T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/05/2023
NUMARASI : 2022/313 E. - 2023/238 K.
DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Kaldırılması, İlan
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/05/2023 tarih ve 2022/313 E. - 2023/238 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin 2019/88762 sayılı ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin sattığı gıda ürünlerinde, basılı evraklarında, kataloglarında, internet sitelerinde ve benzeri mecralarda "..." ibaresini kullandığını, davalı şirketin kullandığı "..." markalı ürünün müvekkili şirketin tescilli "..." markası adı altında ürettiği ve yıllardır kamuoyunca bilinen pirinç ürünündeki markanın birebir aynısı olduğunu, davalı şirketin, müvekkili olan şirketin tanınırlığını ve bilinirliğini kullandığını, davalı şirket kullanımlarının marka hakkına tecavüz mahiyetinde olduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait marka hakkına tecavüzün önlenmesine, mütecaviz ürünlerin toplatılmasına, masrafı davalıdan alınmak kaydıyla hükmün tirajı en yüksek beş gazeteden birinde ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 2019/88782 sayılı "..." ibareli markanın "Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." emtiaları bakımından 14.02.2020 tarihinde davacı adına tescil edildiği; davacı yan tarafından 20.09.2022 tarihli delil dilekçesi ekinde ambalaj görselinin sunulduğu, sözkonusu ambalaj görseli incelendiğinde; "..." ibaresinin altında "..." ibaresine yer verildiği, söz konusu ambalajın pirinç emtiasına ilişkin olduğu; ambalajın arka kısmında da "..." ibaresine yer verildiği, yine ibraz edilen görselde "..." ibaresine yer verildiği; davalıya ait olduğu iddia edilen "..." adresinde bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme yapıldığı; mahalde "..." ibaresinin dış cephe kullanımının bulunduğu, "..." ibareli herhangi bir kullanıma rastlanmadığı; sektörden kimsenin de yer aldığı bilirkişi heyetince ifade edildiği üzere; "..." tamlamasının, davaya konu "pirinç" emtia sektöründe herkes tarafından kullanılan bir pirinç emtia türünü ifade ettiği, bu halde davalı yanın "..." asli unsurlu markası altında ticaretini yaptığı emtia türünü belirtecek nitelikte "..." ve "..." şeklindeki tamlama kullanımlarının 6769 sayılı SMK'nın 7/5-b hükmü kapsamında kaldığı, bu nedenle davalı yanın belirtilen söz konusu kullanımlarının, davacıya ait marka hakkını ihlal etmeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin müvekkili adına tescilli ve korunan bir marka olduğunu, davalının bu ibareyi kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını ve mağdur olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, kaldırılması ve ilan istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tescilli markanın bir pirinç türünün adı olduğunun anlaşıldığı; davalı şirket tarafından da bu ibarenin tanımlayıcı bu anlamıyla kullanıldığı; SMK'nın 7/5-b maddesi uyarınca marka sahibinin markasının, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde malların türüne ilişkin açıklamalarda bulunulması biçiminde kullanılmasını engelleyemeyeceği; davalı şirketin eyleminin marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/03/2026
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...