Esas No
E. 2022/277
Karar No
K. 2022/1645
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1645 - 2026/467

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/03/2022

NUMARASI : 2018/1233 Esas 2022/277 Karar

DAVACI: ... ... İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ DANIŞMANLIK EĞİTİM HİZMETLERİ GIDA TEMİZLİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... ÇELİK HALAT TEL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.
DAVANIN KONUSU: Alacak

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 04/03/2026
YAZIM TARİHİ: 04/03/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih ve 2018/1233 Esas 2022/277 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi" 01/02/2018 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin başlangıcı 01/02/2018 bitişi ise 28/02/2021 olarak öngörüldüğünü, müvekkili şirketin, sözleşme hükümlerine uygun şekilde eksiksiz olarak hizmetini vererek faaliyetlerini ifa ederken Nisan 2018 döneminden itibaren fatura alacakları müvekkili şirkete ödenmemeye başlandığını, müvekkil şirketin ifaları ilginç bir şekilde engellenmeye çalışıldığını, tüm bu engellemelere ve zorluklara rağmen müvekkili şirketin edimlerini eksiksiz ve zamanında ifa ettiğini, 10/04/2018 tarih ve 2413 sıra numaralı fatura davalı şirket kayıtlarına alınmasına rağmen davalı şirket tarafından kasıtlı olarak ödenmediğini, davalı şirket tarafından daha sonra ....Noterliği'nin 09/04/2018 tarih ve 12230 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile söz konusu sözleşmenin fesh edildiği müvekkil şirkete bildirildiğini, fesih gerekçesi olarak da "taraflar arasında imzalanan 01/02/2018 tarihli sözleşmenin sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirmediği, aynı zamanda aralarında organik bağ bulunan ... Holding A.Ş'nin de sözleşmesini fesh etmesi nedeniyle söz konusu sözleşmeyi sürdürme olanağı kalmadığı" gerekçesine dayanıldığını, davalı şirket ve organik bağı olduğu iddia olunan ... Holding A.Ş'nin yönetim kurulu değişikliğinden sonra davalı şirket hakim gücünü kullanarak müvekkil şirketi işi yapamaz hale getirmeye çalışıldığını, müvekkil şirkete zorluk çıkartılmasının yanında ticari defterlere kaybedilmiş, mutabakat sağlanmış alacaklar ödenmeyerek müvekkilin davalı şirkette görevlendirdiği çalışanların maaşının ödeyemez duruma düşürerek sözleşme konusu işi bıraktırmaya çalışıldığını, müvekkili şirket çalışanlarına davalı tarafından iş teklifleri yapılmış şirket çalışanlarından bazıları davalı şirket tarafından sözleşmeye aykırı olarak kendi bünyelerinde çalıştırılmaya başlandığını, müvekkilinin tüm bu engellemeler ve zorluklara rağmen edimlerini eksiksiz yerine getirmeye çalışmış ancak davalı fesih gerekçesi olarak organik bağlarının bulunduğu ... Holding A.Ş tarafından ... Holding ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin fesh edilmesi nedeniyle, kendilerinin de aralarındaki sözleşmeyi sürdüremeyeceklerini, yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gibi gerçeğe aykırı hususları ileri sürerek yazılı olarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacak talepleri saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00.TL'nin sözleşme hükmü gereğince temerrüt tarihi olan 01/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirkete Fetö terör soruşturması kapsamında kayyım ataması yapılmış olup sonrasında Bakanlar kurulu tarafından çıkarılan 675 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 16.maddesi ve 670 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 5.maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir hükmünün olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, müvekkili firmanın yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen davacı şirket sürekli olarak edimlerini aksatarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşme ve belirlenen performansı gösteremediğini, davacı şirket her ne kadar sözleşmeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ifade etse de bu beyanları gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında imzalanan sözlşeme müvekkili şirket ile arasında organik bağ bulunan ... Holding A.Ş kapsamındaki şirketlere İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti verilmesine ilişkin imzalanan seri sözleşmelerden olduğunu, davacı firmanın, sözleşmeden kaynaklı hizmet verme yükümlülüğünü hukuka aykırı olarak bir başka firmaya devrederek sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının hukuka aykırı işlemi ile sözleşmenin feshine kendisinin sebebiyet vermiş olmadığı düşünülse dahi, davaya konu talebinde dayanak yaptığı sözleşme maddesinin uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirket, müvekkil şirket tarafından yapılan tüm bildirimlere rağmen sözleşmeye aykırılıkları gidermemiş ve yerine getirmediği yükümlülüklerine ilişkin fatura kesmeye devam ettiğini beyan ederek, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine, yetki itirazının kabulüne, mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih ve 2018/1233 Esas 2022/277 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında düzenlenen 01/02/2018 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi nedeni ile tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, feshin haklı olup olmadığı hususunda alacak davası olduğu, davacı ve davalı arasında 01/12/2018 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili hizmet sözleşmesi yapıldığı, tarafların her ikisi de tacir olup, aralarındaki sözleşme iş güvenliği ile ilgili hizmetleri verme sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme gereği, işin konusu ve diğer bazı başlıklar altındaki hizmetleri davacı sağlayacak, davalı da sözleşmenin 5.maddesi gereği belirlenen ücreti ödeyeceğini, sözleşmenin 01/02/2018-28/02/2021 tarihleri arasında geçerli olacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğunu, davalının 09/04/2018 tarihli bir ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, davalının yapmış olduğu feshe ilişkin ileri sürdüğü davacının ifa yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasını ispatlayamadığını, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, TBK.mad.117 ve 123.maddesi gereği, davacı ifa yükümlülüğünü yerine getirmediyse davacının mehil vererek ifayı yerine getirmesini istemesi ve bu olmadığı takdirde sözleşmeyi feshetmesi gerektiğini, tarafların tacir olması nedeniyle, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davacının temerrüde düşürülmediğini, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığını, davalının tacir olarak TTK 18/1 ve 18/3 hükümlerine uygun olarak davacıyı temerrüde düşürmediğini, davalının sözleşmeyi izah edilen nedenlerle haksız feshettiğinin anlaşıldığını,davacın davalıdan sözleşmenin 3/f maddesi gereği alacak talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf talebi ile; davacı akdedilen sözleşmeye aykırı olarak yeterli sayıda işyeri hekimini fesih tarihine kadar sağlayamadığını, davacı tüm ikazlara rağmen hayati bir konuda dahi yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bilindiği üzere karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde kendi edimini ifa etmeyen borçlunun karşı taraftan edimini ifa etmesini talep etmesi haksız ve hukuksuz olduğunu, davacının kendi edimlerini yerine getirip getirmediğine dair itirazları karşılar nitelikte ve detaylı rapor alınması gerekmekte olduğunu, davacı tarafa .... Noterliği'nin 09.04.2018 tarih ve ...

Y. Nolu ihtarname gönderildiği ve yukarıda sayılan sebepler dâhilinde feshin haklı nedenleri burada açıkça belirtildiğini, borçlu şirketin (davacının) temerrüdü sözleşmenin temelinden çökmesine neden olmuş ve sözleşmenin devamı imkânsız hale getirmiş ise artık mehil verilmediğinden bahsetmek dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını, davacı taraf sözleşmenin feshinden kaynaklı olarak mahrum kaldığı hizmet bedellerini talep ettiğini, mahkeme ise basit bir hesaplama ile fesih tarihinden sözleşme bitiş tarihine kadar olan miktar üzerinden karar verdiğini, fesh edilen sözleşme nedeniyle davacının edimlerini yerine getirmek amacıyla hiçbir masraf veya harcama yapmayacağı ve ödenen bedelin tümünün davacının kazancı olacağı şeklindeki yorum hakkaniyetli olmadığını, davacının açmış olduğu ve halen derdest olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1044 Esas sayılı dosyasına sunulan son raporda söz konusu masrafların düşülmesi gerektiği yönünde görüş bilidirildiğini, söz konusu raporun sonuç kısmında; "davacının düşebileceği masrafların bilinmemesi nedeniyle net kazanç kaybının belirlenemediği, bundan dolayı davacının bağlı bulunduğu vergi dairesinden 2017-2018-2019 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamesinin istenmesi halinde hesap yapılabileceği," belirtildiğini, bu belgeler tamamlanmadan hazırlanan rapor hüküm kurmaya yeterli olmadığını, söz konusu belgeler tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak somut veriler ışığında karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.03.2022 tarih, 2018/1233 Esas, 2022/277 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, daha önceki taleplerle birlikte davanın reddine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1233 Esas 2022/277 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle cezai şart alacağına ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalı şirketin 675 sayılı KHK kapatılan kuruluşlardan olmadığından davadan önce idari makama başvurunun zorunlu olmadığı, taraflar arasında 01.02.2018 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin bitiminin 28.02.2021 tarihi olduğu, bu sözleşme gereği, işin konusu ve diğer bazı başlıklar altındaki hizmetleri davacı sağlayacağı, davalının da sözleşmenin 5.maddesi gereği belirlenen ücreti ödeyeceği, sözleşmede iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti aylık ücreti 1.750,00 TL, iş yeri hekimi aylık ücreti 3.250,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin İşyeri İşverenlerinin Sorumlulukları başlıklı 3. Bölümü ‘f’ paragrafında “... Çelik Halat A.Ş sözleşmeyi tek taraflı feshederse, fesih tarihinden itibaren başlamak üzere sözleşme bitiş tarihine kadar ödenmesi gereken toplam hizmet bedelini ...-OSGB’ye defaten ve nakit olarak ödemeyi kabul eder” hükmüne yer verildiği, davalının 09.04.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, TBK.mad.117 ve 123.maddesi gereği, davacı ifa yükümlülüğünü yerine getirmediyse davalının mehil vererek ifayı yerine getirmesini istemesi ve bu olmadığı takdirde sözleşmeyi feshetmesi gerektiği, bu prosedüre uyulmadığından feshin haksız fesih olduğu, davalı tarafın mehil verilmesine gerek olmadığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı, davacı tarafın sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şartın ödenmesini talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 3/F Maddesi hükmüne göre bu isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1.-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/03/2022 tarih ve 2018/1233 Esas 2022/277 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11,783,47.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.946,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 8.837,47.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3.-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

4.-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5.-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,

6.-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,

Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 04/03/2026 tarihinde karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog