T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirketin ... Mahallesi, ... Sokak No:7-9-11 Beylikdüzü/İstanbul adresinde bulunan şantiyesinde, “sıva altı tesisat, doğalgaz tesisatı, panel radyatör, kollektör grubu, spring tesisatı ve pompa grubu, galvaniz modüler depo, yangın ve kullanım suyu hidroforu, yangın dolapları imalat, montaj ve inşa işlerine” ilişkin olarak davalı tarafla aralarında 12.02.2022 tarihli sözleşmenin akdedilmiş olduğunu, Davalı taşeronun sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, halen daha sorumlu olduğu işleri teslim etmediğini, işlerini ayıplı/hatalı ve noksan bıraktığını, şantiyeye gelmediğini, yapmış olduğu imalatlar için sözleşme dışı ilave farklar talep ettiğini, Müvekkili şirketin davalıya 1.100.000,00 TL ödeme yapmış olmasına karşın davalı taşeronun 260.000,00 TL tutarında iş yapmış olduğunu, yaptığı, eksik ve noksan bıraktığı ve yapmadığı işlerin tespitinin taraflarınca Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan ... D.İş sayılı dosya ile mahallinde keşif yapılmak suretiyle yapılmış olduğunu, Davalıya Ankara .... Noterliği vasıtasıyla 11.10.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile eksik işlerin yapılmasının ihtaren keşide edilmiş olduğunu, ancak sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin her türlü talepleri saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, davalı tarafın eksik ve noksan yaptığı işler ile yapmadığı işler için şimdilik 100.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tazminini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilin davacı şirket ile 1. İnşaat (2 blok, 28 daire) için 08.11.2021 tarihinde 700.000,00 TL, 2. İnşaat (3 blok, 60 daire) için 12.02.2022 tarihinde 1.570.000,00 TL olmak üzere toplam 2.270.000,00 TL bedel karşılığında mekanik tesisat işlerinin yapımı için anlaşmış olduklarını, müvekkilin her iki şantiye işlerini birlikte ve eş güdümlü olarak yapmış olduğunu, davacı tarafın ödemelerini her iki inşaat için birlikte yapmış olduğunu, ancak alınan ödemelerin ve hakkedişlerin gecikmeli ve fasılalı olarak yapıldığını, ödeme tarih ve miktarlarına uyulmadığını, sözleşmeye aykırı olarak nakit değil vadeli çekler ile ödeme yapıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili tarafından tamamlanıp teslimi yapılan 1. İnşaattan hiç bahsetmediğini, müteahhit firmanın el çektirilmesi ile yarım kalan 2. İnşaatı dava konusu yaptığını, 1 adet 15 ton paslanmaz depo ile 1 adet 20 ton galvaniz deponun toplam bedeli olan 110.000,00 TL’nin müvekkil tarafından alınmış olmasına karşın davacıya fatura edilmediğini, müvekkilin yapılan harcamalara ve tahsil edilen tutara istinaden 1.024.000,00 TL bakiye alacağının bulunduğunu, eksik kalan işler için ödeme alınmamış olduğunu, son iki yıllık dönemde ülkemizde enflasyondaki artış ile inşaat malzemelerinin ve işçilik bedellerinin 3-4 kat artış gösterdiğini, oluşan ek maliyet dolayısıyla 1.250.000,00 TL bedelin karşılanması durumunda işe devam edebileceklerinin davacıya bildirilmiş olduğunu, ancak bu talebinin kabul görmediğini ve müvekkilin işten el çektirildiğini ve şantiyeye sokulmadığını, 1. İnşaatın yapılıp teslim edilen işlerinin maliyetlerinin ve hakkediş bedellerinin hesaplanmasını, 2. İnşaatın Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan ... D.İş sayılı dosya ile mahallinde keşif yapılmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda tamamlanan işlerinin maliyet ve hakediş bedellerinin hesaplanmasını, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı -Karşı Davacı .... Karşı Dava Dilekçesinde ÖZETLE; Son iki yıllık dönemde ülkemizde sürekli artış gösteren inşaat malzeme fiyatları, işçilik fiyatları ve artan enflasyon karşısında maliyetler yaklaşık 3 - 4 katına çıkmış olup bu durum müteahhit firmaya bildirilerek mevcut maliyetlerin artmasından dolayı hakkediş bedelinin de artması gerektiğini ve yaklaşık 1.250.000 TL. bir ek maliyetin oluştuğu ve bu bedelin karşılanması durumunda işe devam edileceği kendilerine bildirilmiş, müteahhit firma tarafından her iki proje bedeline özgü 2.270.000 TL. Proje bedeline ilaveten 500.000 TL. İlave ücret verilebileceği kabul edilmiş , sonrasında talep edilen 1.250.000 TL.ilave ücret hususunda anlaşılamayınca müvekkil işten el çektirilmiş şantiyeye sokulmadığını, maliyetlerin o dönemde fahiş artışı karşısında müvekkil o dönemdeki yapmış olduğu işlere ilişkin hakkedişinden bilirkişi ek raporunda da görüleceği üzere toplam hakkediş olarak alması gereken 3.456.064 tl. hakkediş bedelini alamamış, her iki projede yapmış olduğu işlerden dolayı, 1.806.064 TL. zarar ettiğini, bu hakkediş bedeline ilaveten müvekkil tarafından ödenmiş, fakat fatura edilmemiş 1 adet 15 ton paslanmaz depo, 1 adet 20 ton galvaniz depo karşılığı 110.000 TL alacağı da mevcut olduğunu, müteahhit firma tarafından son 1 yılda %150 lere varan enflasyon, yaklaşık 3-4 katına çıkan malzeme fiyatları ve maliyetlerden kaynaklanan artış sebebiyle de 3-4 katına çıkan daire fiyatları görmezden gelinmiş, müteahhit açısından daire fiyatlarındaki artış memnuniyet verici, fakat maliyetlerdeki artış sebebiyle müteahhit'e ek maliyet çıkartılması ise kesinlikle kabul edilmez bir durum olarak ifade edildiğini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla karşı davamızın kabulü ile 10.000TL alacağımızın Arabulucuya başvuru tarihinden, olmazsa dava tarihinden geçerli olmak üzere alacaklarımıza avans faizi (Ticari faiz) tatbik edilerek karşı davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiş, 18/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam alacağını 1.806.064,00TL'ye yükseltmiştir.
Davacı-Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; mücbir sebeplerle işi yarım bıraktığına ve şantiyeye alınmadığına dair hiçbir ihtar,ihbar ve yazılı hüküm bulunmadığını, bu da savunma ve iddialarına itibar edilmeyeceğini ve belgeleyemeceğini ortaya koymaktadır. davalı işi sözleşmeye uygun süre ve nitelikte tamamlamamış ve işi noksan ve ayıplı/hatalı imalatlarla dolu yarım bırakıp sadece 260 bin TL civarında imalatla eksik ifa etmiştir, karşı taraf asgari müvekkilden aldığı 1.100.000tl-260.000 tl= 840.000 TL parayı iade borçlusudur. Bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla); haklı davamızın kabulü ile; dava konusu 100.000 tl alacağımızın davalıya ihtar çektiğimiz tarihten ; bu talep kabul edilmez ise arabulucuya başvuru tarihinden itibaren, olmazsa dava tarihinden geçerli olmak üzere alacaklarımıza avans faizi (Ticari faiz) tatbik edilerek davalıdan tahsiline, karşı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun karşı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan ... D.İş sayılı dosyası, Ankara .... Noterliği vasıtasıyla 11.10.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, Büyükçekmece ... SHM ... Değişik İş sayılı dosyası, ıslah dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava, 12.02.2022 tarihli eser sözleşmesi mahiyetindeki adi yazılı sözleşme uyarınca davalı yüklenici tarafından eksik ve ayıplı yapılan işlerden dolayı oluşan zararın tazmini ve yapılan fazla ödemenin iadesine ilişkindir. Karşı dava ise; fazladan yapılan işlere ilişkin bakiye iş bedelinin tahsili ve uğranılan zarar talebine ilişkindir.
Somut olayda davacı-karşı davalı iş sahibinin .... Mahallesi, ... Sokak No:7-9-11 Beylikdüzü/İstanbul adresinde bulunan şantiyesinde, “sıva altı tesisat, doğalgaz tesisatı, panel radyatör, kollektör grubu, spring tesisatı ve pompa grubu, galvaniz modüler depo, yangın ve kullanım suyu hidroforu, yangın dolapları imalat, montaj ve inşa işlerine” ilişkin olarak davalı-karşı davacı yüklenici tarafla aralarında 1. İnşaat (2 blok, 28 daire) için 08.11.2021 tarihinde 700.000,00 TL, 2. İnşaat (3 blok, 60 daire) için 12.02.2022 tarihinde 1.570.000,00 TL olmak üzere toplam 2.270.000,00 TL bedel karşılığında sözleşmelerin akdedildiği anlaşılmıştır. Davacının iddiası, davalının üstlenmiş olduğu işleri eksik ve ayıplı yaptığı bu nedenle zarar oluştuğu, oluşan zararın tazmini ve yapılan fazla ödemenin iade edilmesi gerektiği yönündedir. Davalının iddiası ise davacının ödemeleri zamanında yapmadığı, yapılan ek işlerin bedellerinin de ödenmediği yönündedir.
Taraflarca yapılan işlere ilişkin olarak tespit talebinde bulunulduğu ve Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitler uyarınca;
1.Şantiyeye ilişkin keşif ve tespit yapılmadığı, 2. Şantiyeye ilişkin olarak keşif ve tespit yapıldığı ancak bedel hesaplaması yapılmadığı görülmüştür. Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi ...D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitler uyarınca;1. Şantiyeye ilişkin olarak; sözleşme bedeli üzerinden tamamlanan işlerin oranının % 95,10 olduğu, sözleşme bedeli üzerinden tamamlanan işlerin tutarının 665.625,00 TL olduğu, TÜFE oranları nezdinde tamamlanan işlerin dava tarihindeki güncel karşılığının 1.366.080,75 TL olduğu tespit edilmiştir.
2.Şantiyeye ilişkin olarak; sözleşme bedeli üzerinden tamamlanan işlerin oranının % 33,34 olduğu, sözleşme bedeli üzerinden tamamlanan işlerin tutarının 523.395,73 TL olduğu, TÜFE oranları nezdinde tamamlanan işlerin dava tarihindeki güncel karşılığının 812.204,59 TL olduğu tespit edilmiştir.
Değişik iş dosyalarında yapılan tespitler uyarınca sözleşmelerde belirlenen mekanik işlerinin bir kısmının davalı yüklenici tarafından yapıldığı, diğer işlerin ise yapımına başlanmadığı veya eksik bırakıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı itibariyle davalı yüklenicinin inşaat enflasyonundaki artışı sebep göstererek ek maliyet dolayısıyla 1.250.000,00 TL ek ücret talebinde bulunduğu, davacı iş sahibinin ise bunu kabul etmediği, davalıya Ankara .... Noterliği vasıtasıyla 11.10.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile eksik işlerin yapılmasını ihtar ettiği, ancak davalı yüklenicinin eksik işleri tamamlamadığı ve iş yapımını bıraktığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraflarca sözleşmeler açıkça feshedilmemiş ise de, davalı yüklenicinin iş yapımını bırakmış olması nedeniyle dava konusu sözleşmelerin feshedildiği kabul edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen iki sözleşmede de bedelin götürü olarak belirlendiği, bedelin götürü olarak belirlenmiş olmasına ilişkin TBK madde 480 uyarınca; Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Bu yasal düzenleme uyarınca, davalı yüklenicinin usulüne uygun olarak uyarlama talebinde bulunmadığı gibi yargı kararları uyarınca davalı yüklenicinin basiretli bir tacir olması nedeniyle inşaat enflasyonundaki artışı sebep göstererek ek ücret talebinde bulunması haklı sebep olarak görülmemiş ve sözleşmenin feshinde davalı yüklenici kusurlu kabul edilmiştir.
Eser sözleşmeleri ani edimli sözleşmeler arasında sayıldığından sözleşmenin feshi kural olarak geriye etkili sonuç doğurur. Geriye etkili fesih hâlinde de sözleşmeden baştan itibaren dönüldüğünden taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerinden talep edebilir ve sözleşme ile karşılıklı olarak üstlendikleri edimlerini ifadan kurtulurlar. Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmenin geriye etkili olarak feshi halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tasfiyesi gerektiğinden, sözleşmenin fesih anına kadar davalı yüklenici gerçekleştirdiği imalatlarla ilgili bedele hak kazanacaktır. Taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden, hesaplama yapılırken esas alınacak bedel, sözleşmedeki bedellere göre değil,
TBK 481 uyarınca eserin yapıldığı tarihteki mahalli rayiçlere göre tespit edilecektir.
Bu kurallar ışığında dosya bütün halinde bir mali müşavir, bir inşaat mühendisi, bir makine mühendisi ve bir nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek; heyette yer alan teknik bilirkişiler eliyle mahallinde gerektiğinde HMK 278/son uyarınca inceleme yapılmak suretiyle davalı yüklenicinin yapmış olduğu işler kalem kalem belirtilerek, imal edildikleri tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre TL karşılığı bedellerinin tespitinin talep edildiği ve dosyaya sunulan kök ve ek raporlardan 31/10/2025 tarihli ek rapordaki tespitler yerinde görülerek hükme esas alınmıştır.
Buna göre;
1.Şantiyeye ilişkin olarak üstlenilen işlerin %95,1’inin tamamlandığı, 2. Şantiyeye ilişkin olarak ise üstlenilen işlerin %33,34’ünün tamamlandığı, bu tespitlerin değişik iş dosyaları ile uyumlu olduğu tespit edilmiş ve bu tespitler ışığında yapılan hesaplar hükme esas alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, mahalli piyasa rayiçlerine göre yapılan işlerin toplam bedeli 3.191.450,00 TL olarak hesaplanmış ve bu hesaplamalar yerinde görülerek hükme esas alınmıştır. Yapılan mali incelemeler çerçevesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye toplam 1.650.750,00 TL ödeme yapıldığı ve bu miktarın yapılan iş bedelinden düşümü neticesinde, davalı yüklenicinin bakiye 1.540.700,00 TL alacağının bulunduğu kabul edilmekle, bu miktar üzerinden davalı yüklenicinin karşı davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı iş sahibi ve davalı yüklenicinin müspet ve menfi zarar taleplerine ilişkin olarak yapılan incelemede; yukarıda da bahsedildiği üzere eser sözleşmeleri ani edimli sözleşmeler arasında sayıldığından sözleşmenin feshi kural olarak geriye etkili sonuç doğurur. Geriye etkili fesih hâlinde de sözleşmeden baştan itibaren dönüldüğünde taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerinden talep edebilir ve sözleşme ile karşılıklı olarak üstlendikleri edimlerini ifadan kurtulurlar.
TBK’nın 125/3. Maddesi uyarınca; “Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
Bu hüküm uyarınca sözleşmenin hükümsüzlüğü nedeniyle taraflar kusurlu olmamaları koşuluyla zarar talebinde bulunabilirler. Burada talep edilecek zararın niteliği önem arz etmektedir. Bu nedenle müspet ve menfi zarar kavramlarının izahı da önemlidir. Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Başka bir deyişle müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Tandoğan, Hâluk: Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul, 2010, s. 426). Örneğin, davacı davalının sözleşme gereği kabul ettiği fiyattan malı alamayınca başkasından ve daha fazla fiyatla almak zorunda kalması hâlinde bu iki fiyat arasındaki fark onun müspet zararıdır. Davacının mamelekinde, sözleşme yerine getirilseydi bulunacağı duruma göre bir azalma olmuştur. İşte müspet zarar bu iki bedel arasındaki farktan ibarettir. Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur. Bu durumda sözleşme ortadan kalkmamakta, yalnızca alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil, borcunun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir. Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir deyişle, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Görüldüğü üzere burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme feshedilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; davalı yüklenicinin iş yapımını bırakmış olması nedeniyle dava konusu sözleşmelerin feshedildiği kabul edildiğinden, taraflarca istenilecek zarar menfi zarardır.
TBK’nın 125/3. Maddesi uyarınca bu zararın talep koşulu kusur şartına bağlıdır. Yukarıda da bahsedildiği üzere dava konusu sözleşmelerin feshinde davalı yüklenici kusurlu kabul edildiğinden, davalı yüklenicinin karşı dava ile sözleşmenin feshi nedeniyle talep ettiği menfi zararın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı yüklenicinin de sözleşmenin feshi nedeniyle zarar talebinde bulunduğu, sözleşmenin feshinde kusurunun bulunmadığı, ancak 3.733,40 TL'lik tespit davası yargılama gideri dışında ki zarar taleplerini ispat edemediğinden, bu talebinin sadece kabulüne karar vermek gerekmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE,
3.733,40 TL tespit davası yargılama giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-karşı davacı yükleniciden alınarak davacı karşı davalı iş sahibine verilmesine, Fazlaya ilişkin 1.701.135,31 TL talebin REDDİNE,
2.Karşı davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1.540.700,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalı iş sahibinden tahsili ile karşı davacı olan yükleniciye ödenmesine, Fazlaya ilişkin 265.364,00 TL talebin REDDİNE,
Asıl Dava Yönünden;
3.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcının mahkememiz veznesine yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 27.410,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 29.117,75 TL'den mahsubu ile fazla yatan 28.385,75TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı-karşı davalı .... tarafına iadesine,
4.Davacı tarafından yatırılan 179,70-TL başvurma harcı ile 732,00TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı-Karşı davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.733,40TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7.Davalı-Karşı Davacı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi uyarınca 3.733,40 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Karşı Dava Yönünden;
8.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 105.245,21TL karar harcının mahkememiz veznesine yatırılan 179,90TL peşin harç ve 30.672,28TL ıslah harcı olmak üzere toplam 30.852,18TL'den mahsubu ile ile eksik kalan 74.393,03TL harcın davacı-karşı davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9.Davalı-Karşı davacı .... tarafından yatırılan 179,70-TL başvurma harcı, 179,90TL peşin harç ve 30.672,28TL ıslah harcı olmak üzere toplam 31.032,08TL harcın davacı-karşı davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
10.Davalı-Karşı davacı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 233.698,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
11.Davacı-Karşı davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)