Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

11. Hukuk Dairesi         2025/2758 E.  ,  2025/7524 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1644 Esas, 2025/539 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin oğlu ...'in

Polonya'da tanımadığı bazı kişiler tarafından iş yerinde rehin alınarak müvekkiline telefon açtırılıp tehdit edildiğini ve 10.06.2017 tarihli 1.200.000,00 TL ve 31.07.2017 tarihli 1.200.000,00 TL bedelli iki adet çek imzalatıldığını, bu olaydan iki gün sonra 16.05.2017 tarihinde müvekkilinin iş yerine aynı şahısların yanlarında 6 kişi ile beraber gelerek müvekkiline bir protokol imzalattıklarını, müvekkilinin derhal ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, işlenilen yağma, gasp, tehdit, adam kaçırma ve alıkoyma suçlarının faillerinden birisinin de işbu dosya alacaklısı davalı olduğunu, davalının her nedense müvekkilinden gaspetmiş olduğu 10.06.2017 tarihli 1.200,000,00 TL bedelli ilk çeki müvekkilinin savcılığa gideceğinden korkarak bankaya ibraz dahi edemediğini, banka tarafından müvekkiline zamanında haber verilememesi sebebiyle savcılıktan durdurma kararı alamadan işbu takip müstenidi 31.07.2017 tarihli 1.200.000,00 TL bedelli çekin yazdırıldığını, davalının sırf müvekkilini savcılık şikayetinden vazgeçirmek maksadıyla müvekkili aleyhine ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/856 D.iş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı aldığını ve ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. sayılı dosyasıyla takibe geçtiğini, müvekkiline ait 6 adet taşınmaz, 2 adet araç ve pek çok menkul malın haczedildiğini, takip müstenidi çek resmi ve ticari çek olup müvekkilinin takip alacaklısı ile hiçbir ticari ilişkisi ve hiçbir borcu bulunmadığı gibi kendilerini tanımadığını, aynı şekilde müvekkilinin oğluyla dahi hiçbir ticari münasebetleri bulunmadığı gibi kendilerini tanımadığını, bir an için müvekkilinin oğluyla bir ticari münasebetleri bulunduğu varsayılsa dahi bundan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, takip alacaklısının işbu takip müstenidi çeki hangi hukuki sebeple elinde bulundurduğunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 790. maddesi gereğince ispatlamakla mükellef olduğunu, aksi takdirde çeki sahibine geri vermekle yükümlü olduğunu, zorla imzalatılarak alınan çek ve bu çekin icra takibine konulması neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi büyük zararlara uğradığını, alacaklının suç teşkil edecek bir şekilde ve kötüniyetle çeki eline geçirmesi sebebiyle yetkili hamil olmadığı gibi alacaklı sıfatının dahi bulunmadığını ileri sürerek haksız ve mesnetsiz takibin durdurulmasına, müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile bedelsiz çeke dayalı takibin iptaline, davalı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere inkâr veya kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, vekilinin dosya kapsamındaki yazılı beyanlarıyla; dava konusu takibe mesnet teşkil eden çek ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na 02.11.2017 tarihinde yapılan suç duyurusuna ilişkin soruşturma devam etmekte olup şu ana kadar isnad edilen fiillerin işlendiğine dair bir delil veya tanık ifadesinin dosyaya girmediğini, davacının asılsız bir suç duyurusunda bulunduğunu, davacı tarafın sürekli olarak aynı dilekçe ve aynı taleple, müvekkiline dava açmasının çekin kötü niyetle iktisap edildiğini ispat edecek herhangi bir delilin bulunmamasından kaynaklandığını, müvekkilinin davacıyı tehdit etmediğini, yalnızca kendi alacağına ilişkin görüşme yaptığını, haczedildiği iddia edilen malların daha önce ... 9. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı dosyası ile haczedildiğini, söz konusu ... 9. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı dosyasında alacaklı vekili, görülmekte olan işbu davanın vekili olan Av. ... olup bu icra dosyasının da karşı tarafın kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını gösterdiğini, davacı her ne kadar iki adet farklı çekten bahsetse de dava konusunu oluşturan çekin 31.07.2017 tarihli 1.200.000,00 TL bedelli çek olduğunu, diğer çekler ve alacaklısı belli olmayan müvekkilinin dahil olmadığı protokole ilişkin iddiaların asılsız olduğunu, görülmekte olan işbu davanın konusunu oluşturmadığını savunarak davanın reddini, davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla inkâr ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, davacı taraf, oğlunun kaçırılarak baskı ve tehditle kendisine iki adet çek imzalattırıldığını, bunlardan 31.07.2017 tarihli ve 1.200.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından ... 2. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı takip dosyasına dayanak yapıldığını, çekten dolayı borçlu olmadığını iddia etmekte olup olaya ilişkin ceza yargılamasının ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/... E. sayılı dosyasında sonuçlandırıldığı ve davalının gerek soruşturma aşamasında gerekse ceza yargılamasında verdiği beyanlarla davacı tarafı tanımadığı, aralarında ticari ilişki bulunmadığının açık ve net olarak ortaya konduğu, bu hususun takibin iptali istemli olarak açılan ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/... E. sayılı dosyasında da Yargıtay bozma ilamına dayanak yapıldığı, TTK'nın 780/1 maddesi gereğince kayıtsız ve şartsız ödeme vaadini içermediğinden çeke dayanılarak takip yapılamayacağının vurgulandığı, netice itibariyle taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı davalının kendi ikrarı ile sabit olduğundan kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi içermeyen ve kambiyo senedi vasfına haiz olmayan belge yönünden davalı tarafça çeke dayanarak alacağın tahsilini talep amaçlı icra takibi başlatılmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ...'in ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 31.07.2017 tarihli ve 1.200.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ceza mahkemesinin gerekçesine bakıldığında, borcun katılanın oğluna ait olduğu, katılanın oğlu olan borçlunun kaçırıldığına dair bir delil ve katılana bu konuda yapılmış tehdit ve baskıya dair delil bulunmadığı, katılanın oğlunun bu borcu babasına ödetmek adına kaçırıldığı ve hayati tehlikesi bulunduğuna dair bu tarz bir kurgu yapmış olmasının ihtimal dahilinde olduğu hususuna yer verildiği, katılanın oğlundan alacaklı olan kişinin ... olduğu dikkate alındığında davacının davalı ile arasında temel ilişki bulunmadığı, oğlunun hayati tehlikesi bulunduğuna inandırılarak çeki verdiği, bu nedenle çekin davacının serbest iradesi ile gerçek bir borç ilişkisine dayalı düzenlenmediği, "alacaklının ceza dosyasındaki beyanında açıkça borçlu ile aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığını, borçluyu tanımadığını ikrar ettiği göz önünde bulundurulduğunda bu durumda çek kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadini içermediğinden kambiyo vasfı taşımayan bu belge nedeniyle borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasının mümkün olmadığı" gerekçesi ile takibin iptali kararının kesinleştiği, tüm bu nedenlerle taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı, davacı yönünden dava konusu çekin bedelsiz olduğu hususunun sübut bulduğu anlaşılmakla, davacının imzası bulunan protokolün de bu sonucu değiştirmeyeceği, mahkemece menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca davalının kardeşinin alacağı için davacıdan kendi lehine düzenlenen çeki alarak takibe koyduğu, bu durumda takip haksız olmakla birlikte davalının çeki tehdit ve baskı ile aldığına dair ceza mahkemesinde beraat ettiği gözetildiğinde takipte ayrıca kötüniyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı, kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca davacı vekili vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürmüş ise de davanın 1.200.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu ve bu değer üzerinden harçlandırıldığı, hüküm altına alınan vekâlet ücretinde bir isabetsizliğin söz konusu olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72/1.

maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Dava, korkutma nedeniyle verildiği iddia edilen kambiyo senedinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Her ne kadar takip ve dava konusu çeke istinaden başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibine yönelik şikayet, icra merciilerince kabul edilip kesinleşmiş ise de, bu hususta dar yetkili olan icra mahkemesi kararı genel yetkili mahkeme yönünden bağlayıcı olamaz.

Öte yandan gerek takip ve dava konusu çek, gerekse aynı ilişki kapsamında verilen 16.05.2017 tarihli protokol başlıklı belgenin korkutma ile temin edildiğine dair davacı şikayeti üzerine yapılan ceza yargılaması neticesinde de delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği ve beraat kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmekle, hukuk hakimini bağlayıcı olan maddi vakıanın tespitine dair ceza mahkemesi kararı bulunmadığı, dosya içeriğiyle sabittir.

Takip ve dava konusu çek lehtarı davalının doğrudan çekin keşidecisi davacı ile akdi ilişkisi bulunmadığı, kardeşine olan borcundan dolayı kendisinin lehtar yazılarak çekin tanzim edilip verildiğine dair beyanından yola çıkılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının herhangi bir borç ilişkisi nedeniyle tanzim ettiği çekin doldurulması esnasında akdi ilişkinin tarafı olmayan bir başka kişinin de lehtar olarak yazılması hukuken mümkündür.

Nitekim Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 07.12.2017 tarih, 2017/5211 E. ve 2017/7832 K. sayılı ilamında da; herhangi bir kambiyo senedinin tüm unsurlarını içerecek şekilde tanzim edilmesi mümkün olduğu gibi, en geç ibraz anında doldurmak kaydıyla boş olarak dahi lehtara verilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece mevcut delil durumuna göre ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,

15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog