Esas No
E. 2025/454
Karar No
K. 2026/200
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/454 Esas
KARAR NO: 2026/200 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 28/05/2025
KARAR TARİHİ: 12/03/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı aralarındaki ticari alış veriş sebebi ile 05.04.2024 tarihli .... fatura ile .... nolu irsaliyeli baklava kutusunun, künefe kutusu ve ipli çantadan oluşan malzemeler davalı ile yapılan alışveriş ürünleri olduğunu, bu ürünlerin tutarı olan ve fatura edilen 338.260,80 TL davalı tarafından ödenmediğini, ödemenin yapılmaması dolayısı ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun borca itiraz ettiğini, alacağın tahsili ve icra takibine itirazın kaldırılması için arabulucu başvurusu yapıldığını, Bakırköy arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, fakat uzlaşmaya varılamadığını, bu sebeple itirazın kaldırılması ve alacağın tahsili için işbu davanın açılması gereği doğduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.

CEVAP

Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında, ilerleyen süreçte baklava kutusu, künefe kutusu ve ipli çanta siparişi hususunda görüşmeler yapıldığını, bu kapsamda davacı tarafından, 05.04.2024 düzenleme tarihli ... numaralı fatura düzenlendiğini, ancak taraflar arasında mal teslimi hususunda defalarca görüşme gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, anılan faturada yer alan ürünler müvekkili şirkete fiilen hiçbir zaman teslim edilmediğini, bu durum üzerine, müvekkili şirket tarafından 28.06.2024 tarihinde ... numaralı iade faturası düzenlendiğini ve ilgili fatura elektronik ortamda işlendiğini, anılan hususun, Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 12.06.2025 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen 2024 yılına ait karşılaştırmalı alış-satış analizi yazısı ile de sabit olduğunu, söz konusu yazıdan da açıkça görüleceği üzere; müvekkili şirketin, davacı tarafından düzenlenen fatura bilgilerini sistemine işlediğini, ancak ürünlerin fiilen teslim edilmemesi üzerine 28.06.2024 tarihli .... numaralı iade faturası düzenleyerek söz konusu işlemi kayıtlarına iade olarak yansıttığını, bu durum, fatura konusu ürünlerin teslim edilmediğini ve bu nedenle tek taraflı olarak düzenlenen faturanın müvekkili açısından herhangi bir borç doğurucu sonuç doğurmasının mümkün olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, zira teslimatın gerçekleşmediğini, bir faturaya dayanılarak alacak talebinde bulunulmasının, hem ticari teamüllere hem de borçlar hukuku ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, bu halde, müvekkili aleyhine geçerli bir borç ilişkisinden söz edilmesi hukuken mümkün olmadığını, yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebepler ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Sayın Mahkemenizce re’ sen göz önüne alınacak nedenlerle birlikte, işbu davanın öncelikle usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaya ilgili başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 24/03/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.

Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 338.260,80-TL fatura alacağı ve 30.693,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 368.954,49-TL toplam alacak yönünden 04/11/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından 17/12/2024 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.

Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu 05/04/2024 tarihli 338.260,80-TL bedelli fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise davacının tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.

Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların 2024 Tarihli Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 01/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde Ödemelerin yapıldığı, Görülmüştür. Mahkemenizce Müzekkere ile Talep Edilen Davacı ve Davalı Tarafa 2024 yılına ait hizmet Alımında-Satımında KDV Hariç faturanın BA - BS Formlarında beyan edildiği, Bu Hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemeye Aittir Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği fatura, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabilecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır, Davacı ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Davacının takip talebi itibariyle 05.04.2024 Tarihli Faturaya ait ALACAK bakiyesinin 338.261,70TL olduğu, Davacı yanın cari hesaba konu faturadan dolayı işlemiş faiz alacağının 49.376,81 TL hesap edildiği, ancak davacı yan takip talebinde işlemiş faiz olarak 30.693,69TL TL talep etmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacı yanın davalı yandan 30.693,69TL işlemiş faiz alacaklı olduğu Sonuç ve kanaatine varılmıştır." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.

TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi , 25.10.2018 Tarih, ... Esas, ... Karar.

Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre hem davacının hem de davalının usulüne uygun ticari defterlerine göre 338.260,80-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile tarafların 2024 dönemlerinde VD karşılaştırılması BA-BS lerini eşleştikleri, davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.

İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS kayıtlarında belirlenen alacağın likit olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,

1.Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 338.260,80-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,

2.Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 67.652,16-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 23.106,60-TL ilam harcın davacı tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan 615,40-TL peşin harç ile yargılama devam ederken yatırılan 5.685,42-TL harç olmak üzere toplam 6.300,82-TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.805,78-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 5.685,42-TL tamamlama harcı, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.003,72-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 10.695,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,

8.Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 54.121,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog