Karar No
K. 2024/2223
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2223 - 2026/577 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/09/2024

NUMARASI : 2023/340 Esas, 2024/646 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

İDDİA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kazı çalışmaları sırasında müvekkili şirketin altyapısına zarar verdiğini, dava konusu hasarların giderimi için 15.156,76 TL malzeme bedeli ödendiğini, malzeme, işçilik ve montaj bedelleri üzerinden yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, icra takip miktarından montaj ve işçilik giderleri tenzil edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.069,14 TL asıl alacak, 1.270,42 TL faiz ve 228,68 TL KDV yönünden yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 04.05.2024 tarihli dilekçesi ile itirazın iptali talep edilen miktarı 47.691,70 TL olarak ıslah etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 08/05/2021 tarihinde yapılan kazı alanında doğal gaz dışında bir altyapı tesisinin bulunmadığını, aynı alanda başka kurumlarca çalışma yapıldığı gibi, rögar kapağı hizasında görülen bağlantı kazısının karşıda bulunan inşaat alanının kanal bağlantısı için yapıldığını, bu tarihteki hasarda müvekkilinin bir haksız fiilinin bulunmadığını, 19/05/2021 tarihli çalışmanın ise taşeron firma tarafından yapıldığını, bu çalışmada meydana gelen hasarın davacının kablolarının ilgili yönetmeliğe uygun olarak döşenmemesinden kaynaklandığını, davacının tuttuğu tek taraflı tutanaklarla eylemlerin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğinin ispatı anlamına gelmeyeceğini, müvekkilince davacının altyapısına bir zarar verilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ..."Davacıya ait yer altı kablo ve tesislerine davalı şirketin yaptığı çalışmalar sırasında zarar verildiği, davalının zarardan sorumlu olduğu, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın bilirkişi tarafından yasa ve Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde hesap edildiği, haksız fiillerde temerrütün hasar tarihinde oluştuğu ayrıca temerrüte düşürülmesi gerekmediği, bu nedenle hasar tarihinden takip tarihine kadar faiz talep edilebileceği, bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime uygun olduğu, davacının malzeme ve işçilik bedellerini de talep edebileceği, dava dilekçesi ekindeki faturaya göre davacının işçilik satın almış olduğu görüldüğünden davacı tarafın işçilik ücretlerini de talep edebileceği, her iki hasar için malzeme işçilik bedeli olarak serbest piyasa birim fiyatlarına göre belirlenen 46.854,99-TL asıl alacak ve 173,30 TL işlemiş faizin bilirkişi tarafından hesaplandığı, ancak davalının hasar yerlerinden birisi olan 19/05/2021 tarihinde Araplar Mahallesi, Şehit Yaşar Turan Caddesindeki çalışmasını AYKOME haber vererek ordan izin aldığı, davacının da çalışma yerinde personel bulundurarak buradaki hasarı önleme imkanı varken, kendine ait varlıkların geçtikleri yerleri davalı şirkete gösterebilecek iken bunu yapmayarak hasara kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden Araplar Mahallesindeki hasar için hesaplanan miktarın çıkarıldıktan sonra kalan 41.333,23-TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarına işletilecek faiz anılan verginin matrahına dâhil olmadığından, haksız fiilden kaynaklanan alacakların geç ödenmesi nedeniyle işlemiş faize KDV eklenerek alacak hesabı yapılamaz. Bu sebeple faizin kdv'si yönünden TL talep reddedilmiştir. Haksız fiilde zarar bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden likit sayılmayacağından davacının icra inkar tazminatı reddedilmiştir.." şeklindeki gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 08/05/2021 tarihinde müvekkilince kazı yapılan alan içerisinde doğal gaz hattı haricinde altyapı tesisi olmadığını, davacı şirketin elektrik arızası olup onarım yaptığı fotoğraflarda bu durumun görüldüğünü, doğal gaz hattı olmayan yerde müvekkilinin kazı çalışması yapmasının mümkün olmadığını, kazı alanı karşısındaki inşaat halindeki binadan kanalizasyon bacasına kadar kazı yapıldığını, yine aynı alanda birden fazla kurumun kazı yaptığının görüldüğünü, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre 08/05/2021 tarihinde yapılan kazıda davacının alt yapısına zarar verilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, zaten bilirkişilerce bu tarihli hasara ilişkin olumlu olumsuz bir değerlendirmede bulunulmadığını, ispatlanamayan davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının altyapı çalışmaları sırasında davacının altyapısına verdiği zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı tarafça yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde;"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 6098 sayılı Kanununun 50. maddesinde;"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "İspat yükü" kenar başlıklı 190/1. maddesinde;"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "İspat yükü" kenar başlıklı 6. maddesinde;"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6098 sayılı TBK'nun 50. maddesi, 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ve 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi gereğince davada ispat yükü davacı taraf üzerinde olup; davaya konusu zararın davalının kazı çalışmasından kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği açıktır.

Davalı tarafça, 08/05/2021 tarihli kazı alanında doğal gaz dışında altyapının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Taraflarca sunulan fotoğraflardan aynı alanda, bir inşaat firması ile başka kurum ve kuruluşların kazı yaptığı, davalının kazı çalışması yaptığı alanda elektrik altyapısı bulunmadığı gibi davacının hasarının davalı tarafça kazı yapılan alanda meydana geldiğine dair bir delil bulunmamaktadır.

Davacı tarafça tutulan tek taraflı tutanak bu iddianın ispatına yeter olmadığı gibi, tutanak tanığının beyanlarına göre hasar keşfinin doğrudan görgüye dayalı olarak değil davalının kazısından bir iki gün sonra yapıldığı, aynı alanda daha büyük bir kazı yapan inşaatın işçilerinden ve esnaftan bilgi alındığından bu tanığın beyanlarına da itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, zararın davalı tarafından meydana getirildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

A)Davalının istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2024 gün ve 2023/340 Esas, 2024/646 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

B-1)Davanın REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin ve ıslah sırasında alınan toplam 566,76TL harcın mahsubu ile bakiye 165,24TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,

3.6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 332/3.maddesi uyarınca, hükümden sonraki yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine,

6.Davalı, vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca, yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra iadesine, C-1)Davalı tarafça istinaf kanun yolu başvurusu sırasında peşin yatırılan 2.823,47TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

2.Davalı tarafından istinaf kanun yolu aşamasında yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı dahil olmak üzere toplam 1.519,40TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3.Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2026

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog