T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.
HUKUK DAİRESİ 2025/116 Esas 2026/198 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ :ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2023
NUMARASI : 2022/688 Esas 2023/673 Karar
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka ile 27/12/2011 ve 02/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini ve bu tarihten itibaren teminat mektubu dahil tüm bankacılık işlemlerinin davalı banka vasıtasıyla yapıldığını, müvekkilinin son almış olduğu ihalede kullanılmak üzere geçici teminat mektubunu davalı bankadan aldığını, ancak kesin teminat mektubu müvekkiline verilmediğinden geçici teminatın da ihaleyi yapan kurum tarafından irat kaydedildiğini, müvekkilinin gerek maddi gerekse idari yönden yaptırımlara maruz kalmasına sebebiyet verildiğini, davalı bankanın genel kredi sözleşmesini feshettiğini ve Ankara 6. İcra Müd. 2013/2611, 2013/2612 ve 2013/2191 esas sayılı takipleri ile mükerrer takipler yaptığı, fahiş tutarda faiz uyguladığını, müvekkilinden 709.085,57 TL haksız tahsilat yaptığını iddia ederek davalı bankanın genel kredi sözleşmelerini haksız olarak fesih etmesi nedeniyle müvekkilinin zararına sebebiyet vermesi ve yapmış olduğu icra işlemlerinden kaynaklı fazladan para tahsil etmesi nedeniyle oluşan zararın ve fazla yapılan ödemenin tespiti ile bu zararın/fazla ödemenin davalı bankaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili bila tarihli dilekçe ile, 1.000,00 TL'lik dava değerinin 500,00 TL'sini haksız fesihden kaynaklanan tazminat talebine özgülediğini, 500,00 TL'lik talebini ise icra takip dosyalarında haksız yapılan tahsilatlara özgülediğini belirtmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürmüş olduğu alacakların zamanaşımına ve hak düşürücü süreye uğradığını, davacı tarafın esasa ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin haksız feshedildiğine dair iddiasının hatalı ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediğini ve sözleşmeyi feshettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı şirket tarafından davalı bankaya verilmiş 19.02.2013 tarihli 250.000,00 TL tutarlı 3 adet bononun kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konulduğu, hesap kat tarihi itibariyle davacı şirketin davalı bankaya nakdi ve gayri nakdi borçlarının bulunduğu, davalı bankanın kesin teminat mektubu düzenlememesinin ve kredi sözleşmelerini feshetmesinin bankacılık teamül ve uygulamalarına uygun olduğundan davacının bu yöndeki talebinin reddi gerektiği, yapılan takip neticesinde icra dosyalarının tahsil edildiği, davacı tarafça takip dosyalarında bir ihtirazi kayıt olmaksızın ödeme yapıldığı, tespit edilen en son tahsilat tarihinin 26.07.2013 olduğu eldeki davanın ise 14.10.2022 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davacının bu yöndeki talebinin de reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddi kararı verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka ile 27/12/2011 ve 02/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini ve bu tarihten itibaren teminat mektubu dahil tüm bankacılık işlemlerinin davalı banka vasıtasıyla yapıldığını, müvekkilinin son almış olduğu ihalede kullanılmak üzere geçici teminat mektubunu davalı bankadan aldığını, ancak kesin teminat mektubu müvekkiline verilmediğinden geçici teminatın da ihaleyi yapan kurum tarafından irat kaydedildiğini, müvekkilinin gerek maddi gerekse idari yönden yaptırımlara maruz kalmasına sebebiyet verildiğini, davalı bankanın genel kredi sözleşmesini feshettiğini ve Ankara 6. İcra Müd. 2013/2611, 2013/2612 ve 2013/2191 esas sayılı takipleri ile mükerrer takipler yaptığı, fahiş tutarda faiz uyguladığını, müvekkilinden 709.085,57 TL haksız tahsilat yaptığını, eldeki davada genel zamanaşımı süresinin uygulanmasını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini ile icra takipleri nedeniyle ödenen paranın istirdadı istemlerine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında akdedilen gelen kredi sözleşmeleri, icra dosyaları, hesap kat ihtarnamesi, alacağın temliki sözleşmesi, hesap ekstreleri, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur.
26/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı bankanın davacı şirkete ait kredi hesaplarını Beşiktaş 17.Noterliği 14.11.20212 tarih ve 31582 yevmiye numaralı ihtarname ile 13.11.2012 itibariyle kat ettiği, hesap kat tarihi itibariyle davacı şirketin davalı bankaya 131.048,02 TL nakdi ve 290.000,00 TL gayrinakdi borcu olduğunun belirtildiği ve ödenmesinin talep edildiği, ayrıntıları bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalı bankanın ... Şubesinden alınan kayıtlardan, teminat mektuplarının tahakkuk tarihinde ödenmemiş devre komisyon tutarları olduğu, toplam 120.000,00 TL lik anapara riskine hiç tahsilat sağlanmamış olduğu, 10200637 nolu kmh hesabının 4.965,29 TL anapara riskinin mevcut olduğu, ine hesap hareketleri içerisinde davacı şirketin 05.10.2012 tarihinde 3 adet çek için, 11.10.2012 tarihinde 1 adet çek için düzeltme hakkını kullandığı, 06.11.2012 tarihinde 9631024 nolu 15.000,00 TL tutarlı çekin arkasının yazıldığı, 11 adet mer'i oldukları tespit edilen teminat mektubundan kaynaklı toplam 269.800,00 TL gayrinakdi riskin olduğu anlaşılmakla, davalı bankanın kesin teminat mektubu düzenlememesinin ve kredi sözleşmeleri feshetmesinin bankacılık teamül ve uygulamalarına uygun olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ... İnş.Tic.Ltd.Şti. İle davalı ... Bankası arasında 09/09/2005 tarihli 175.000,00 TL limitli, 14.03.2007 tarihli 400.000,00 TL limitli, 08.08.2008 tarihli 500.000,00 TL limitli , 27.12.2011 tarihli 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalı tarafından davacıya karşı kredi alacaklarının tahsili amacıyla Ankara 6.İcra Müdürlüğünün 2013/2611 Esas sayılı, Ankara 6.İcra Müdürlüğünün 2013/2612 Esas sayılı , Ankara 6.İcra Müdürlüğünün 2013/219 Esas sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığı, davacı şirket ile davalı bankanın ... Şubesi arasında Ankara 35.Noterliği 20.11.2012 tarih 28543 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi düzenlendiği, davacı şirketin Çankırı İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Müdürlüğü nezdinde doğan alacağının 200.000,00 TL kısmının davalı bankaya temlik edildiği, yine dosyada yer alan muhatap Gaziantep Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü'ne hitaben düzenlenen 11.10.2012 tarih 0397MW003122 numaralı 90.000,00 TL bedelli geçici teminat mektubunun; Gaziantep Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü'nün 13.11.2012 tarihli yazısı ile davalı bankadan teminat mektubunun bankaca düzenlendiğine dair teyit istendiği ve Gaziantep Valiliği'nin, davalı ... Şubesine 14.11.2012 tarihli yazısına istinaden de 11.10.2012 tarih 0397MW003122 numaralı 90.000,00 TL bedelli geçici teminat mektubunun paraya çevrilmesinin talep edildiği, davalı bankanın davacı şirkete ait kredi hesaplarını Beşiktaş 17.Noterliği 14.11.20212 tarih ve 31582 yevmiye numaralı ihtarname ile 13.11.2012 itibariyle kat ettiği, hesap kat tarihi itibariyle davacı şirketin davalı bankaya 131.048,02 TL nakdi ve 290.000,00 TL gayrinakdi borcu olduğunun belirtildiği ve ödenmesinin talep edildiği, ayrıntıları mahkemece hükme esas alınan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalı bankanın ... Şubesinden alınan kayıtlardan, teminat mektuplarının tahakkuk tarihinde ödenmemiş devre komisyon tutarlarının bulunduğu, toplam 120.000,00 TL lik BCH anapara riskine hiç tahsilat sağlanmamış olduğu, kat tarihi ihbarı ile de dönemsel faiz alacağının bulunduğu, 10200637 nolu KMH hesabının 4.965,29 TL anapara riskinin mevcut olduğu, yine hesap hareketleri içerisinde davacı şirketin 05.10.2012 tarihinde 3 adet çek için, 11.10.2012 tarihinde 1 adet çek için düzeltme hakkını kullandığı, 06.11.2012 tarihinde 9631024 nolu 15.000,00 TL tutarlı çekin arkasının yazıldığı, 11 adet mer'i oldukları tespit edilen teminat mektubundan kaynaklı toplam 269.800,00 TL gayrinakdi riskin bulunduğu anlaşılmakla, davalı bankanın kesin teminat mektubu düzenlememesinin ve kredi sözleşmeleri feshetmesinin taraflar arasındaki sözleşmelerinin "Teminat ve kefalet mektupları" başlıklı 34.maddesi ile bankacılık teamül ve uygulamalarına uygun olmakla ilk derece mahkemesince davacının, davalı bankanın sözleşmeleri haksız feshettiği iddiasıyla tazminat isteminin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Öte yandan davacı şirket bankaya hitaben vermiş olduğu bila tarihli dilekçe ve temlikname ile ödemeler gözetildiğinde hesap katındaki alacak kalemlerinin varlığına yönelik itirazı olmadığı da gözetildiğinde davacının bu yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının, istirdat talebi yönünden genel zamanaşımı sürelerinin uygulanmasına dair istinaf itirazlarının incelemesine gelince;
İİK'nun 72/7 maddesi "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren 1 sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir." hükmünü içermektedir. Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere icra dosyasına borçlu olmadığı bir parayı ödeyen kişi ödediği tarihten itibaren 1 yıl içinde parayı geri isteyebilecektir. Hükümde düzenlenen 1 yıllık süre hak düşürücü süre olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı şirket tarafından davalı bankaya verilmiş 19.02.2013 tarihli 250.000,00 TL tutarlı 3 adet bononun kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konulduğu, yapılan takip neticesinde icra dosyalarının tahsil edildiği, davacı tarafça takip dosyalarında bir ihtirazi kayıt olmaksızın ödeme yapıldığı, tespit edilen en son tahsilat tarihinin 26.07.2013 olup, eldeki eldeki davanın ise 14.10.2022 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle istirdat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından 427,60 TL peşin alındığından bakiye 304,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi