Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

9. Hukuk Dairesi         2012/23494 E.  ,  2012/25713 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, bayram ve tatil alacağı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, şirketin son dönemlerde uzun süreli çalışan işçiler aleyhine tavırla işten çıkarma sebepleri aradığını, 30.08.2006 tarihinde onurunu kıracak söz ve küfürler edilerek işten kovulduğunu, davalı şirketin daha sonra 06.09.2006 tarihli ihtarname ile 16-22-29.08.2006 tarihli tutanaklara rağmen kıyafet yönetmeliğine uymadığı, iş kıyafetlerini giymediği, 3 gün içinde iş kıyafetlerini giymediği taktirde iş sözleşmesinin fesih edileceğini bildirdiğini, kendisinin ise 08.09.2006 tarihli ihtarname ile 30.08.2006 tarihinde iş sözleşmesinin sözlü olarak sona erdirildiğini davalı işverene bildirdiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücret alacaklarını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının işe gelmeyerek iş sözleşmesini feshetmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davalı şirketin tazminatını ödemeden kimseyi işten çıkarmadığını, davacıya işe dönmesi için iki kez ihtar çekildiğini, davacının iş yeri kurallarına uymayıp verilen talimatları yerine getirmediği için tutanaklar tutulduğunu ve ihtar edildiğini, davacının ihtarlara rağmen kurallara uymadığını ve işe dönmediğini, haklı fesih hakkı doğmasına rağmen işverence iş akdinin fesih olunmadığını, işverenin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tek tip kıyafet uygulamasının işin gereği olduğunu, iş yerinde haftalık 45 saat uygulaması yapıldığını, ulusal ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, asgari ücretle çalıştığını, taleplerinin zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dosyada sorun bozma üzerine verilen kararda bozma dışında kalan hususlarda yeniden hüküm kurulup, kurulmayacağıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;

a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,

b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,

c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,

ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,

d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,

e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).

Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297. maddesinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır. Somut olayda;

Mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda kabul edilen kısımlar açısından verilen doğru olmakla birlikte bozma kapsamı dışında kalan alacaklar hakkında açıkça hüküm kurulması gerekirken “A)Davacının daha önceki fazla çalışma ücreti yıllık izin ücreti taleplerinin kabulüne dair daha önceden Mahkememizce 11.06.2009 tarih ve 2006 / 9 96... /435 karar sayılı ilam ile verilen kararın temyizi sonrası Yüksek Yargıtay 9 Hukuk Dairesi Başkanlığının ilamında bu taleplerle ilgili verilen kabul kararı, yine genel tatil ücret alacağının reddine dair karar bozmaya konu edilmeyerek kesinleştiğinden bu taleplerle ilgili olarak yeniden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,” şeklinde karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog