Esas No
E. 2023/5128
Karar No
K. 2025/245
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/5128 E.  ,  2025/245 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/5128
Karar No: 2025/245
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR): 1- ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...

2.... Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisi olan yabancı uyruklu davacı tarafından, kesin kaydının tamamlanabilmesi için gerekli evrakları süresi içerisinde davalı idareye teslim edilmediğinden bahisle üniversiteden kaydının silinmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Üniversite Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; işbu davanın açıldığı tarihten sonra, davacının da aralarında bulunduğu öğrencilerin üniversiteden ilişiğinin kesilmesi amacıyla daha evvel alınan ve işbu davaya konu ...tarih ve ... sayılı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yönetim Kurulu Kararının iptal edilerek, davacı ve davacı ile aynı durumda bulunan öğrencilere yeniden öğrencilik kaydı açıldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın, birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar olan süreçte konusuz kaldığı sabit olduğundan, dava açılmasına sebebiyet veren davalı idareler aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİ İDDİALARI :Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı; Dava konusu işlemin doğrudan Üniversite tarafından tesis edilmesi sebebiyle hasım konumundan çıkarılmaları gerektiği, diğer taraftan davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ve bu tespite göre yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken savunma dahi alınmadan aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi; Davacının kaydının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yazısı üzerine silindiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının davacı ile aynı konumda bulunan kişilere ek süre verilmesi gerektiğine ilişkin yazısı üzerine tesis edilen kayıt silme işleminin iptal edildiği, dolayısıyla davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediği ileri sürülerek, temyize konu kararın aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulması istenilmiştir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,

1.Temyiz istemlerinin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,

4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5.Kesin olarak, 30/01/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)-Davanın konusuz kalması, işin esası incelenerek yargılama sonunda verilecek hüküm ve davaya son veren taraf işlemleri dışında yargılamayı sona erdiren durumlardan biridir. Davanın açılmasından sonra, davanın konusunun veya davacının dava açmaktaki hukukî yararının ortadan kalkması durumunda dava konusuz kalır. Dava konusuz kaldığında esas hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm kurulmasına gerek kalmaz. Öte yandan, davanın konusuz kalması hâlinde nasıl bir karar verileceğine ilişkin usul kanunlarımızda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, davanın konusuz kalması durumunda davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığından, mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.

Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Zira, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır. Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun nihai olarak ortaya konulabilmesi ise, yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu itibarla, davanın konusuz kalması durumunda mahkemece yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ve bu tespite göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu noktada, hüküm aşamasında ortaya çıkan "haklılık durumu" ile davanın açıldığı tarihteki "haklılık durumu" kavramları arasındaki farka değinmek gerekmektedir. Bir davada, hüküm verilebilir aşamaya gelininceye kadar çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunularak tarafların haklılık durumu araştırılmakta, yargılama sonunda verilen hükümle birlikte tarafların haklılık durumu nihaî olarak ortaya çıkmaktadır. Esasen, bakılmakta olan bir davada tarafların haklılık durumunun nihaî olarak tespit edilebilmesi için öncelikle dosyanın tekemmül etmesi, gerektiğinde de keşif, bilirkişi, ara karar veya duruşma gibi çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunulması gerekmektedir. Davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri bakımından davaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi gerekmekte ise de; bu aşamada yapılacak haklılık durumu tespitinin, davanın esası hakkında hüküm verecek düzeyde bir araştırma yapmayı zorunlu kılmayan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre yapılan bir haklılık değerlendirmesini ifade ettiğinin kabulü gerekir. Aksi hâlde, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davalarda, sadece yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletilmesi gerektiğine karar verilebilmesi amacıyla, adeta davanın esası hakkında bir karar veriyormuşçasına yargılama faaliyetinde bulunulması zorunluluğu doğar ki, bu durum ne usûl ekonomisi ne de yargılama faaliyetinin amacıyla bağdaşmaz.

Öte yandan, tarafların haklılık durumunun nihaî olarak tespiti esasen yargılama sonunda verilen hüküm ile birlikte mümkün olduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespiti çoğu zaman pek mümkün olamamaktadır. Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda ideal olan yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ise de, haklılık durumu tespitinin nihaî olarak ortaya konulabilmesi için uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi hâlinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi seçeneği usûl ekonomisi ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun düşmektedir. Zira, dosya tekemmül etmeden veya yeterli araştırma yapılmadan bir haklılık değerlendirmesi yapılması ve buna bağlı olarak hükmedilecek yargılama giderleri, taraflar açısından hukuka aykırı sonuçların doğmasına sebep olabilecektir.

Bu itibarla, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davalı idareler aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyoum.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog