11. Hukuk Dairesi 2025/2757 E. , 2025/7472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın, bilişim alanında tanınmış, güvenilir bir firma olduğunu, web sitesi tasarımı, domain, yazılım ve tanıtım filmi hizmetleri sunduğunu, müşterilerine özgün ve kopyalanması mümkün olmayan web siteleri sağlamak amacıyla gizlilik ilkesine büyük önem verdiğini, bu gizliliğin davacı firma ile müşteri arasındaki sözleşmelerde açıkça düzenlendiğini ve ihlal edilmesi durumunda tazminat hükümleri içerdiğini, davalılar ...’nun 2018 yılı Şubat ayında, ...’in ise 2018 yılı Mart ayında davacı firmadan ayrıldıklarını, ancak ...’nun işten ayrılmadan önce davacı firmadan gizlice bilgi topladığını, daha sonra ise kendi çalışmaları gibi göstererek "https://.... com/..." adlı web sayfasında 19 adet web sayfasına ait bilgileri yayınladığını, bu web sitelerinin "..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." adlı siteler olduğunu, her birinin değerinin 2.000,00 TL olduğunu, davalı ...’nun bu projelerin tasarım ve kodlama bilgilerini ifşa etmesi, izinsiz kopyalayarak kendi sunucusunda yayınlaması ve yanıltıcı bilgiler vermesi nedeniyle hukuka aykırı davrandığını, ... adlı müşteriye sunulan hizmetin özgün ve özel bir çalışma olmasına rağmen, kendi web sitesinde "kurumsal tema" şeklinde yanlış bilgi vererek davacı firmanın itibar kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı ...’in ise davalı ... ile birlikte hareket ettiğini, isimlerinin birçok platformda beraber geçtiğini ve yürütülen işte ortak bir amaç güttüklerini, nedizayn.com ve diğer sitelerde her ikisinin isimlerinin geçtiğini, arama motoru sonuçlarında da birlikte anıldıklarını, davacı firmada çalıştıkları süre boyunca bu iş için ortak hareket ettiklerini ve ardından işten ayrılarak davacı firmaya karşı bu girişimleri başlattıklarını, davalı ...’nun web sitesinde 19 farklı web sitesinin izinsiz ve hukuka aykırı şekilde yer aldığını, bu web sitelerinin toplam proje bedelinin 300.000,00 TL olduğunu, web sitelerinin izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanmasının, davacı firmanın maddi ve manevi zarara uğramasına sebep olduğunu, davacı firmanın eserlerine ilişkin bilgilerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (...) kapsamında izinsiz kullanıldığı ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının manevi haklarının ihlal edilmesi nedeniyle ...’in 70/1. maddesi uyarınca izinsiz olarak tasarım, yazılım ve kodlama bilgileri verilen her bir web sitesi için 1.000,00 TL manevi tazminat talep ettiğini, ...’in 68. maddesi uyarınca üç katı tazminat hesaplanarak, her bir web sitesi için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 36.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, izinsiz kullanımlar nedeniyle toplamda 19.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesini talep ettiğini ileri sürerek davalılar tarafından izinsiz kopyalanan ve kendi referansları gibi gösterilen web siteleri nedeniyle, davacı firmanın uğradığı zararın giderilmesi adına toplam 55.000,00 TL (36.000,00 TL maddi + 19.000,00 TL manevi) tazminatın davalılardan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalının bilgisayar programcısı mezunu olduğunu, şirkette sitelerin web arayüz tasarımı kısmında yer aldığını, davalının çalıştığı süre boyunca şirketin tüm projelerinde yer aldığını, ancak herhangi gizli bir bilgiyi firmadan toplamadığını, davalı ...’nun ... adlı siteyi kişisel tanıtım amaçlı kurduğunu ve daha önce yer aldığı projelerden bahsettiğini, herkesin internet ortamında görebileceği umuma açık web sitesi tasarımlarının ekran görüntülerini paylaştığını, söz konusu web sitelerini kendisinin yaptığını iddia etmediğini, aksine projelerin sadece web ara yüz tarafında yer aldığını belirttiğini, söz konusu projelerin ... Bilişim tarafından yapıldığının açıkça belirtilmiş olduğunu, dava konusu web sitelerinin ... kapsamınca korunan eser statüsünde olmadıklarını, söz konusu web sitelerin belirli kalıplarla yapıldığını, özgün olmadığını ve sahibinin hususiyetini taşımadığını, müvekkilinin davacının belirttiği gibi web sitelerine ait dosyaları ve kodlarını kopyalamadığını ve herhangi bir sunucuya aktarmadığını, dilekçede davacı tarafından belirtilen 19 adet siteden ... ‘ın davalının kendi çalışması olduğunu, davacı ... Bilişim ile ilgisi olmadığını, ... adlı sitenin diğer davalı ... ile herhangi bir ilgisi olmadığını, ... adlı sitenin ...’e ait şahıs firmasının web sitesi olduğunu, ... ve ... arasında herhangi bir ticari veya organik bir bağ olmadığını, ...’in ...’in firmasında çalışmadığını, yalnızca ...’ten bir süreliğine destek aldığını ve bu sebeple ... ...’in isminin geçtiğini, müvekkillerinin ... sitesinin sahibi olan ...’i tanımadıklarını, davacının Google arama motorunda ismi aratılan kişinin sonuçlarda çıkan bütün siteleri yapmış olduğu iddiasının mantığa aykırı olduğunu, ...’in ... münasebetinin hatır sebebiyle arkadaşı ...’e yazılım konularında destek olmaktan öteye geçmediğini, halihazırda ...’in "..."da ne isminin ne de numarasının olmadığını, 05...69 numarasının davalı ...’e ait olduğunu, söz konusu bütün sitelerde projelerin ... Bilişim tarafından yapıldığının yazılı olduğunu savunarak davanın her iki davalı yönünden de reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket çalışanı olan davalı ...'nun ... alan adlı internet sitesinde davacı şirkette çalıştığı sırada müşteriler için hazırlanan web sayfalarının görüntülerini yayınladığı, her ne kadar davalı ...'in de bu eyleme katıldığı savunulmuşsa da, buna ilişkin kesin bir delil bulunmadığı, dava dilekçesinde her iki davalının birlikte hareket ettiklerine dair yapılan anlatımların varsayımdan ibaret oldukları, bu nedenle ...'in olayda bir kusurunun bulunmadığı, davalı ... tarafından bu sitelere ait kaynak kodlarının yayınlanmadığı, yalnızca kendisi için referans olarak web sitelerinin ekran resimlerini yayınladığı, bu resimlerin ... kapsamında eser niteliğinde olmadıkları, bu nedenle davacı şirketin ...'in 68. maddesi uyarınca üç kat tazminat talep edemeyeceği, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle davacı tarafça söz konusu web sitelerinin eser vasfında bulunduğu da bildirilmek suretiyle ... hükümlerine dayanılmakla birlikte, haksız rekabete de dayanıldığı, zira dava dilekçesindeki anlatımlarda, davalıların davacı şirketin eski çalışanları olduğu, çalışmaları sırasında davacıya ait gizli müşteri bilgilerini işten ayrıldıktan sonra internet sitesinde yayınlamaları nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığının anlatıldığı, eser niteliğinde olmayan dava konusu web sayfalarının ekran resimlerinin ...'in 84/3. maddesi kapsamında kalan resimlerden olduğu, uyuşmazlıkta, bu nedenle ...'in 84/3. maddesinin uygulanması gerektiği, davalı ...'e ait internet sitesinde davacı şirket tarafından oluşturulan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli web sitelerinin ekran resimlerinin yayınlandığının sabit olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. ve devamı hükümlerinde düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiği, davacı taraf, davalının davaya konu web sitelerinin görsellerini yayınlamakla bir gelir elde ettiğini, davacının da bu olay nedeniyle maddi zarara uğradığını, maddi zarar miktarını kanıtlayamadığı, bu nedenle maddi tazminatın Mahkemelerince takdir edilmesi gerektiği, davacı şirketin müşterileri için hazırlamış olduğu web sitesi resimlerinin müşterilerinin adlarıyla birlikte davalıya ait internet sitesinde yayınlanması nedeniyle müşterileri nezdinde itibarının zarar gördüğü, bu nedenle manevi tazminat da talep edebileceği, davalının kusur derecesi, davaya konu resimlerin sayısı, davalının ticari kapasitesi, davacının iş hacmi dikkate alındığında, 20.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nun kendisine ait internet sitesinde davacı şirket tarafından tasarlanan davacıya ait web sitesi görüntülerini referans olması için müşteri edinmek amacıyla tanıtım ve reklam için izinsiz olarak kullandığı, davalının bu eyleminin TTK'nın 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, davacının haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının kazanç kaybı ve buna bağlı maddi tazminat miktarı tam olarak belirlenemediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince somut olayın özelliği, ihlalin niteliği ve boyutu dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir miktarın mahkeme tarafından belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda mahkemece takdir olunan 20.000,00 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, yine davalıların haksız eylemi birlikte gerçekleştirdikleri ileri sürülmüş ise de davalı ... hakkındaki iddianın somut delillerle ispatlanamadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafça meydana getirtilen web sitelerinin kodlarının ve görsellerinin davalılar tarafından davalı ...'e ait web sitesinde izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı, ...'in 68. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı Kanun'un 70. maddesi gereğince manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin özgün web tasarımı, yazılım ve proje çalışmaları yaptığını, davalılar ... ve ...’in davacı firmada çalışırken gizli bilgilere eriştiklerini, işten ayrıldıktan sonra müvekkiline ait olan 19 adet web sitesini kendi çalışmaları gibi gösterdiklerini, bu durumun müvekkili firmanın itibarını ve maddi/manevi haklarını ihlal ettiğini, davalı ...’nun müvekkiline ait yazılım içeren web sitelerini internet sayfasında kendisine ait gibi yayınladığını, davalı ... ile bu süreçte ortak hareket ettiklerini ileri sürerek ...’in 68. maddesi uyarınca üç katı tazminat taleplerine karşılık maddi tazminat, davacının manevi haklarının ihlal edilmesi nedeniyle de aynı Kanun'un 70/1. maddesi uyarınca manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili, haksız rekabet hükümlerine dayanmamış olmasına rağmen haksız rekabet yönünden hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 26. maddesi taleple bağlılık ilkesini düzenlemiştir. Bu hükme göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır. Anılan Kanun'un 33. maddesinde hakimin, Türk hukukunu re'sen uygulayacağı düzenlenmiştir. Fakat bu hükümden hareketle talepten başkasına karar verilemez. Dolayısıyla her ne kadar HMK'nın 33. maddesi uyarınca, hâkim Türk hukukunu re'sen uygulayacak ise de bu kuralın aynı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesini tümüyle ortadan kaldıracak şekilde genişletilemeyeceği, başka bir deyişle talep edenin talebini değiştirecek şekilde hukukun re'sen uygulanmasının söz konusu olamayacağı ortadadır.
Bu durumda, mahkemece, davacının talepleri doğrultusunda ... kapsamında hakların ihlaline ilişkin bir eylem bulunup bulunmadığının ve buna bağlı olarak tazminat gerekip gerekmediğinin tespiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, talep olmamasına rağmen yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü doğru olmamış, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre, davacının tüm temyiz itirazlarının, mümeyyiz davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, mümeyyiz davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.