER______: İlgili yasa hükümleri SÜBUT DELİLLER________: Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi, Ürünlerin teslimine dair kantar fişleri, 27.09.2025 tarihli Banka dekontu, Whatsapp yazışmaları, ikamesi mümkün kanuni ve takdiri her türlü delail.
NETİCE VE TALEP_______: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerden dolayı haklı ve hukuk uygun talebimizin kabulü ile, alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi ve borçlunun mal kaçırmasının önlenmesi amacıyla borçlu/alıcı ...'ın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki (bankalar dahil) hak ve alacakları üzerine, alacak miktarı olan fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.919.440,00-TL üzerinden teminat karşılığı İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesini" talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkeme 05/01/2026 tarihli gerekçeli kararıyla:
"...Talep, sözleşmeye dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK'nun 257/1. maddesi uyarınca "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir." Bu hükme göre, bir para alacağının vadesi gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İİK'nun 257/2. maddesi uyarınca "vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa." Bu suretle ihtiyati haciz konulursa yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK'nun 258/1. maddesi uyarınca "....Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...." Bu hükme göre, alacaklı alacağın vadesi ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağın vadesi gelmemişse İİK'nun 257/2. maddesi hükmendeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla, sadece alacağın varlığı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli veya tek şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğundan, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilen bir seçenektir.
İİK'nun 257/2. maddesindeki hususlar ise bir vakıaya veya üçüncü kişilerle yapılan işlemlere dayandığından, bu konuda mahkemeye kanaat verilmesi için gerekli her türlü delilden yararlanmak mümkündür. Özellikle resmi makamlar tarafından düzenlenen ve bu konulardaki tespitleri içeren resmi belgelerin dikkate alınması olanaklıdır.
Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, değişik iş dosyasına sunulan sözleşme suretine yapılan inceleme de talep eden ...'nin adının sözleşmede geçmediği, taraflar arasında kantar fişlerinin üçüncü bir firmaya ürünlerin teslim edileceğine dair bir hüküm olmadığı, kantar fişlerinin de talep edene ve aleyhine ihtiyati haciz istenene ait olup olmadığının belli olmadığı, düzensiz eklemeler bulunduğu gibi %50 nakit alacağının vadesinin gelmediği, kantar fişlerinin ve whatsapp yazışmalarının ve ödeme dekontların tek başına yeterli bir delil olmadığından talep eden tarafın aleyhine ihtiyati haciz talep ettiği kişiden alacağının mevcut olduğunu ve miktarını gösterir, daha geniş bir anlatımla İİK'nun 257. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunduğu ispat etmeye elverişli, mahkemeye yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmaması, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi dikkate alınarak talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.İhtiyati haciz talebinin REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, yapılan masrafların talep eden üzerinde bırakılmasına,
3.Karardan bir suretin talep eden vekiline tebliğine,, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden şirket vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden şirket vekili 26/01/2026 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "... İSTİNAF NEDENLERİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının vermiş olduğu karar USUL ve YASAYA aykırı olup kararın KALDIRILMASI gerekmektedir. Şöyle ki;
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar; usule, yasaya ve yerleşik yüksek yargı içtihatlarına açıkça aykırıdır. Alacağın varlığı, muacceliyeti ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu dosyaya sunulan delillerle "yaklaşık ispat" kuralı çerçevesinde fazlasıyla ispatlanmış olmasına rağmen talebin reddedilmiş olması hukuka aykırıdır.
1.) İlk derece mahkemesi, kantar fişleri, WhatsApp yazışmaları ve ödeme dekontlarını alacağın varlığını ve muacceliyetini ispat için yeterli görmemiştir. Oysa ki İİK m. 258/1 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için "tam ispat" değil, "yaklaşık ispat" aranmaktadır. Müvekkil şirket tarafından dosyaya sunulan; * Ürün teslimatlarını gösterir 21 adet kantar fişleri, * Borçlunun bizzat el yazısı ile hesaplamayı kabul ettiği ve borç miktarını teyit eden not kağıdına dair borç ikrarı ve ödeme vaatlerini içeren WhatsApp yazışmaları, * Ticari ilişkinin varlığına ilişkin ödeme dekontları, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 8.919.440,00-TL tutarındaki alacağın mevcudiyeti hususunda mahkemede tam bir kanaat oluşturacak niteliktedir. Yaklaşık ispatın amacı, alacaklının hakkını güvence altına almaktır.
2.) Yerel mahkeme, alacağın %50'lik kısmının vadesinin gelmediğini belirterek talebi reddetmiş ise de bölgedeki örf ve adet gereğince ve dava konusu ürün alımında da, borçlu/alıcı ürünü dalında iken kalitesine bakmış kg fiyat, toplam tonaj ve ödeme konusunda anlaşmışlardır. Yine bölgede oluşan örf ve adet gereği işçilik masrafı üreticiye yani müvekkile ait olmak üzere müvekkil tarafından toplatılmış, nakliyesi borçlu/alıcıya ait olmak üzere ürünler soğukhava deposu kantarında tartılmıştır. Tüm bahçe ürünleri toplanıp, borçlu/alıcı tarafından soğukhava deposuna teslim alındıktan sonra, taraflar hesap görmüştür. Kantar fişlerinde yer alan toplam ürün miktarı üzerinden anlaşılan kg fiyatı üzerinden satış bedeli hesaplanmıştır. Taraflar arasında görülen hesaba göre, borçlu/alıcı peşinat ödemesini yapmayınca tam bu nedenle müvekkil adına hareket eden ... ile borçlu/alıcı ... arasında 03.11.2025 tarihinde yapılan whatsapp mesaj kayıtlarınca sabit olduğu üzere müvekkil adına hareket eden ... tarafından borçlu/alıcıya gönderilen yazıda, toplanan toplam ürün bedelinin 206.655 kg olduğu, anlaşılan kg fiyatının 48,00TL olduğu, toplamda teslim edilen toplam ürün bedelinin 9.919.440 TL olduğu, hesap tarihi itibari ile 1.000.000TL ödendiği kalan bakiyenin 8.919.440 TL olduğu belirtilmiş, sonrasında borçlu/alıcı tarafından not kağıdının başına müvekkil şirket yetkilisi ...'in adı yazılmak sureti ile soğuk hava deposuna aktarılan tüm ürünlere ilişkin kantar fişinde yer alan tüm bilgiler kronolojik olarak yazılmış aynı şekilde hesap görülen kağıdın sağ alt kısmında toplam ürün miktarının 206.655 kilogram olduğu ve yine kağıdın sol alt kısmında sözleşme konusu ürünlerin bedelinin alıcı tarafından da 9.919.440,00-TL olarak hesaplandığı görülmektedir. Borçlunun mal kaçırma iradesi içerisinde bulunduğu, yalnızca işbu dosya kapsamındaki davranışlarıyla değil, aynı zamanda başkaca alacaklılar talebiyle hakkında verilen ihtiyati haciz kararları ile de açıkça sabittir. Farklı alacaklılar tarafından yapılan başvurular neticesinde aşağıda dosya numaraları belirtilen ihtiyati haciz kararları verilmiştir: * Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/801 D.İş * Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/708 D.İş * Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/763 D.İş * Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/789 D.İş
Söz konusu dosyalarda verilen ihtiyati haciz kararları, borçlunun çok sayıda alacaklıya karşı borçlarını ödememesi, malvarlığını elden çıkarma ve gizleme eğilimi içinde bulunması ve alacaklıların alacaklarını tahsilini güçleştirmeye yönelik davranışlar sergilemesi nedeniyle tesis edilmiştir. Bu husus, borçlunun süreklilik arz eden bir mal kaçırma iradesi içerisinde olduğunu ve alacaklıların haklarını ciddi şekilde tehlikeye soktuğunu göstermekte olup, ihtiyati haciz koşullarının somut ve kuvvetli delillerle gerçekleştiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Ayrıca, 05.01.2026 tarihinde borçlu ... aleyhine nitelikli dolandırıcılık ve eylemleri başkaca bir suç teşkil ediyorsa tespitinin yapılması ve ilgili kanun hükümleri uyarınca cezalandırılması için Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. 2026/23 soruşturma sayılı dosyanın celbi talep edilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.
Her ne kadar borçlu alıcı 11.01.2026 tarihli ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından alınan ifadesinde (EK-5); "2025 Yılının 9. Ayının başlarında ... isimli şahsın elma bahçelerinden elma satın aldım. Yaklaşık olarak 200 TON elma aldım. Bu elmaların kilosunu 48 TL olacak şekilde anlaşmıştık. Bu anlaşmayı biz o dönemde yazılı sözleşme olarak resmiyete dökmüştük. Bu sözleşmede ödeme koşullarına dair herhangi bir şey yazmamaktadır. Bu sözleşmeyi ... ile ben kendi aramızda yaptık ve ikimizin de imzası bu sözleşmede bulunmaktadır. Bu sözleşme şuan yanımda değildir. Yine aynı ayın içerisinde ... limited şirketinde ... isimli şahsa 900.000(dokuzyüzbin) TI, ödeme yaptım. Bu ödemeyi elden kendisine Kayseri ... merkezinde ... çevresinde bulunan bir ... bankası şubesinde yaptım. Yine aynı gün 100.000 (Yüzbin) TL de ... isimli şahsın banka hesabına attım. Toplamda bu şahıslara elma satışına istinaden 1.000.000TL (Birmilyon) ödeme yaptım. Bu ödemeden yanı sıra 4.5 Milyon TL i de kendisini senet olarak ödeme yaptım. Bu senetleri babam olan ... isimli şahsın üzerinden verdim. Üzerime düşen ödeme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdim. Zaten karşı taraf ile aramızda sözlü olarak yaptığımız anlaşmada da ödeme bu şekilde yapılacaktı. Kendi aramızda yaptığımız anlaşmadaki gibide ödemeler zamanında ve yeterli tutarda yapıldı" şeklinde iddia etmiş ise de İŞBU SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLI OLARAK BORÇLU ... VEYA BABASI ... TARAFINDAN 4.500.000,00-TL BEDELLİ OLARAK MÜVEKKİL ŞİRKETİN EMRİNE VEYA NAMINA DÜZENLENEN BİR SENET YOKTUR. BORÇLU ...'IN SAVCILIK AŞAMASINDA İFADE ETTİĞİ SENETLE İLGİLİ MÜVEKKİL ŞİRKETİN BİR BİLGİSİ OLMADIĞI GİBİ MÜVEKKİL ADINA BU ŞEKİLDE SENETLE YAPILMIŞ BİR ÖDEME DE BULUNMAMAKTADIR. GELİNEN AŞAMA İTİBARİYLE BORÇLU, BORCUNU ÖDEMEMİŞTİR. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesi Dosya No: 2022/2024 Karar No: 2022/2015 sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır." denmiştir. Dava dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz kantar fişleri, sözleşme içeriği ve whatsapp mesaj içeriklerinden de görüldüğü üzere taraflar arasındaki satım ilişkisi, miktarı ve malların borçluya teslim edildiği sabittir.
KALDI Kİ TARAFLAR ARASINDA TİCARİ İLİŞKİNİ MEVCUT OLDUĞUNU, MÜVEKKİLİMİN BORÇLUDAN ALACAĞININ DA MEVCUT OLDUĞU BORÇLU ... TARAFINDAN VERİLEN YEŞİLHİSAR CBS 2026/23 SAYILI DOSYASI 11.01.2026 TARİHLİ İFADESİ İLE DE AÇIKÇA ANLAŞILMAKTADIR. YANİ TARAFLAR ARASINDA SÖZLEŞMENİN, SÖZLEŞME İÇERİĞİNDEKİ GİBİ KURULDUĞU HATTA SÖZLEŞME KONUSU ÜRÜNLERİN TESLİM EDİLDİĞİ, HATTA BU ÜRÜNLERİN BİR KISMINI DA BORÇLU ...'IN BAŞKACA ŞAHISLARA SATTIĞI, SÖZLEŞME KAPSAMINDA ALACAĞIN VARLIĞI VE MİKTARI BORÇLU TARAFINDAN İKRAR EDİLMİŞTİR. CEZA DOSYASINDA YAPILAN İKRAR HMK 188. MADDESİ GEREĞİ HUKUK DAVASINDA MAHKEME ÖNÜNDE YAPILAN İKRAR NİTELİĞİNDEDİR. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2406 E., 2021/99 K.) "Bununla birlikte ceza davasındaki (mahkemesindeki) ikrar da hukuk davasında geçerlidir (Kuru, s. 2047). Dolayısıyla hukuk davasında iddia edilen veya savunulan bir vakıanın ceza davası sırasında hukuk davasının taraflarınca kabul edilmesi yönündeki beyanları, hukuk davası için HMK’nin 188. maddesi gereğince mahkeme önünde ikrar niteliğindedir. Öte yandan ceza davası neticesinde sanık hakkında, kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi de sonucu değiştirmeyecek, ceza davasındaki ikrar hukuk davasında hâkimi bağlayacaktır." denmiştir.
3.) Mahkeme, "Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi"nde müvekkil şirketin adının geçmediğini gerekçe göstermiş ise de Kantar fişlerinden de görüldüğü üzere ürünün tartımının yapılarak teslimini yapan firmanın müvekkil şirket olduğu ve firma olarak "..." yazıldığı anlaşılmakla birlikte alıcının da "..." olduğu açıkça bellidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/882 E., 2024/6697 K. Sayılı kararında belirtildiği üzere; "24.03.2022 tarihli bozma ilamında davalı ... adına şeker fabrikasına yapılan teslimatlara ilişkin kantar fişlerinin bulunduğu, bu teslimatların sözleşme kapsamında yapıldığının kabulü gerektiği, aksini ispat yükünün davalı tarafta olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre davalının adı yazılı olan kantar fişleri açısından davacı lehine usulü kazanılmış hak doğduğu, davalının adı yazılı olan kantar fişleri açısından davanın ispatlandığı gözetilmeksizin" denmiştir.
4.)İhtiyati haciz, bir geçici hukuki koruma tedbiridir. Yargılamayı gerektiren her durumda ihtiyati haciz talebinin reddi, bu müessesenin amacına aykırıdır. Mevcut dosyada alacak miktarı (8.919.440,00-TL) belirli olup, borçlunun kendi imzasını/yazısını taşıyan belgeler ve dijital deliller (WhatsApp) mevcuttur. Borçlunun mal kaçırma ihtimali karşısında ihtiyati haciz kararı verilmemesi, müvekkilin alacağına kavuşmasını imkansız hale getirecektir. Bu durum telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacaktır. İşbu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASI bakımından istinaf başvurusu yapma zorunluluğu hasıl olmuştur. NETİCE VE TALEP______: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerden dolayı İSTİNAF TALEBİMİZİN kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 05.01.2026 tarih 2026/4 D.İş esas, 2026/4 D.İş kararının müvekkil lehine KALDIRILMASINA," karar verilmesini talep etmiştir.
18/03/2026 tarihli ek istinaf beyan dilekçesinde de: "...İSTİNAF NEDENLERİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının vermiş olduğu karar USUL ve YASAYA aykırı olup kararın KALDIRILMASI gerekmektedir. Şöyle ki;
İlk derece mahkemesi dosyası kapsamında 05.01.2026 tarihli dilekçemizde de ifade edildiği üzere, müvekkil şirket yetkilisi ... ile şirket yetkilisi tarafından satış konusunda yetkilendirilen ...’un babası ile karşı taraf ... arasında çok yakın bir arkadaşlık ilişkisi bulunmaktadır. Taraflar arasındaki bu yakın arkadaşlık ilişkisine dayanılarak güven telkin edilmiş; bu güven doğrultusunda müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından satış konusunda yetkilendirilen kayını ... ile karşı taraf ... arasında, müvekkilin maliki bulunduğu elma bahçesi niteliğindeki Kayseri ... Köyü ...Mevkii ... ada ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı parseller üzerinde yetişen 200 ton kırmızı elmanın satışına ilişkin olarak "Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi" imzalanmıştır.
Her ne kadar sözleşmede müvekkil şirketin adı yer almamakta ise de, söz konusu ürünler müvekkilin maliki olduğu parsellerde yetişmektedir. Ayrıca müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından ... bu sözleşme kapsamında açıkça yetkilendirilmiş olup, ... söz konusu sözleşmede müvekkil şirket adına hareket etmiştir. Nitekim sözleşme incelendiğinde de açıkça görüleceği üzere ..., sözleşmenin ARACI bölümünü imzalamıştır.
Her ne kadar mahkeme kararının gerekçesinde "değişik iş dosyasına sunulan sözleşme suretine yapılan inceleme de talep eden ...'nin adının sözleşmede geçmediği" belirtilmiş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ilişkin olarak ... tarafından imzalanmış yazılı tutanakta; ..., dava konusu sözleşmenin müvekkil şirket ile alıcı ... arasında akdedildiğini, kendisinin sözleşme sürecinde müvekkil şirket tarafında görevlendirilmiş ve yetkilendirilmiş ARACI konumunda olduğunu beyan etmiştir. ... tarafından yazılmış imzalı tutanağın bir suretini dilekçemiz ekinde sunmaktayız (EK-1).
Söz konusu sözleşme hükümlerine göre elmanın kilogram birim fiyatı 48,00 TL olarak belirlenmiş; ödeme planı çerçevesinde toplam satış bedelinin %50’sinin peşin ve nakit olarak ödenmesi, kalan %50’lik kısmın ise 31.01.2026 ve 28.02.2026 tarihlerinde iki eşit taksit halinde ödenmesi konusunda taraflar arasında mutabakata varılmıştır.
Ayrıca mahkeme gerekçesinde "taraflar arasında kantar fişlerinin üçüncü bir firmaya ürünlerin teslim edileceğine dair bir hüküm olmadığı" denmiş ise de müvekkilin maliki olduğu bahçe niteliğindeki taşınmazların bulunduğu bu bölgede geçerli olan örf ve adet uyarınca, ürünler hasat zamanı geldiğinde müvekkil tarafından toplatılmış ve nakliyesi alıcıya ait olmak üzere karşı taraf ... tarafından belirlenen soğuk hava deposuna gönderilmiştir.
ÇÜNKÜ; bölgedeki örf ve adet gereğince ve dava konusu ürün alımında da, borçlu/alıcı ürünü dalında iken kalitesine bakmış kg fiyat, toplam tonaj ve ödeme konusunda anlaşmışlardır. Yine bölgede oluşan örf ve adet gereği işçilik masrafı üreticiye yani müvekkile ait olmak üzere müvekkil tarafından toplatılmış, nakliyesi borçlu/alıcıya ait olmak üzere ürünler soğukhava deposu kantarında tartılmıştır. Tüm bahçe ürünleri toplanıp, borçlu/alıcı tarafından soğukhava deposuna teslim alındıktan sonra, taraflar hesap görmüştür. Kantar fişlerinde yer alan toplam ürün miktarı üzerinden anlaşılan kg fiyatı üzerinden satış bedeli hesaplanmıştır. Taraflar arasında görülen hesaba göre, borçlu/alıcı peşinat ödemesini yapmayınca tam bu nedenle müvekkil adına hareket eden ... ile borçlu/alıcı ... arasında 03.11.2025 tarihinde yapılan whatsapp mesaj kayıtlarınca sabit olduğu üzere müvekkil adına hareket eden ... tarafından borçlu/alıcıya gönderilen ve dava dilekçemiz ekinde sunulan yazıda, toplanan toplam ürün bedelinin 206.655 kg olduğu, anlaşılan kg fiyatının 48,00TL olduğu, toplamda teslim edilen toplam ürün bedelinin 9.919.440 TL olduğu, hesap tarihi itibari ile 1.000.000TL ödendiği kalan bakiyenin 8.919.440 TL olduğu belirtilmiş, sonrasında borçlu/alıcı tarafından not kağıdının başına müvekkil şirket yetkilisi ...'in adı yazılmak sureti ile soğuk hava deposuna aktarılan tüm ürünlere ilişkin kantar fişinde yer alan tüm bilgiler kronolojik olarak yazılmış aynı şekilde hesap görülen kağıdın sağ alt kısmında toplam ürün miktarının 206.655 kilogram olduğu ve yine kağıdın sol alt kısmında sözleşme konusu ürünlerin bedelinin alıcı tarafından da 9.919.440,00-TL olarak hesaplandığı görülmektedir. Söz konusu depoda kantara giren ürünlere ilişkin olarak biri üreticiye, biri satıcıya, biri ise soğuk hava deposu işletmecisine verilmek üzere kantar fişleri düzenlenmiştir. Ayrıca bu kantar fişlerinde üretici adı, ürün miktarı, nakliye araç bilgileri ve alıcı bilgileri de yer almaktadır. Bu hususa ilişkin kantar fişleri de daha önce dava dilekçemiz ekinde mahkemeye sunulmuştur.
