T.C. .... BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .../...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ....
NUMARASI : ../... - ../...
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi. İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davacı vekili tüketici mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, davacı şirketin kaçak elektrik kullandığı tespiti ile ceza tahakkuk ettirilip işletmenin elektriğinin kesildiğini, davacı tarafından hiçbir müdahale olmadığının tespit tutanağı ile belli iken kaçak elektrik cezasına ilişkin fatura kesildiğini, davalı şirketin 3 aylık periyodlarla kaçak ve benzeri kullanımları denetlediğini, 3 ay öncesine kadar davacının yasaya aykırı bir kullanımının tespit edilememesi nedeniyle yapılan işlemlerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, trafoya müdahalenin davacı tarafından yapıldığına ilişkin bilgi bulgu olmadığını belirterek elektrik kesintisinin tedbiren durdurulmasına, kaçak kullanım olmadığının ve kaçak elektrik cezasından kaynaklanan borcun olmadığının tespitine, faturaların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı için kaçak kullanım nedeniyle düzenlenen faturalarda yer alan borcun davacı şirket tarafından icra dosyasına sunulan taahhütname ile açıkça kabul edildiğini, davanı açılmasının kötüniyetli olduğunu, kaçak kullanıma ilişkin faturalarla ilgili olarak ihtiyati haciz kararı alınarak bu kararın 17/8/2018 tarihinde uygulandığını, davacının 11/9/2018 tarihinde icra taahhüdünde bulunduğunu, kabul edilmiş bir borç için menfi tespit talebinde bulunulamayacağını, davacının faturaların asaya aykırı olarak düzenlendiği yönündeki iddiaların yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dava konusu alacakla ilgili olarak ... İcra Müdürlüğü’nün .../...Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin icra dosyasına 11 Eylül 2018 tarihli borç kabul ve ödeme taahhüdü içeren "Taahhütname Tutanağı" başlıklı dilekçe ve dilekçe ile aynı tarihli ödeme emrine itirazlarının olmadığını içerir dilekçe sunmuş olduğu, davacının dava tarihinden sonra icra dosyasına sunmuş olduğu dilekçe ve protokol ile ödeme tarihleri de belirlenmek suretiyle borcu kabul ettiği, bu aşamadan sonra ödemenin icra baskısı altında yapıldığını kabul etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı hakkında 3/8/2018 tarihinde kaçak elektrik kullanımı tespiti yapıldığı şeklinde bir beyan ile tespit yapılıp ceza tahakkuk ettirilerek akabinde işletmenin tüm elektriğinin kesildiğini, daha sonra da davalı tarafından yapılan başvuru neticesinde ... .... ATM .../.... D.iş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınıp ... ... İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı dosyası ile davacının işyerine hacze gelindiğini, davacının değeri çok yüksek olan iş makinelerinin haczedilip tüm işletmenin elektriğinin kesildiğini, işin akışının tamamen durdurulduğunu, bunların üzerine davacının haczin kaldırılması ve elektrik akışının yeniden sağlanması adına davalı şirket ile anlaşma sağlamak zorunda kaldığını, 11/9/2018 tarihinde borç kabul ve ödeme taahhüdünü içeren bir belgeyi ... .... İcra Müdürlüğü’nün .../.... Esas sayılı dosyasına sunduğunu, mahkemenin bu belgenin borcu kabul anlamına geldiğine dair tespitinin hatalı olduğunu, davacının hür iradesiyle verilmediğinden icra baskısı altında verilen beyanın menfi tespit davası bakımından bağlayıcı nitelikte olmadığını,tarafların kural olarak istedikleri sözleşmeyi istedikleri şekilde yapabileceklerini, iradeleri birbirlerine uyana kadar sözleşmenin içeriğini serbestçe görüşüp tartışabileceklerini, sözleşme özgürlüğü ilkesinin kanundan, dürüstlük kurallarından ya da tarafların karşılıklı anlaşmalarından doğan istisnalar dışında kural olarak herkese sözleşme yapıp yapmama, yapacaksa da o sözleşmenin şeklini, konusunu ve şartlarını serbestçe belirleme hakkı verdiğini, davalının idari gücünü koşulsuz ve orantısız bir şekilde kullanarak davacı şirketin elektrik kullanımını durdurduğunu, iş makinelerine haciz koyduğunu, zayıf durumda kalan davacının üretime devam edebilmek adına adil olmayan ve hakkaniyete uymayan ağır sözleşme koşullarına boyun eğmek ve anılan taahhütnameyi imza altına almak zorunda kaldığını, mahkemenin matbu gerekçelerle başkaca bir araştırma yapmaksızın davayı reddettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davacının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, davacının itirazlarının mesnetsiz olduğunu, davacının borcu taahhütname tutanağı ile açıkça kabul ettiğini, davacı hakkında kaçak elektrik kullanımı nedeniyle fatura düzenlendiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiğini, davacının icra taahhüdü ile borcu kabul ettiğini, davacının kaçak elektrik kullandığına ilişkin tutanağın aksini ispat edemediğini, faturalardaki miktarların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesine göre istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, elektrik abonelik sözleşmesi nedeniyle düzenlenen kaçak kullanım faturalarından dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve faturaların iptali istemine ilişkindir.
Davacı davalı şirket tarafından kaçak kullanıma ilişkin düzenlenen faturaların tahsili için yapılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti için tüketici mahkemesine dava açmış, ... .... Tüketici Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ... tarih ve .../...-....sayılı karar ile mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın görevli ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Ticaret mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın konusuz kaldığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davacı şirketin tüketici olduğunu ileri sürerek görevsiz mahkemeye açtığı dava sırasında başvuru harcı ile karar ve ilam harcı yatırmamış, tüketici mahkemesince verilen görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği ticaret mahkemesince de 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince tahsil edilmesi gereken yargı harçlarına ilişkin eksiklik giderilmeden yargılama devam edilerek karar verilmiştir.
Yargı harçları 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda ve çeşitli özel yasalarda düzenlenmiş olup, davaların açılması sırasında ve verilen kararlar aleyhine kanun yoluna başvurulması nedeniyle mahkemelerce taraflardan alınması gereken harçların miktarları ve bu harçların ne şekilde alınacağı kanunda hükme bağlanmıştır. Davacı, Harçlar Kanunu’na göre harçtan muaf olan kurumlardan olmadığı için davacıdan başvuru harcı ile dava değeri üzerinden peşin nispi karar ilam harcının alınması zorunludur. Uyarıya rağmen eksik harçların yatırılmaması halinde de Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine göre müteakip işlemler yapılamayacağından böyle bir durumda dava dosyasının işlemden kaldırılması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/21-445 Esas, 2013/1625 Karar sayılı kararı).
Harçlar Kanunu'nun uygulanması kamu düzenini ilgilendirdiğinden hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husus olup davacı tarafından dava açılış harçları yatırılmadığından öncelikle 492 sayılı kanun gereğince eksik harçların tamamlatılması için gerekli usuli işlemlerin yapılması, harçların yatırılması halinde esasa ilişkin inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kamu düzeni nedeniyle mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....tarih, .../...-.../... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatırana iadesine,
3.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sırasında dikkate alınmasına,
4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 25/05/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)