Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/2887 E.  ,  2025/7323 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/210 Esas, 2025/184 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ... sayılı başvurusuna istinaden rastgele bir “...” markasının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 7/1-i hükmü çerçevesinde tanınmış marka olarak tespit edildiğinin öğrenildiğini, bu tespite itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı şirketin hangi “...” ibareli markasının tanınmış marka olarak tespit edildiğinin belli olmadığını, müvekkilinin davalı şirketin tanınmış olduğu tespit edilen markasından daha önce tescil edilen “...” markalarının bulunduğunu, davalı şirketin markasının tanınmışlık kriterlerini de sağlamadığını ileri sürerek ... sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli “...” markasının tanınmış marka olduğu yolundaki kararının iptali ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, mutlak bir hak tanınmayan ve üçüncü kişilerin haklarını da etkilemeyen tanınmışlık sicil kayıtlarının üçüncü kişilerin itirazlarına açık olmadığını, ilgili hukuki işlemde davacı yanın taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin “...” ibareli markasının yoğun kullanım neticesinde tanınmış hale geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’e tanınmış marka sicili oluşturarak tanınmış markaları bu sicile kayıt yetkisinin verildiğine dair bir mevzuat hükmü bulunmadığı, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, tanınmışlığın sabit bir olgu olmadığı, her somut olayda münferiden ispatlanması gerektiği, davacının, bu davada hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın dava şartları arasında yer aldığı, yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği gerçekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/... E., 2020/... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, her ne kadar TÜRKPATENT tarafından kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğini haiz olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak, bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de; anılan Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi bulunmadığı gibi tanınmışlık özelliğinin sabit bir olgu niteliği taşımadığı, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanmasının gerektiği, davalı şirket markasının davalı Kurum tarafından tanınmış marka olarak kabul edilmesine dair kararının ve tescilinin hukuki bir sonuç doğurmadığı, bu bağlamda davacının, eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog