Esas No
E. 2024/17
Karar No
K. 2026/61
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/17 Esas
KARAR NO: 2026/61
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2024
KARAR TARİHİ: 29/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... A.Ş; ülke genelinde oldukça bilinir ve tanınır konumda olan, lojistik sektöründe hizmet kalitesi ve çalışma ilkeleri doğrultusunda ticari itibarı üst düzeyde bulunan bir kurumdur. Kamuoyunda ''...'' olarak tanınan müvekkil, ülkenin 81 iline hizmet götürmektedir. Bu doğrultuda müvekkil ile davalı ... Limited Şirketi arasında gerçekleştirilen akit gereğince müvekkil tarafından davalıya kurye hizmeti verilmiştir. Davalı, hizmet karşılığı asıl alacak kaynaklı gereken ödemeyi yapmadığından yine sözleşmeye dayalı taraflar arasında yürürlükte bulunan cari hesap ilişkisine göre 01.01.2023-11.10.2023 dönem tarihli cari hesapta 385.440,40 TL alacak bakiye kalmıştır. Söz konusu cari hesap alacağının 185.220,24 TL olan kısmı arz ve izah ettiğimiz lojistik hizmetinden kaynaklanmakta olup geri kalan kısmı 200.220,16 TL ise sözleşmeye dayalı cezai bedel alacağıdır. Şöyle ki, davalı taraf sözleşmeye aykırı birçok davranışını ika etmekle birlikte ayrıca gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemlerle haksız fiilde bulunmuş yine aynı sözleşmenin bilhassa cezai bedel şartları içerir maddelerini ihlal etmiştir. Söz konusu eylemlere ilişkin olarak; davalı şirketin işletmiş olduğu restorantta yetkili olarak bulunan ... isimli çalışan, kuryelere karşı sürekli argo dahilinde hitaplarda, kaba söz ve davranışlarla muamelede bulunmuş, bunun dışında muhtelif şekillerde de mobbingde bulunarak örneğin sekiz paketi teslim etmek üzere alan kuryelere dahi 30 dk sonra arayarak nerede olduğunu sorma, geç kaldığını söyleme gibi davranışlar sergilemiş, süre konusunda hayatın olağan akışına denk düşmeyecek, makul sürenin çok ama çok öncesinde baskı yoluyla mobbing gerçekleştirmiştir. Diğer yandan işletme de bulunan diğer ustalar tarafından da kuryeler sürekli küfür içerikli iletişime maruz kalmıştır. Üstelik eylemler bununla da kalmayıp ceza hukukuna taşan fiillere de dönüşmüştür.

Bu kapsamda anılan şahısların, kurye çalışanlarını döner bıçaklarıyla kovaladığı dahi görülmüştür. Tüm bu ve buna benzer olgulardan sonra müvekkil firmanın bölge sorumluları, şefleri işletmeye giderek konu hakkında görüşme sağlamış, fakat sorunun çözümü bir yana yine haksız eylemlere devamla ''kuryelerinizi çekin, yoksa yarın sabah hepsini dövüp, kemiklerini kırarak size gönderirim'' şeklinde tehdite dahi varmıştır. İhbarsız şekilde sonlandırmanın getireceği cezai bedelinde ifa edileceği beyan edilmiştir. Tüm gelişmeler neticesinde, müvekkil şirket alacağın tahsilini teminen cari hesap bakiyesi olan 385.440,40 TL alacak tutarı üzerinden davalı aleyhinde icra takibi başlatmıştır. Ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş ve borçlu 27.10.2023 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz etmiştir. İş bu itiraz üzerine icra takibi durmuştur. Bu doğrultuda itirazın iptali davası ikame edebilmek amacıyla arabuluculuk görüşmelerine başlanmış ve 24.11.2023 tarihinde anlaşamama tutanağı imza altına alındığını, 185.220,24 TL kurye hizmeti alacağı, 4.1.9 maddeye dayalı haksız fillerden kaynaklı 15.000,00 TL cezai bedel yine sözleşmenin 5.1.4 ve sair maddelerine dayalı son iki aylık fatura toplamına denk 185.220,24 TL (139.767,44 + 45.452,80) den oluşan cezai bedel alacağımız bulunmaktadır. Dolayısıyla toplamda 385.440,40 TL ifa edilmemiş vaziyette bakiye borç olarak yer almaktadır. Özetle; davalı müvekkil şirketten hizmet almış ancak ödemesi gereken tutarları ödememiştir. Davalı, müvekkil şirketin kesmiş olduğu faturalara ilişkin herhangi bir iade veyahut itirazda da bulunmamıştır. Dolayısıyla dava konusu faturalar davalı tarafça kabul edilmiştir. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz faturalar , tarafların ticari defterleri ve ticari ilişkisi incelendiğinde de müvekkilin davalıya hizmet verdiği, davalının söz konusu faturalara itiraz etmediği, faturaları kabul ettiği davalının müvekkile takip tarihi itibariyle 385.440,40 TL borcu olduğu anlaşılacaktır. Söz konusu asıl alacağa sözleşmesel ticari faiz kapsamında aylık % 3 faizinde işletilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıkladığımız hususlar akabinde faturalar ve cari hesap ekstresi ile açık olduğu üzere müvekkilimizin alacağı likit olmakla itirazın kötü niyetli olduğu izahtan varestedir. Bu doğrultuda davalının kötü niyetli olarak, yargılama sürecini uzatmak ve müvekkilimizin alacağının tahsilatını güçleştirmek amacıyla hareket ettiği açık olmakla davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini bilvekale talep ederiz. Yukarıda anlatılanlar ışığında; tarafların ticari defterlerinin incelenmesini, itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederiz. karar verilmesini talep etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafça .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas numaralı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ettiği, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar bir sözleşmeden bahsetmişse de davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme olmadığını, davacının varlığını iddia ettiği sözleşmeye itiraz edildiğini, ve gerekirse imza incelemesi yaptırılmasını talep edildiğini, müvekkili şirket davacı ile ... adresinde havi ... isimli işletmesinin kuryelik hizmeti için anlaştıklarını, ancak bu anlaşmada davacı tarafın vaadettiği hiçbir kazanım müvekkili şirkete sağlanmadığını, aksine müvekkili şirket davacının gönderdiği kuryelerle çalıştığı süre boyunca zarara uğradığını, müvekkili davacı tarafla 2023 Haziran ayının ortasından 