Mahkeme tarafından, "Kilo ile Ürün Alım Sözleşmesi"nde müvekkil şirketin adının geçmediği gerekçesi ileri sürülmüş ise de, kantar fişleri incelendiğinde ürünün tartımının yapılarak teslimini gerçekleştiren firmanın müvekkil şirket olduğu ve firma hanesinde "..." ibaresinin yer aldığı açıkça görülmektedir. Bununla birlikte alıcı kısmında da "..." isminin yer aldığı açıkça anlaşılmaktadır.
Müvekkil tarafından sözleşme konusu edimlerin tamamının eksiksiz ve zamanında yerine getirilmesine rağmen sözleşmenin diğer tarafı karşı taraf ... tarafından bugüne kadar yalnızca 100.000,00-TL'si satış bedeline mahsuben işçi giderini karşılayabilmek adına banka üzerinden, 900.000,00-TL tutarı ise elden olmak suretiyle toplam 1.000.000,00-TL tutarında bir ödeme yapılmıştır. Bununla birlikte sözleşme bedelinin tarafların anlaşmasına göre hasat bitiminde %50'si tutarındaki peşin ödenmesi gereken bakiye peşinat borcu ve hasat bitiminde peşin ödenmesi gereken %50'lik kısmın ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelen kalan tutar ile birlikte toplam sözleşme bedeli karşılığı bakiye bedel olan 8.919.440,00-TL bu zamana kadar hiçbir şekilde ödenmemiştir. Bunun yanında müvekkil şirket tarafından karşı taraf ... hakkında bu nedenle Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında ticari faaliyet kapsamında nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-h) suçundan şikayette bulunulmuştur.
İstinafa konu Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’nın 05.01.2026 tarihli ve 2026/4 D.İş sayılı kararından sonra karşı taraf, şüpheli sıfatıyla Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında ticari faaliyet kapsamında nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-h) suçundan ifade vermiş ...tarihli kolluk ifadesinde; sözleşmenin varlığını, sözleşmede yer alan tonaj miktarını, kilogram fiyatını, ürünleri teslim aldığını ve alacağın miktarını ikrar etmiş; ve ürün bedelini ödediğini iddia etmiştir.(EK-2) Nitekim karşı taraf ...'ın, 11.01.2026 tarihli ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından alınan ifadesinde; "2025 Yılının 9. Ayının başlarında ... isimli şahsın elma bahçelerinden elma satın aldım. Yaklaşık olarak 200 TON elma aldım. Bu elmaların kilosunu 48 TL olacak şekilde anlaşmıştık. Bu anlaşmayı biz o dönemde yazılı sözleşme olarak resmiyete dökmüştük. Bu sözleşmede ödeme koşullarına dair herhangi bir şey yazmamaktadır. Bu sözleşmeyi ... ile ben kendi aramızda yaptık ve ikimizin de imzası bu sözleşmede bulunmaktadır. Bu sözleşme şuan yanımda değildir. Yine aynı ayın içerisinde ... limited şirketinde ... isimli şahsa 900.000(dokuzyüzbin) TI, ödeme yaptım. Bu ödemeyi elden kendisine Kayseri ... merkezinde ... çevresinde bulunan bir ... bankası şubesinde yaptım. Yine aynı gün 100.000 (Yüzbin) TL de ... isimli şahsın banka hesabına attım. Toplamda bu şahıslara elma satışına istinaden 1.000.000TL (Birmilyon) ödeme yaptım. Bu ödemeden yanı sıra 4.5 Milyon TL i de kendisini senet olarak ödeme yaptım. Bu senetleri babam olan ... isimli şahsın üzerinden verdim. Üzerime düşen ödeme yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdim. Zaten karşı taraf ile aramızda sözlü olarak yaptığımız anlaşmada da ödeme bu şekilde yapılacaktı. Kendi aramızda yaptığımız anlaşmadaki gibide ödemeler zamanında ve yeterli tutarda yapıldı" şeklinde iddia etmiştir. Yani karşı taraf söz konusu ifadesinde; ... adına aracı ... ile ticaret yaptığını,
Sözleşmenin varlığını, ürün miktarını, ürün kilogram fiyatını, ürün bedelini ve ürünü teslim aldığını kabul etmiş, ayrıca ürün bedelini ödediği iddiasında bulunmuştur. ... tarihli KOLLUK İFADESİNDE ÖDEME YAPTIĞINI İDDİA EDEREK İSPAT YÜKÜNÜ ÜZERİNE ALMAKLA BİRLİKTE söz konusu ödemenin yapıldığını gösterir herhangi bir yazılı belge sunamamıştır.
Her ne kadar karşı taraf, soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde sözleşmenin varlığını, ürün miktarını, ürünün kilogram fiyatını ve toplam ürün bedelini kabul ederek ayrıca ürünleri teslim aldığı hususunu da ikrar etmiş, ancak ürün bedelini soruşturmada bahsi geçen senet ile ödediğini de iddia etmiş ise de karşı taraf tarafından ileri sürülen söz konusu senet, illiyetten mücerret nitelikte olup sözleşmeden kaynaklanan borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir tespiti veya açıklamayı içermemektedir. Kaldı ki, müvekkile verilmiş veya müvekkilin elinde bulunan bu nitelikte herhangi bir senet de mevcut değildir.
Müvekkil şirket tarafından Kayseri ... Köyü ...Mevkii ... ada ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı parseller üzerinde yetişen 200 ton kırmızı elmanın satışına ilişkin olarak yapılan sözleşme kapsamında alacağın tahsil edilebilmesi amacıyla 20.01.2026 tarihinde Yeşilhisar İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası ile karşı taraf aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Karşı tarafça bu takibe haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz edilmiştir. Bunun üzerine tarafımızca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’nın 2026/211 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış olup söz konusu dava halen derdesttir.
Ayrıca, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 2026/211 sayılı dosyaya gelen yazı cevaplarında da görüldüğü üzere, farklı alacaklılar tarafından yapılan başvurular neticesinde karşı taraf hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/708 D.İş sayılı dosyasında karşı taraf ...'ın keşide ettiği çek karşılıksız çıktığı için aleyhinde 14.11.2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiş ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/801 D.İş sayılı dosyada da karşı taraf ... lehine keşide edilen çekler karşılıksız çıktığı için 15.12.2025 tarihinde karşı taraf ... aleyhine ihtiyati haciz kararları verilmiştir. Yine aşağıda dosya numaraları belirtilen dosyalarda da karşı taraf ... aleyhine ihtiyati haciz kararları verilmiştir: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/763 D.İş Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/789 D.İş
Dava konusu elmalar, yüksek ekonomik değere sahip olmalarının yanı sıra bozulabilir nitelikte ve kolaylıkla elden çıkarılabilir özellikte menkul mallardır. Dava sürecinin uzaması kuvvetle muhtemel olup, bu süre zarfında karşı tarafın söz konusu malların tamamını elden çıkarma ihtimali oldukça yüksektir. Bu durum ise müvekkilin alacağına kavuşamaması tehlikesini doğurmaktadır.
Her ne kadar 2026/211 esas sayılı dosyada görülen itirazın iptali davası kapsamında ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ve talebimiz 09.03.2026 tarihli ara karar ile reddedilmiş ise de; yine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’nın 05.01.2026 tarihli ve 2026/4 D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan önceki ihtiyati haciz talebimiz de reddedilmiş ise de,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1850, K. 2024/1881, T. 26.12.2024 sayılı kararında açıkça vurgulandığı üzere: "Her ne kadar kesinleşen ihtiyati haczin reddine ilişkin ara karardan önceki durum ve koşullar hakkında yeniden değerlendirme yapılarak ihtiyati haczin koşullarının bulunup bulunmadığı istinaf aşamasında incelenemez ise de yeni bir hukuki sebebe dayanarak veya Kanunun yeni delil sunulmasına icazet verdiği durumlarda yeni delil ibrazı ile tekrar ihtiyati haciz talep edilmesi mümkündür." denmiştir.
Bu nedenle, istinafa konu Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’nın 05.01.2026 tarihli ve 2026/4 D.İş sayılı kararından sonra ortaya çıkan yeni delillerin varlığı dikkate alınarak, bu kapsamda; ekte sunulan karşı tarafın şüpheli sıfatıyla Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2026/23 soruşturma sayılı dosyasında vermiş olduğu ... tarihli ifadesi, karşı taraf aleyhine 20.01.2026 tarihinde Yeşilhisar İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olması ve karşı tarafın haksız ve kötü niyetli şekilde yaptığı borca itirazda müvekkil ile arasındaki hukuki ilişkiye itiraz etmeyip yalnızca takibe konu borcun bulunmadığını ileri sürmesi ve ekte sunulan ARACI konumunda olan ...'un kendi imzasını içerir tutanaktaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde;
İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati hacizde yaklaşık ispat şartının sağlanmış olduğu kabul edilerek talebimizin kabulü ile karşı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının alacağımızı karşılayacak miktarının İHTİYATİ HACZİNE karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. İşbu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASI bakımından ek istinaf başvurusu yapma zorunluluğu hasıl olmuştur. NETİCE VE TALEP______: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerden dolayı EK İSTİNAF TALEBİMİZİN kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 05.01.2026 tarih 2026/4 D.İş esas, 2026/4 D.İş kararının müvekkil lehine KALDIRILMASINA," karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Talep (D.iş dosyası üzerinden), ticari alım-satım ilişkisi iddiasından kaynaklı, ödenmediği iddia edilen bir miktar para alacağının karşı taraftan tahsilinin güvence altına alınması amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz talep eden şirket vekili dilekçesi ile talep konusu para alacağı yönünden karşı tarafın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının alacağını karşılayacak miktarının İHTİYATİ HACZİNE karar verilmesini istemiştir. Mahkeme 05/01/2026 tarihli gerekçeli kararı ile iş bu ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiş, talep eden vekili bu kararı üresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile mevcut talep dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; İşbu ticari alım -satım iddiasına dayalı bir miktar para alacağının karşı taraftan tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenen sözkonusu ihtiyati haczin kabulü için İİK 257 vd maddeleri gereğince alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yönlerinden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşuların, mevcut talep dosyası kapsamına göre bulunmadığı,zira sunulan sözleşme suretinin (tarafları arasında ihtiyati haciz talep eden şirketin ismi yazılı olmayan) , kim için,hangi mallar yönünden düzenlendiği açıkça yazılı ve belli olmayan , içeriklerinde de tarafların isim ve imzaları bulunmayan kantar fişleri fotokopilerinin, emsal olarak gösterilen D.iş dosyalarındaki ihtiyati haciz kararlarının dayanaklarının da karşılıksız çıkan çeklere dayalı olduğunun bizzat ihtiyati haciz talep eden tarafça sunulan talep ve istinaf dilekçelerinde belirtilmesi ile sunulan Whatsapp yazışmasına ilişkin görüntü çıktısının içeriğinin,İİK 257 vd maddelerine istinaden talep edilen sözkonusu ihtiyati haczin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli olmadıkları anlaşıldığından, işbu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen 05/01/2026 tarihli gerekçeli kararı ile ihtiyati haciz talep eden şirket vekilinin söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen gerekçeli kararda usul, yasa ve mevcut talep dosyası kapsamı yönlerinden herhangi bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de ihtiyati haciz talep eden şirket vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/01/2026 tarih ve 2026/4 D.İŞ ESAS-2026/4 D.İŞ KARAR sayılı kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden şirketçe peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusunda bulunan şirket tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
4.HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İ.İ.K'nun 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/03/2026