9. Hukuk Dairesi 2025/8522 E. , 2025/10054 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde Kasım 2011-Haziran 2020 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, hak ettiği alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 14.12.2011-01.06.2020 tarihleri arasında yurt içi tır şoförü olarak çalıştığını, hatalı ve kusurlu davranışı neticesinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 14.12.2011-01.06.2020 tarihleri arasında çalıştığı, aynı işyerinde birlikte çalıştığı iş arkadaşı .... ile tartıştığı ve kendisine fiziksel şiddette bulunduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, ancak dosyadaki bilgi ve belgeler ile yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından davacının ...'ya şiddet uyguladığına dair ...'nın beyanı dışında bir delil bulunmadığından iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiği, davacının zincirleme olarak bir hafta 21,5 saat, bir hafta 10 saat fazla çalışma yaptığı, dinî bayramlar dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının iş sözleşmesinde fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğuna ilişkin hüküm bulunmakta ise de aylık ücret miktarının asgari ücretin biraz üstünde olduğundan bu hükmün geçersiz olduğu, davacının ödenmeyen yıllık izin ücretinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin iddia edilen haklı fesih nedenini kanıtlayamadığından Mahkemece taleple bağlı kalınarak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, davacının ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının bulunduğu, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının zamanaşımına uğramadığı, diğer alacakların ise zamanaşımı dikkate alınarak hesaplandığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
2.Dava belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağından usulden reddi gerektiğini,
3.Davacının işyerinde çalışan başka bir işçiye şiddet uyguladığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,
4.Davacının hesaplamalara esas alınan ücretlerinin hatalı hesaplandığını,
5.Davacı tır şoförü olarak çalıştığından çalışmalarının tanıkla ispatının mümkün olmadığını, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi gerektiğini,
6.Hükmedilen faiz başlangıç tarihleri ve oranlarının hatalı olduğunu,
7.Mahkemece takdir edilen indirim oranının düşük olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, davacının aylık ücret miktarı, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma alacağının ispatında salt davacıyla menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacağın varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının ilk hafta haftanın 3 günü 24'er saat çalışıp 4 saat mola vererek fiilen 20'şer saat çalıştığı, haftanın 1 günü 7 saat çalışıp yarım saat mola vererek fiilen 6,5 saat çalıştığı böylece ilk hafta 21,5 saat çalıştığı; ikinci hafta ise haftanın 2 günü 24'er saat çalışıp 4 saat mola vererek fiilen 20'şer saat, haftanın 1 günü ise 07.00-24.00 saatleri arasında 2 saat mola vererek fiilen 15 saat çalıştığı böylece ikinci hafta 10 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmuşsa da varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır.
Yargılama sırasında dinlenen davacı asıl, davalıya ait işyerinde tır şoförlüğü ve yöneticilik yaptığını belirtmiştir. Davacı tanıklarından ....; davacının şoför olduğunu ayrıca Bursa'da sorumlu olduğunu, ....; davacının tır şoförü olduğunu ayrıca Bursa'nın yetkilisi olduğunu, davalı tanığı .... da davacının şoförlerden sorumlu eleman olduğunu beyan etmişlerdir. Davacı asıl ve tanık beyanlarından, davacının işyerinde hem tır şoförü hem de sorumlu olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Şu hâlde davacının hangi sürelerde tır şoförü olarak çalıştığı, hangi sürelerde sorumlu olarak görev yaptığı, diğer bir anlatımla; davacının fiilen yaptığı işe göre işyerindeki çalışma düzeni ve buna bağlı olarak çalışma gün ve saatleri netleştirilmeden fazla çalışma alacağının hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.