2023 Eylül ayının başına kadar yaklaşık 2 buçuk ay çalıştığını, davacı şirketten 4 kurye çalışmaya başladığını fakat bu kuryelerin hepsi ayrı ayrı zamanlarda 1 saatten fazla mola vereceklerini söylemiş olduklarını fakat bu durum davacı tarafça daha önce müvekkiline bildirilmediğini, pratikte 3 kurye çalışıyor gibi bir durum oluştuğunu kuryeler siparişleri çok geç götürdüğünü, ekte sunulan restorantın ... yorumlarında da görüldüğü üzere müvekkil şirket "hız" nedeniyle yüzlerce olumsuz yorum almaya başladığını, davacının iddia ettiği gibi 30 dakikada bir kuryelerin aranması durumu kesinlikle söz konusu olmadığını ekte sunulan yorumlarda bir vatandaş evinin 700 metre uzağında olmasına rağmen siparişin neredeyse 2 saatte getirildiğini dile getirdiğini, gerçekten önce müvekkilinin kendi çalışan kuryeleri siparişleri ortalama sürede teslim ederken davacı tarafın kuryeleri 5 dakika mesafedeki yere bile 2 saatte teslimat yapıldığını, müvekkili şirketin restorantının yemeksepeti isimli platformdaki hız skoru davacı taraf ile çalışmadan önce 9,5 iken davacı taraf ile çalışmaya başladıktan sonra 3'e kadar düştüğünü, dolayısıyla karşı tarafça vaadedilen şekilde bir hizmet sağlanmadığını, müşteri değerlendirmelerine bakıldığında olumsuz yorumların tamamının davacı şirket ile çalışma yapıldığı dönemde gerçekleştiğini, bu durumun süreklilik arz etmeye başlayınca müvekkil şirket yetkilisi davacı taraf yetkilisi ile görüşme sağlamış ve davacı taraftan "haklısınız, arkadaşları uyaracağız, bir daha kesinlikle olmayacak" şeklinde dönüş aldığını, buna rağmen aynı problem devam edince müvekkili şirket yetkilisi davacı tarafa artık çalışmak istemediğini, işletmesinin çok zarar gördüğünü söylediğini bu söylemin karşılığında davacı taraf yetkilisi müvekkili şirket yetkilisine "kuryeleri 60 gün daha çalıştırmak zorunda olduğunu, eğer çalışamazsa yüklü bir tazminat ödeteceklerini" söylemiş ve ilişkiler gerilerek sonlandığını olayın oluş şeklinin bundan ibaret olduğunu davacı tarafın iddialarına gelince hiçbirinin tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, davacı taraf müvekkili şirketteki ... isimli personelin kuryeleri sürekli tehdit ettiğini, döner bıçağıyla kovaladığını, müvekkilinin kuryelerin hepsini dövüp kemiklerini kıracağı yönünde tehditte bulunduğunu, kuryelere argo ve mobbing uygulandığını iddia edildiğini, davacının bu iddialarının tamamı gerçek dışı olduğunu, vakıa bu iddialara ilişkin tek bir suç duyurusunda bulunulmadığı şikayetçi olunmadığı, döner bıçağıyla kovalanacak kadar hayati tehlikede olduğu iddia edilen insanların ertesi gün aynı yere çalışmaya gelmeyeceği, davacı yan tamamen gerçek dışı gerekçelerle haksız kar elde etmeye çalıştığını, bu iddiaları ispata muhtaç olup iftira niteliğindeki söylemlere ilişkin olduğunu, bununla birlikte tek başına fatura kesilmesi ve bu faturanın iade edilmemiş olması alacağın varlığına kesin delil teşkil etmediğini, müvekkilinin ödenmemiş hiçbir borcunun bulunmadığını, karşı tarafın vaat ettiği hiçbir hususu yerine getirmediğini, müvekkilin herhangi bir sözleşme imzalamadığını, karşı tarafın herhangi bir cezai şarta hak kazanamayacağını tüm açıklanan bu nedenlerle davanın reddini arz ve talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce .... İcra Dairesi'nin 2023/... E. Sayılı dosyası UYAP üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememizin 04/11/2024 tarihli yazısı ile Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak davacı Emin Hançer'in imza incelemesine esas olmak üzere ıslak imza örnekleri dosyamız arasına alınmıştır.

Dava; .... İcra Dairesinin 2023/... sayılı takip dosyasında yapılan itirazın haksız olup olmadığı, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, davalının cari hesaptan ve sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle davacıya cezai şart borcunun bulunup bulunmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında toplanmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyanın incelemesinde ; davacı ... davalı ... Ve Sanayi Limited Şirketi aleyhine 11/10/2023 tarihinde 185.220,24 TL cari hesap, 200.220,16 cezai bedel alacağı olmak üzere toplam 385.440,40 TL alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mali müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04.06.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ..."Davalının 2023 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdikinin süresinde yapıldığı, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin HMK 222/2 uygun olduğu tespit edilmiştir.

Davalı kayıtlarının takibe konu edilen cari hesap bakiyesi ve dava dilekçesi ekindeki davacı kayıtları ile uyumlu olduğu, davacının takip tarihi 11.10.2023 itibari ile 385.440,40-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.

Davalının takibe konu edilen cari hesap bakiyesini oluşturan fatura içeriklerine ilişkin olarak; hizmetin eksik/kusurlu yapıldığı ve davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği yönündeki itirazların değerlendirmesi Sayın Mahkemenin takdirindedi...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.

Bilirkişiler ... ile Mali Müşavir ... arafından hazırlanan 14/10/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Davacı ... Ve Teknoloji A.Ş.'ninincelenen 2023 takvim yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, Davacı ... Ve Teknoloji A.Ş.'nin incelenen ticari defter ve belgelerinde; Davalı ... Gıda Ltd. Şti.(... Gıda Ltd. Şti.) ... Hesap Kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, her iki taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 385.440,40 TL alacaklı göründüğü, Davacının, .... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas numaralı icra dosyasında yaptığı 385.440,40 TL tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığı, defter, kayıt, belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 385.440,40 TL olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olarak hüküm ifade ettiğine kanaat getirilmesi ihtimalinde, Davacının cari hesap sözleşmesi çerçevesinde alacağının ifa edilmesini talep edebileceği, bu hususun mali bilirkişi üyemiz tarafından açıklandığı; Davacının sözleşme cezası talepleri bakımından ise; ticari defterlerin delil niteliği ve hükmünün Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Sözleşme hükümleri bakımından davacının davalıdan Sözleşmenin 4.1.9., 6.3.hükümlerine göre sözleşme cezası talep edip edemeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,Yönündeki görüşlerimiz; Hukuki durum ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere işbu Bilirkişi Heyet Raporu. dosvası ile birlikte savsıvla arz olunur..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.

Huzurdaki davada taraflar arasında kurye hizmeti verilmesine dair sözleşme kapsamında ticari ilişki bulunduğu, davalının davacıya lojistik hizmet ve sözleşme cezasından kaynaklı kalan cari hesap bakiyesi nedeniyle alacaklı olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya kurye hizmeti verdiği dosyada incelenen defterler, faturalar ve taraf beyanları ile sabittir.

Mahkememizce dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, kayıtların hem alacak bakiyesi hem de cezai şarta ilişkin fatura içeriği bakımından uyumlu olduğu, davacının davalıdan toplam toplam 385.440,40-TL alacaklı olduğunun tespit edilmiş davalı tarafça ticari kayıtların aksini ortaya koyan somut bir delil ileri sürülmemiştir.

Davalı tarafından sözleşmedeki imza inkar edilmiş ise de davalı tarafın cezai şarta ilişkin faturaları ihtirazı kayıt koymaksızın kendi defterlerine kaydettiği, tacir olan davalının ticari defterlerine kaydettiği bir borç hakkında süresinde ve usulüne uygun ihtirazi kayıt ileri sürmemesinin, itiraz etmemesinin borcun zımnen kabulü niteliğinde görüldüğü, yargılama aşamasında imza inkarında bulunulmasının çelişkili davranma yasağı kapsamında olduğu nitekim davalının bir yandan dava konusu edilen sözleşmeye dayalı hizmeti aldığı, diğer yandan hizmete dayalı faturalara ve cezai şarta ilişkin faturayı defterlerine kaydettiği yargılamada ise imza inkarında bulunmasının çelişkili davranma yasağı (venire contra factum proprium) ihlali niteliğinde olduğu değerlendirilmekle davalının sözleşmedeki imzanın inkarının sonuca etkili olmadığı kanaatiyle itirazına itibar edilememiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve dava konusu edilen faturalardan kaynaklı olarak davacının alacağını her iki taraf ticari defter ve belgeleriyle ispatlandığı, davalı tarafça usulüne uygun tutulmuş ve birbirleriyle uyumlu ticari defter kayıtlarının aksini ortaya koyar nitelikte yazılı bir delil sunulmadığı, görülmekle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 185.220,24-TL cari hesap ve 200.220,16-TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 385.440,40-TL üzerinden takibin diğer hüküm ve koşullar altında devamına,

2.İcra takibine konu edilen cari hesap asıl alacağı bakımından alacağın likid olduğu anlaşılmakla İİK 67/2. Maddesine göre takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 37.044,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 26.329,43-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.655,16-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 21.674,27-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 61.670,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 4.655,16-TL Peşin/nisbi Harcı, 21.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.128,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 28.211,26TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7.Devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

8.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/01/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog