Esas No
E. 2023/289
Karar No
K. 2026/143
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/289 Esas
KARAR NO: 2026/143
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/02/2021
KARAR TARİHİ: 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil arasında elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşme imzalandığı, davalı tarafın işletmesinde müvekkilin sağladığı elektrik enerjisini kullandığı, ancak davalı tarafın kullandığı elektrik enerjisi karşılığı tahakkuk ettirilen faturaları ödemediği, bu nedenle Merkezi takip sistemi 2020/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında ödeme emrine davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından 03.01.2019 tarihinde itiraz ettiği, Sözleşmenin 14.6 no'lu maddesinde yer alan yetki sözleşmesi uyarınca davalıya ait enerji tüketimine ilişkin davalı tarafından ödenmeyen fatura bedellerinin toplamı ve gecikme faizi 8.141,50 TL. üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı taraf her ne kadar borçlu olmadığını iddia etsede yapılan incelemeler neticesinde belirtilen borç miktarının davalıya tahakkuk ettirildiği, davalının bu borçla ilgili olarak yaptığı herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, dava dilekçesi ekinde davalının ödemediği faturaların verildiği, Sözleşme gereği ödenmeyen elektrik faturası olduğunda fatura bedeli ile gecikme faizinin talep edileceğinin yazılı olduğu, bunun için toplam bedelin 8.141,50 TL hesaplandığı, bu borcun tahsili için Merkezi Takip Sistemi'nin 2020/...

E. Sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatılarak ödeme talebinde bulunulduğu, Sonuç olarak, fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı kalmak üzere davalı borçlunun Merkezi Takip Sistemi'nin 2020/... E. sayılı icra dosyası ile yapılan 8.141,50 TL' lik takibe, borca, ferilerine, borcun faiz oranına vaki itirazların iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı taraf ile müvekkil davalı arasındaki hukuki ilişkinin 2014 yılında imzalanan Enerji Satış Sözleşmesi ile başladığı ve 2017 yılı ortasına kadar devam ettiği, bu ilişkide müvekkilin tüketici konumunda olup bu nedenle davanın yanlış mahkemede açıldığı, müvekkilin iş adresinin başka bir deyişle elektrik kullandığı adresin ... ili ... ilçesi olduğu, bu nedenle davanın yanlış yerde açıldığı, davacı ile sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra müvekkilin birkaç ay ...Ş.'den (...) elektrik aldığı ve sonrasınd 31.08.2017 tarihinde de ... ile olan sözleşme ilişkisi bitirilerek Ağurstos ayı içersinde ... A.Ş. ile Elektrik Satış Söleşmesi imzalayarak Eylül ayı başından geçerli olmak üzere anılan tedarikçiden enerji alınmaya başlandığı, bu tespitlere göre dava tarihi itibariyle davacı ile olan hukuki ilişkinin yaklaşık 4 sene evvel sonlandığı, ilgili kurum ve şirketlerden alınacak sözleşmeler ile bu durumun belirlenebileceği, İcra takibinin dayanağı olarak gösterilen 2018 ve 2019 yıllarına ait faturalar daha önce müvekkile tebliğ edilmediği gibi bu faturaların düzenlendiği tarih ve dönemlerde de müvekkilin davacı taraftan elektrik enerjisi almadığı ve herhangi bir hukuki ilişkisinin olmadığı, ayrıca müvekkilin davacı tarafa geçmişten kalan herhangi bir borcunun da bulunmadığı, davacı tarafın müvekkil ile olan hukuki ilişkisi sonra erdikten 1 yıl sonrasında müvekkile elektrik satışında bulunarak fatura keşide ettiği, buna göre davacının fatura düzenlenme tarihi itibariyle müvekkile elektrik tedariği yaptığı ancak aynı tarihte müvekkilin başka bir tedarikçi ile sözleşmesinin olduğu, davacı tarafın fatura düzenlenme tarihine müvekkile enerji tedariğini yaptığını ispatlaması gerektiği, ancak belgelerden davacının hukuki dayanağının olmadığının görüldüğü Neticede, yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle davalı müvekkilden hiçbir hak ve alacağı olmayan davacı tarafın haksız ve hukuksuz davasının usul ve esastan reddine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir. KALDIRMA İLAMI ÖNCESİ DELİLLLER: Mahkememizin kaldırma ilamı öncesi 2021/... esas sayılı dosyasında ... Elektrik Enerjisi İthalat İhracat Ve Toptan Ticaret A.Ş'ne, ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'ne, ... A.Ş'ne müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenmiş dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememiz kaldırma ilamı öncesi 2021/129 esas sayılı dosyada bilirkişi Dr. ... tarafından sunulan 13.12.2021 tarihli raporda özetle;

Davalı taraf serbest müşteri konumundadır. Yani kullandığı elektrik enerjisi belli bir miktarın üzerindedir.

Davalı tarafın elektrik sarfiyatı fazla olduğundan en uygun birim fiyatta elektrik enerjisi verebilecek tedarik şirketi ile sözleşme yapma sebestliğine sahiptir. Dikkat edilirse davacı ile yaptıkları sözleşme, davacı tarafın elektrik enerjisinin birim fiyatını normal koşullar dışında olağaüstü hallere dayandırarak 21,4 TL/KWh'e yükseltmek istemesi neticesinde, bu yükseltme davalı tarafa uygun düşmemiştir. Taraflar arasında yapılan yazılı görüşmelerde, davacı taraf mutabakata varılamaması durumunda, davalının 01.08.2017 tarihinden itibaren portföyden çıkışın gerçekleştirileceği, buna görede 01.09.2017 tarihinden itibaren davalının bağlı bulunduğu dağıtım şirketinden (..., sözleşme yapmakla yükümlü görevli perakende şirketi) ya da yeni bir tedarikçiden (... A.Ş. ile sözleşme imzalamış, arada geçiş sürecinde ... ile sözleşme imzalanmı; elektrik enerjisi almaya başlanabilmesi için yeni şirkete yeni sözleşme müracatında bulunularak sözleşme imzalanması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Anılan yazıda, davalı tarafa sözleşmenin sonlandırılabilmesi için 60 gün önceden müracatta bulunulması gerektiği ya da yeni birim fiyattaki uyuşmazlığın devam etmesi halinde 10 gün içersinde davalının yazılı müracatta bulunmaması halinde birim fiyattaki mutabakatın sağlanmadığının anlaşılacağı açıkça belirtilmiştir. Ani olarak ortaya çıkan bu yeni fiyat ayarlaması durumunda anılan yazıya göre davalı taraf 10 gün içersinde davacı tarafa müracatta bulunmadığından yeni birim fiyattaki mutabakatın sağlanamadı; anlaşılmaktadır. O halde, bu yazıya göre davalı taraf yeni birim fiyatı kabul ettiği taktirde davacı tarafa bildirim yapması gerektiği görülmüş, davalı taraf herhangi bir bildirim yapmadığından davacı, davalının portföyünden çıkışını yapmak zorunda olup zaten yapmıştır. Bu süreçte davacı taraf davalıya herhangi bir 'nmemiş faturc yrç bildirimi yapmamıştır Davalı taraf serbest tüketici olduğundan istediği şirket ile sözleşme yapma serbestliğine sahip olduğundan yeni tedarikçi arayışı içindeki geçiş döneminde ... ile sözleşme yapmış ve ... davalıya herhangi bir süre sözleşmede kalması gerektiği zorunluluğu olduğunu diretmemiştir. Teknik olarakta serbest tüketiciler dağıtım şirketi ya da görevli tedarikçi ile istedikleri zaman sözleşmeyi sonlandırabilmektedirler. Neticede, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde davalının borcu olarak gösterdiği faturalar Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı olarak düzenlenmiştir. Bu faturalarda elektrik tüketimleri yoktur. Rapor içinde belirtilen büyük meblağlı faturanın nasıl düzenlendiği belli değildir. Bu fatura davacı tarafın davalıya sağladığı indirimleri geri alması için düzenlediği fatura olabilir.

Sonuç olarak, davacı taraf davalıyı 01.08.2017 tarihinde portföyünden çıkışını sağlamıştır. Eğer, bir borç olsa bu çıkış sağlanmazdı, sağlansa bile bu koşullu olup hemen icra takibine geçilirdi. Dosyaya konu olan icra takibi çok sonra başlatılmıştır. Rapor içinde verilen tabloda görülen faturaların sayaç okunması neticesinde elde edilen tüketimlere karşılık düzenlenmiş faturalar olmadığı, söz konusu fatura tarihlerinde davalı tarafın ... A.Ş.'nin fortföyünde yer aldığı, söz konusu faturaların düzenlenme amaçlarının anlaşılamadığı, bu nedenle davacı tarafın o sırada kendi portföyünde yer almayan davalı için fatura düzenlemesinin mümkün olmadığı, faturaların teknik incelemesinin davalının, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını göstermekte olup, davalı adına başlatılan icra takibinin iptal edilmesi gerektiği görüş ve kanaatlerine varılmıştır..." şeklinde rapor görüşü sunmuştur. KALDIRMA İLAMI SONRASI DELİLLER:

Davalı vekilince sunulan hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.

Bilirkişi Dr. ... tarafından hazırlanan16.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Detayları raporda verildiği şekliyle, davacı tarafın kestiğini beyan ettiği geçmişe dönük düzeltme kalemi faturalarının (GDDK) karşılığı taraflar arasında yapılan elektrik satışına ilişkin sözleşmede yer almamaktadır.

Davacı tarafın ... ile yaptığı anlaşma gereği başta Yekdem olmak üzere bazı maliyet kalemlerini müşterilerine yansıtabilir. Ancak, bu yansıtma müşterinin bilgisi dahilindedir ve sözleşme süresi içinde kesilen faturalarda maliyetin ismi görünür. Bazı durumlarda bu ve benzeri maliyetler her ay normal tüketim faturalarında yer almaz 3 ay, 6 aylık peryotlarda müşteri faturalarına, müşterinin bilgi dahilinde yansıtılır. Davacı gibi Lisanslı Tedarik şirketi davalı gibi müşteri ile yaptığı sözleşmelerde birim elektrik fiyatını (TL/kWh), görevli tedarik şirketinin birim fiyatından iskontolu olarak uygularlar. Yine dosyadaki bilgilerde olduğu gibi davacı taraf birim fiyatta mecburi değişiklik yapacağı zaman yeni fiyatı Müşterinin oluruna sunar. Kök raporda bahsedildiği gibi, davacı kendisi müşterisinin sayacına gidip endeks okuması yapamaz. Bunu ya dağıtım / görevli perakendecinin ekibi ile birlikte yapar ya da bu tüketim kendisine bildirilerek faturayı düzenler. Bazı durumlarda endeks okumasında ya da tedarikçiye bildirimde yanlış tüketim ile fatura düzenlenebilmektedir. Endeksler her ay birbirini takip ettiğinden bu yanlışlık bir şekilde tespit edilebilmekte ve yönetmeliğe göre ek fatura ya da mahsuplaşma ile sorun çözülebilmektedir. Dosyaya konu olan olayda, davacının beyan ettiği geçmiş dönük düzeltme kalemi yönetmelik gereği en fazla son 6 ay içinde tüktimlerin eksik ya da fazla faturalarındırılması şeklinde, sözleşme ilişkisi devam ederken, tarafların karşılıklı olurları ile tespit edilen kWh' e karşılık faturalara yansıtılan bedeller olması gerekirken, davacı taraf nasıl hesaplandığı anlaşılmayan, yanlış endeks okumasına dayanmayan, muhtemelen davalıya uyguladığı iskontoları geri almak için ters mühendislik hesaplaması ile TL'den kWh'e dönüşüm yaparak ürettiği faturalar olduğu anlaşılmıştır. Dikkat edilirse, davacı taraf ...'ye yanlış bildirimden bahsetmektedir. Bu durumdaki yanlış bildirimler en geç bir ay okuma dönemi içinde tespit edilir. Ancak, davacı taraf sözleşmenin sonlandırılmasından çok sonra davalıya faturaları göndermiştir.

Davacı tarafın dosyaya sunduğu faturalarda, bir faturada olması gereken endeks okuma, tüketim, tarih ve benzeri bilgiler yoktur. Bu açıklamalara dayanarak davacı tarafın dosyaya sunduğu faturalar BAM Bozma ilamına göre bir kez daha tekrar incelendiğinde taraflar arasında devam etmiş sözleşme sürecinde hiç karşılaşılmamış, sözleşmeye uymayan faturalar olduğu bir kez daha tespit edildiğinden kök raporun geçerli olduğu, davalının, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını göstermekte olup, davalı adına başlatılan icra takibinin iptal edilmesi gerektiği görüş ve kanaatlerine varılmıştır.

Hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatlerimi Sayın Mahkemenin Takdirlerine saygılarımla arz ederim...... şeklinde mütalaada bulunmuştur.

Elektrik Elektronik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..... Yukarıda açıklanan gerekçeler dahilinde, Dava tarafa yansıtılan elektrik kullanım faturalarının yukarıda detayı verilen Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmemiş olduğu, Dosya kapsamının ve fatura içeriklerinin, geçmişe dönük düzeltme fatura iddialarının denetimine elverişli veriler içermediği, davacının ilgili fatura tarihinden 1 yılı aşkın süre sonrasındaki talebinin ...'ın “en geç 3.faturada yer alır” süre tanımlamasına da ayırı olduğu. Açıklanan gerekçeler dahilinde davalı tarafın takibe yapmış olduğu itirazında haklı olabileceği, Görüş ve kanaatimi belirtir raporumu, Sayın Mahkemeniz takdirlerine saygılarımla arz ederim. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmiştir.

Elektrik Elektronik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 30/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ".....

Davacı vekilinin itirazlarında ileri sürdüğü hususlar ve dosyaya sonradan sunulan belgeler birlikte değerlendirildiğinde, kök ve huzurdaki ek raporlarımda abonelik tarihleri, fatura içerikleri, sayaç ve endeks verilerindeki eksiklikler ile ... uygulama kuralları çerçevesinde teknik tespitler yapıldığı. Geçmişe dönük tüketim farklarına ilişkin davacı tarafından ibraz edilen faturaların denetlenebilmesi için gerekli sayaç endeks kayıtları ve dönemsel okuma verileri (halen) bulunmadığından, bu farkların davalıya ait olup olmadığı teknik olarak teyit edilememektedir. Ayrıca ... düzenlemeleri gereği tüketim farklarının en geç takip eden birkaç faturada yansıtılması gerekirken, yaklaşık bir yıl sonra düzenlendiği görülmektedir.

Davacı tarafın sunduğu sözleşme ve serbest tüketici bildirim formu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığını teyit etmekteyse de, bu tek başına tüketim farklarının geçerli ve davalıya ait olduğunu göstermemektedir. Nitekim aynı döneme ilişkin olarak ... ve sonrasında ... tarafından da faturalar düzenlenmiş olup, farklı tedarikçilerden enerji temini belgelerle sabittir.

Sonuç olarak, davacı vekilinin itirazları dosyada mevcut teknik eksiklikleri gidermemekte, yeni sunulan belgeler de tüketim farklarının doğruluğunu ispat etmeye elverişli bulunmamaktadır. Bu nedenle kök raporumda ulaşılan, davalı tarafın takibe konu edilen faturalarla sorumlu tutulamayacağı yönündeki kanaatimin aynen devam etmekte olduğuna ilişkin, görüş ve kanaatimi belirtir raporumu, Sayın Mahkemeniz takdirlerine saygılarımla arz ederim. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmiştir. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; itirazın iptaline ilişkindir.

Dava konusu uyuşmazlığın; Merkezi Takip Sistemi'nin 2019/... esas sayılı dosyasında elektrik faturasına dayalı alacak istemi ile başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki abonelik ilişkisinin fatura tarihlerinden önce sona erip ermediği, davacı yanın faturalar nedeniyle davalı yandan alacaklı olup olmadığı hususlarında toplandığı görülmektedir.

İstanbul Merkezi Takip Sistemi 2019/... (MTS) sayılı dosyanın incelemesinde; davacı ... Elektrik Enerjisi İthalat İhracat Ve Toptan Ticaret Anonim Şirketi - Davalı ... Limited Şirketi aleyhine 16/12/2019 Tarihinde 6.3690,59 TL Fatura alacağı, 835,15 TL faiz olmak üzere toplam 8.141,50 TL üzerinden alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalı şirketin vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; icra müdürlüğünün yetkisine, ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizden verilen 01/02/2022 tarih ve ... "Davanın reddine" ilişkin kararı İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin 14/03/2023 tarih ve 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış olup dava mahkememizin işbu 2023/289 esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır. İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin 14/03/2023 tarih ve 2022/1481 Esas, 2023/787 Karar sayılı ilamında "Dava ,ödenmediği beyan edilen elektrik enerjisi tüketim bedellerinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının iptali talebine ilişkindir.

Davanın dayanağı olan Merkezi Takip Sistemi İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'nün 2019/... takip sayılı icra dosyasında ; davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden faizler dahil toplam 8.141,50 TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinde, davalı şirketçe icra müdürlüğünün yetkisine, ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; taraflar arasındaki elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşme 21.03.2014 tarihinde imzalanmış olup, Sözleşmenin Özel Şartları gereği, sözleşme 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Özel şartlara göre sözleşmenin sona erme tarihi 31.10.2015 dir. Sözleşmede belirtilen abonelikler ... ve ... no'lu tesisatlar olup, taraflar arasında kararlaştırılan Elektrik birim satış fiyatı 17 Krş/kWh'dir.

Yukarıda belirtilen sözleşme incelendiğinde; davalı tarafa abonelik işlemleri sırasında seçilen tarife doğrultusunda fatura düzenleneceği, davacının fiyatlarda ve maliyet kalemlerinde olabilecek değişiklikleri davalıya aynen yansıtacağı, sarfedilen aktif enerjinin miktarının abonenin sayacından dağıtım şirketi tarafından tespit edileceği, elektrik şirketi tarafından bu değerlerin PMUM sisteminden temin edilerek aboneye bilgilendirme yapılacağı, tedarikçi şirketin gerekli gördüğü durumda endeks okuması yapabileceği, bu durumda dağıtım şirketinin okuduğu endeks değeri ile bir fark olması durumunda tedarikçi şirketin okumasının esas alınacağı, tedarikçi şirket tarafından reaktif enerji ve güç aşımınında kontrol edileceği, mevzuatta yazan değerlerin üstünde bir sarfiyat olduğunda fatura edileceği, abonenin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmemesi durumunda elektriğin kesilebileceği ve sözleşmenin feshedilebileceği, ölçüm sisteminde ve elektrik tesisatından kaynaklı sorunlarda tedarikçi şirketin hiçbir sorumluluğunun olamayacağı, faturaların karşılıklı kararlaştırılan şekilde müşteriye gönderileceği, müşterinin faturaları son ödeme tarihine kadar eksiksiz ödemek zorunda olduğu, son ödeme tarihinden sonra ödenen faturalar için gün sayısı kadar gecikme faizi uygulanacağı, son ödeme tarihinden sonra eksik veya faizsiz yapılan ödemede tedarikçi şirketin asıl alacak ve faiz alacağından vazgeçmeyeceği, müşterinin herhangi bir borcunu kısmen ya da tamamen ödememesi durumunda icra takibine geçileceği, ödenmemiş fatura olması durumunda tedarikçi şirketin karşı tarafı uyarmadan elektriği kesebileceği, abonenin sözleşmenin 13 no'lu maddesine göre; taraflardan birinin sözleşmenin sona ermesinden 60 gün önce karşı tarafa yazılı olarak Sözleşmeyi sona erdireceğini bildirmemesi halinde sözleşme süresi bitiminde bir yıllığına kendiliğinden uzamış kabul edileceği hususlarında tarafların anlaştığı görülmektedir.

Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;" Davacı taraf davalıya sağlayacağı elektrik enerjisinin sürekliliği için sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geçerli olacak şekilde davalı bilgilerini ... sistemine (eski PMUM) girmesi gerekmektedir. Sözleşme ekleri incelendiğinde, davalı tarafın iki adet aboneliğinin olduğu görülmektedir. Bunlar; ... ve ... no'lu aboneliklerdir. Takibe konu faturaların dört farklı abonelik için 2018 ve 2019 yıllarında düzenlenmiş faturalar olduğu, söz konusu faturalarda tüketim miktarının belli olmadığı, eğer, söz konusu faturalar sayaçlardan endeks okuma ile hesaplanan tüketime göre düzenlenseydi, faturalarda KWh olarak tüketim gözükmeliydi. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 12 no'lu maddesinde fatura düzenlenme şekli ve faturalarda olması gerekenler belirlenmiştir. Bunların başında ilk endeks okuma tarihi, son endeks okuma tarihi, bu tarihlerdeki endeksler ve tüketim olarakta anılan endekslerin farkı ile fatura düzenleneceği açıkça belirtilmiştir. İcra takibine konulan faturalar endeks okumasına dayalı normal tüketim faturalarına benzememektedir. Faturalarda bir adet 6.390,59 TL. bedelli fatura olduğu görülmekte ve bu faturanında kaç kWh'e karşılık düzenlendiği belli değildir.Davacı taraf dava dilekçesinde bu faturaların davalının sözleşme süresi içinde işyerinde yaptığı tüketimlere karşılık olduğunda ısrarcı olduğu görülmüştür.

Davalı taraf ise ... Elektrik ile olan abonelik sözleşmesini 2017 yılında ortasında sonlandırdığını beyan etmiştir. Bu nedenle bir çelişki doğmuştur. Dava dışı ... A.Ş.'nin yazısında ... Orman Ürünleri ile 01.09.2017 tarihinde tedarik başlangıcı olacak şekilde 3 abonelik (3 sayaç) için imzalanmıştır. ... no'lu abonelik 01.11.2018 tarihinde, ... no'lu abonelik 01.12.2018 tarihinde sonlandırılarak davalı taraf ... A.Ş.'nin portföyünden çıkmıştır. ... no'lu abonelik ise devam ettiği belirtilmiştir. Davalının davacı ile yaptıkları sözleşme, davacı tarafın elektrik enerjisinin birim fiyatını normal koşullar dışında olağaüstü hallere dayandırarak 21,4 TL/kWh'e yükseltmek istemesi neticesinde, bu yükseltme davalı tarafa uygun düşmemiştir. Taraflar arasında yapılan yazılı görüşmelerde, davacı taraf mutabakata varılamaması durumunda, davalının 01.08.2017 tarihinden itibaren portföyden çıkışın gerçekleştirileceği, buna görede 01.09.2017 tarihinden itibaren davalının bağlı bulunduğu dağıtım şirketinden (..., sözleşme yapmakla yükümlü görevli perakende şirketi) ya da yeni bir tedarikçiden (... A.Ş. ile sözleşme imzalamış, arada geçiş sürecinde ... ile sözleşme imzalanmış) elektrik enerjisi almaya başlanabilmesi için yeni şirkete yeni sözleşme müracatında bulunularak sözleşme imzalanması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Anılan yazıda, davalı tarafa sözleşmenin sonlandırılabilmesi için 60 gün önceden müracatta bulunulması gerektiği ya da yeni birim fiyattaki uyuşmazlığın devam etmesi halinde 10 gün içersinde davalının yazılı müracatta bulunmaması halinde birim fiyattaki mutabakatın sağlanmadığının anlaşılacağı açıkça belirtilmiştir. Ani olarak ortaya çıkan bu yeni fiyat ayarlaması durumunda anılan yazıya göre davalı taraf 10 gün içersinde davacı tarafa müracatta bulunmadığından yeni birim fiyattaki mutabakatın sağlanamadığı anlaşılmaktadır. O halde, bu yazıya göre davalı taraf yeni birim fiyatı kabul ettiği taktirde davacı tarafa bildirim yapması gerektiği görülmüş, davalı taraf herhangi bir bildirim yapmadığından davacı, davalının portföyünden çıkışını yapmak zorunda olup zaten yapmıştır. Bu süreçte davacı taraf davalıya herhangi bir ödenmemiş fatura ya da borç bildirimi yapmamıştır.

Davalı taraf serbest tüketici olduğundan istediği şirket ile sözleşme yapma serbestliğine sahip olduğundan yeni tedarikçi arayışı içindeki geçiş döneminde ... ile sözleşme yapmış ve ... davalıya herhangi bir süre sözleşmede kalması gerektiği zorunluluğu olduğunu diretmemiştir. Teknik olarakta serbest tüketiciler dağıtım şirketi ya da görevli tedarikçi ile istedikleri zaman sözleşmeyi sonlandırabilmektedirler. Neticede, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde davalının borcu olarak gösterdiği faturalar Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı olarak düzenlenmiştir. Bu faturalarda elektrik tüketimleri yoktur. Rapor içinde belirtilen büyük meblağlı faturanın nasıl düzenlendiği belli değildir. Bu fatura davacı tarafın davalıya sağladığı indirimleri geri alması için düzenlediği fatura olabilir.

Sonuç olarak, davacı taraf davalıyı 01.08.2017 tarihinde portföyünden çıkışını sağlamıştır. Eğer, bir borç olsa bu çıkış sağlanmazdı, sağlansa bile bu koşullu olup hemen icra takibine geçilirdi. Dosyaya konu olan icra takibi çok sonra başlatılmıştır. Rapor içinde verilen tabloda görülen faturaların sayaç okunması neticesinde elde edilen tüketimlere karşılık düzenlenmiş faturalar olmadığı, söz konusu fatura tarihlerinde davalı tarafın ... A.Ş.'nin fortföyünde yer aldığı, söz konusu faturaların düzenlenme amaçlarının anlaşılamadığı, bu nedenle davacı tarafın o sırada kendi portföyünde yer almayan davalı için fatura düzenlemesinin mümkün olmadığı, faturaların teknik incelemesinin davalının, davacıya herhangi bir borcunun olmadığını göstermekte olduğu "görüşü beyan edilmiştir.

Davacı tarafça anılan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ; Davaya konu faturalar incelendiğinde;2017/03. Döneminde EİPAŞ' a bildirilen 9.960 kwh tüketimin eksik olduğunun tespit edilmesi üzerine elektrik tüketimi 26.307 kwh olarak düzeltilmiştir. Aradaki tüketim farkı 16.347 kwh olup, 18.06.2018 tarihinde tanzim edilen 6.390,59-TL tutarlı fatura ile bu tüketime ilişkin elektrik bedeli müşteriden GDDK faturası oluşturularak talep edilmiştir. 2017/07. Dönem için bildirilen 0 tüketim 856 kwh, 2017/08. Dönem için bildirilen 0 tüketim 856 kwh olarak düzeltilmiştir. Aradaki tüketim farkı 1.712 kwh olup, 18.06.2018 tarihinde tanzim edilen 643,71-TL tutarlı fatura ile bu tüketime ilişkin elektrik bedeli müşteriden GDDK faturası oluşturularak talep edilmiştir.

14.11.2019 tarihinde tanzim edilen 4,69- TL tutarlı fatura, 14.11.2019 tarihinde tanzim edilen 9,18- TL tutarlı fatura, 11.11.2019 tarihinde tanzim edilen 0,90-TL tutarlı fatura, 11.11.2019 tarihinde tanzim edilen 172,30-TL tutarlı faturalar vade farkına ilişkin ödenmeyen ücretlerin tahsiline yönelik oluşturulmuş faturalar" olduğu ileri sürülmektedir.

Mahkemece yukarıda beyan edilen hususların , davacı şirketin dava dilekçesi ile ileri sürdüğü iddialardan farklı olduğu,

HMK'nun 141. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi eldeki davada dava dilekçesinin verilmesi ile birlikte başlayan iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı uyarınca davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile birlikte ileri sürdüğü yeni iddiaların ıslah yolu ile ileri sürülmemiş olması ve davalı vekilinin bu yeni iddialara açık muvafakatinin bulunmaması sebepleriyle araştırılamayacağı gerekçesiyle bu yönden inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.

Ancak; takip sebebi takip talebinde :"faturalardan kaynaklı alacak" olarak gösterilmiştir.Takip konusu faturalar incelendiğinde borcun ; tüketim bedeli ve diğer bileşenleri olarak gösterildiği görülmektedir. Bu durumda ,davacı tarafça sözkonusu faturaların "vade farkı faturaları" ve " eksik tüketim faturaları" olarak açıklanması iddianın genişletilmesi yasağı kapsamındaki bir beyan olarak kabulü mümkün değildir.Bu sebeple mahkemece faturalardan kaynaklı alacakların varlığı ve miktarı yönünden inceleme yaptırarak (fatura dayanağı tahakkuk belgeleri getirtilerek) EK RAPOR alınması gerekirken ,usule aykırı gerekçe ile itirazların dikkate alınmaması ve bu yönde işlem yapılmamış olması usul ve hukuka aykırı görülmüştür. Bu sebeple ,davacı istinafının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir." şeklinde belirtilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar sonrasında somut olayın değerlendirilmesinde; dava, elektrik tüketim bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizden verilen "davanın reddi" kararı istinaf incelemesinde kaldırılmış olup işbu esasa kaydedilmiştir. İstinaf ilamında davacı iddialarının iddianın genişletilmesi yasağı kapsamındaki bir beyan olarak kabulünün mümkün olmadığı bu sebeple mahkemece faturalardan kaynaklı alacakların varlığı ve miktarı yönünden inceleme yaptırarak (fatura dayanağı tahakkuk belgeleri getirtilerek) ek rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkememizce kaldırma ilamı sonrası fatura dayanağı belgelerin sunulması için davacıya süre verilmiş ve akabinde Dr. ... tarafından hazırlanan 16.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporu alınmıştır. Alınan rapora taraf itirazlarının varlığı sebebiyle bilirkişi değişikliğine gidilmiş bilirkişi elektrik elektronik mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 30/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır. Kaldırma ilamı sonrası alınan tüm raporlarda " Geçmişe dönük tüketim farklarına ilişkin davacı tarafından ibraz edilen faturaların denetlenebilmesi için gerekli sayaç endeks kayıtları ve dönemsel okuma verileri (halen) bulunmadığından, bu farkların davalıya ait olup olmadığı teknik olarak teyit edilememektedir. Ayrıca ... düzenlemeleri gereği tüketim farklarının en geç takip eden birkaç faturada yansıtılması gerekirken, yaklaşık bir yıl sonra düzenlendiği görülmektedir.

Davacı tarafın sunduğu sözleşme ve serbest tüketici bildirim formu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığını teyit etmekteyse de, bu tek başına tüketim farklarının geçerli ve davalıya ait olduğunu göstermemektedir. " şeklinde tespitler yapılmıştır. İşbu dava tüketim fatura bedeline ilişkin alacak talebinden ibaret olup HMK 190. maddesi uyarınca ispat yükü iddia eden tarafta olup davacı mevcut delilleri (abonelik iptal tarihleri, farklı tedarikçilerden alınan faturalar, eksik endeks ve ... 1 yıllık süre sınırlamaları) ile davalı tüketimini ispatlayamadığından alınan hükme ve denetime elverişli raporlar doğrultusunda davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine ,

3.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 533,66-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 8.141,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6.Devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Davalı tarafından yapılan toplam 122,75 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

8.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog