Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/5333 E.  ,  2025/16090 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/197 Esas, 2025/32 Karar
DAVA TARİHİ: 25.06.2012
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, ... 73 parsel sayılı taşınmazdaki payının imar uygulaması ile bedele dönüştüğünü, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile bedele dönüşen kısım için takdir edilen bedelinin artırılarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, görevli yargı yerinin adlî yargı olmayıp idarî yargı olduğunu, uyuşmazlık mahkemesinin bu yönde birçok kararının bulunduğunu belirterek öncelikle görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.12.2012 tarihli ve 2012/319 Esas, 2012/542 Karar sayılı kararı ile davanın yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin 26.12.2012 tarihli ve 2012/319 Esas, 2012/542 Karar sayılı ilâmı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 17 nci maddesinin son fıkrası uyarınca bu tür davalarda bedel takdiri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 37 nci maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğinden işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, görev nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 07.05.2019 tarihli ve 2013/566 Esas, 2019/151 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karara karşı süresi içerisinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

3.Dairemiz kararına karşı taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4.Dairemizce yapılan inceleme sonucu; dava belirsiz alacak davası olduğundan bozmanın mahiyeti ve davanın niteliği gereği bozmadan sonra ıslah yapılamaz kuralı uygulanmaksızın bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre davacının dava dilekçesinde belirttiği miktarı artırması mümkün olduğundan ve davacı vekilince de 10.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı da yatırılarak talep miktarı belirlendiği hâlde bozma sonrası ıslah yapılamayacağından bahisle ıslah edilen miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi, Mahkemece dava dilekçesinde talep edilen bedel üzerinden karar verildiği hâlde, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi, 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 19.01.2022 tarihli ve 2021/639 Esas, 2022/37 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesine göre konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karara karşı süresi içerisinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucu; taraflar arasında düzenlenen 21.01.2021 tarihli sulh sözleşmesi getirtilip ekinde gösterilen vekâletnameler incelendikten sonra davacının mirasçılarının vekil ...'a bu tarih itibarıyla vermiş olduğu vekâletname bulunması hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 315 inci maddesi uyarınca işlem yapılıp karar verilmesi gerekeceği, sulh sözleşmesi tarihi itibarıyla mirasçıların adı geçen vekile verilmiş vekâletnameleri bulunmaması hâlinde ise; vekâlet ilişkisini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun hükümlerine göre ölümle vekâlet ilişkisinin sona ereceği karine olarak hükme bağlanmış, öte yandan bu karinenin iki istisnası bulunduğu da belirtildiği, bu istisnalardan biri müvekkil ile vekil arasındaki sözleşmede ölümden sonra da devam edeceğinin kararlaştırılmış olması, diğeri ise işin niteliğinin vekâlet ilişkisinin devamını gerektirmesii olduğı, nitekim 07.12.1940 tarihli ve 1938/20-1940/87 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vekâlet sözleşmesinde ölümden sonra da devam edeceğinin kararlaştırılmış olması veya işin niteliğinden anlaşılması hâlinde vekâlet ilişkisinin ölümden sonra da devam edeceği açıkça vurgulandığı somut olayda, davacı asılın hayatta iken verdiği vekâletnamenin ölümden sonra da devam edeceğinin açıkça kararlaştırılmadığı, davacı asılın 04.04.2018 tarihinde vefat ettiği, davalı ... ile sulh sözleşmesinin 21.01.2021 tarihinde imzalandığı, mirasçılarının davaya katılımı sulh sözleşmesinden sonra 06.10.2021-07.10.2021 tarihlerinde vekile verilen vekâletname ile olduğu da gözetilerek geçersiz sulh sözleşmesine göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkeme'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinin geçerli olduğunu, bilirkişi raporunun uygun olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar payına idarece takdir edilen karşılığının artırılması istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog