10. Hukuk Dairesi 2025/17453 E. , 2025/17558 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.10.1984 tarihinde 1 gün süre ile davalıya ait işyerinde çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1984 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaları kabul etmediklerini, derdestlik, husumet, yetki, görev ve tüm ilk itirazlarda bulunduklarını beyanla, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.10.1984 tarihide ... sicil sayılı işyerinde bir gün süre ile çalıştığı ve sigortalılık başlangıcının 01.10.1984 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 79... . maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davalı ...-... Pazarlama ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.10.1984 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, pazarlama mahiyetindeki işyerinin 01.08.1984-17.03.1986 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1984/3. dönem bordrosu verilmediği,buna karşın 1984/2. dönem bordrosundan 1 sigortalının bildiriminin yapılmış olduğu, komşu işyeri araştırmasının emniyet vasıtasıyla yapıldığı ve komşu işyeri tespit edilemediği, davacının sigorta sicil no.sunun 1984 yılı Ankara serisinden olduğu, davacı asilin beyanında, işyerinde 1 yıla yakın pazarlamacı olarak çalıştığını, 01.10.1984 tarihinde bildirgesi verilmesine rağmen işe 1-1,5 ay önce başladığını, sattıkları üründen prim aldıklarını, maaşları olmadığını, işyeri sahibinin isminin ... olduğunu, 10 kadar kişi çalıştıklarını, ..., ..., ..., ..., ..., ... isimlerini hatırladığını, ... ve ...’nın şef konumunda olduğunu, ...’in ablası olduğunu, ablasının da işyerinde aynı dönemde 1 ay kadar çalıştığını belirttiği, Mahkemece iki kere talimatla işveren ile davacının ablası ...'in dinlendiği, davacının beyanında birlikte çalıştığını belirttiği yukarıda anılan kişilerin araştırılarak kimlik bilgileri tespit edilerek dinlenmedikleri, böylelikle Mahkemece bir kısım tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, davacı asilin beyanında birlikte çalıştığını belirttiği kişilerin kimlik bilgileri tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, ayrıca dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları belediye, SGK ve vergi dairesi nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, belirlenen bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyeri tespit edilemediği takdirde taraflardan davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler sorulmak suretiyle bu tanıkların da sigortalılık ve vergi kayıtları getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.