11. Hukuk Dairesi 2025/2703 E. , 2025/7481 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... numaralı ... markasının 1949 yılından beri dava dışı ... Tekstil A.Ş.'ye ait olduğunu 2015 yılında şirketin tasfiye edilmesi ile markanın davacıya devredildiğini fakat devir işleminin Türk Patent ve Marka Kurumuna bildirilmediğini, markanın sehven 31.08.2019 tarihinde yenilenmemesi sebebiyle hükümden düşmesi üzerine davalının kötüniyetli olarak davaya konu ... numaralı "... ... 1925" markasını kendi adına tescil ettirdiğini, söz konusu markasının gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davalının tescilinin kötüniyetli tescil niteliği taşıdığını, davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının son beş yıl içinde markayı kullanmadığını, kullanmama definde bulunduklarını, ayrıca davalının başvurusunun kötüniyetli olmadığını, davacı itirazının reddedildiğini, markalar arasında benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ... numaralı markanın 25. sınıfta ... ÇAMAŞIRLARI ... ibaresi ile davalı adına tescil edildiği, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu ... numaralı markanın 1989 yılında 25. sınıfta dava dışı ... Tekstil A.Ş. adına tescil edildiği, tarafların dava dışı tasfiye edilmiş ... Tekstil A.Ş.'nin ortağı oldukları, şirketin tasfiye edilip terkin edildiği, dosya içerisinde mevcut ... 4. Noterliğinin 04.06.2015 tarihli marka devir sözleşmesi ile ... numaralı ... ibareli markanın 1.000,00 TL karşılığında davacı ... ve dava dışı ...'a devredildiği, markayı devreden kısmında da davalının isim ve imzasının bulunduğu, yine alınan tanık beyanlarına göre de ... markasının 1/2 oranında paylaştırılmasının kararlaştırıldığı, davalının bütün bu olanlardan haberdar olması kaldı ki bizzat markayı da noterde sözleşme ile devretmesine rağmen dava dışı tasfiye edilmiş şirkete ait markanın bir takım şekil ve yazı eklemek suretiyle benzerini kendi adına tescil ettirmesinin iyiniyetli bir davranış olarak görülmediği, ... markası üzerinde davacı ve davalının eşit oranda hak sahibi oldukları, buna rağmen davalının markayı kendi adına tescil ettirmesinin kötüniyetli görüldüğü gerekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiet Kanunu'nun 6/9 hükmü uyarınca davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.