T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde saat 18:40 sıralarında ---- karşısında ehliyetsiz sürücü ---- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı araç ile yol üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan ----istikametinden ----istikametine) yaya ------- çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza sonucunda-----basit Müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmış olduğunu, evde bakımının devam etmekte olduğunu, ve sakat kalmış olduğunu, söz konusu kazada müvekkili sigortalısının kusurlu olduğunun anlaşıldığını ve hasar dosyası açılmış olduğunu, dava dışı---maluliyet için 322.315,57 TL ödeme yapılmış olduğunu, kazada ------- plaka sayılı araç sürücünün % 70, ---- ise % 30 kusurlu olduğu tespitinin yapılmış olduğunu, kaza esnasında ---- plaka sayılı araç sürücüsü ----yaşından küçük ve ehliyetsiz olduğu tespitinin yapılmış olduğunu,----alacağın tahsili için yapılan icra takibinin yapılan itiraz ile durdurulmuş olduğunu, bu vs. nedenler ile itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, aracın --- tarihinde ---- kiralanmış olduğunu ve fiili hakimiyetin bu şirkette olduğunu, bu kapsamda --- gereği tazminatın müvekkilinden tazmin edilmesinin mümkün olmadığını, bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesi arz ve talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ödenen sigorta tazminatının rücu istemine ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. ------sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu,Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, ÖNLENEBİLİR/ ÖNGÖRÜLEBİLİR bir kaza niteliğinde OLDUĞU,
Dava konusu kaza kapsamında----- plaka sayılı araç sürücüsü ------% 30 kusur oranı ile TALİ KUSURLU olduğu,Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni iden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu,Yaya-------- 26 70 kusur oranı ile ASLİ KUSURLU olduğu,
Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından ----- kişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği----tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir. Sigorta Mevzuatı Yönünden
1.Davaya konu olayda davacı----; davalı ---- maliki olduğu---- poliçe numarasıyla ----- vade tarihleri arasında --------- sigortalayan şirket olduğu,
2.Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre ----tarihinde meydana gelen davaya konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği,
3.Davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle---- Sakatlanma ve Ölüm Teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu,
4.Davaya konu kaza nedeniyle davacı ---- tarafından zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı ----Karar numaralı kararına istinaden, ---- Esas dosyasına mübrez teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile dava dışı---- maluliyeti dolayısıyla ---- tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildiği,
5.Ödemeye ilişkin --- kararları ile--------- İcra Dairesi'ne ait belgelerin dosya kapsamında yer aldığı,
6.İşbu bilirkişi heyet raporunun Kusur Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan tespitlere göre, somut olayda davacı ---- zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı ----- meydana gelen bedeni zararı ilgili Kanun ve Genel Şart maddesi uyarınca tazmin ettiği,
7.Dosya kapsamında yer alan ----tarafından düzenlenen ----- tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda Kazaya Karışan Sürücü ve Araçlar kısmında özet olarak; -------- “sürücü belgesiz” olduğu bilgisinin yer aldığı,
8.Somut olayda meydana gelen trafik kazası sonrasında davalı tarafın maliki olduğu ---plakalı aracın dava dışı sürücüsü---- sürücü belgesiz olduğu hususu dosya içeriğinde yer alan ---- tarafından düzenlenen---- tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda yer aldığı üzere sabit olduğu, dolayısıyla davalı tarafın maliki olduğu ----- plakalı aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiği hususu sabit olduğundan, davacı sigorta şirketi açısından rücu koşullarının oluştuğu,
9.Detayları yukarıda yer aldığı üzere; işbu bilirkişi heyet raporunun Kusur Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan tespitlere ve dosya içeriğinde mevcut diğer resmi belge ve tutanaklara (----- tarafından düzenlenen ------- tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı) istinaden davacı---- zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı--------ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1481, KTK Madde 85 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı maddesinin b) fıkrasına göre davalı---------rücu edebileceği,
10.Davalı tarafın cevap dilekçesinde yer alan uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile aracın hakimiyetinin dava dışı müşterisinde olduğu hususu ile ilgili değerlendirmeler farklı bir uzmanlık alanının konusu olduğu, dolayısıyla bu hususta tarafımca değerlendirme yapılamadığı, konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu,
Ek raporda ise;Dosya kapsamında Sn. Mahkeme ara kararı ile verilen görev kapsamında sadece kusur ve rücu ödemesine yönelik değerlendirme yapmış olduğunu,Davalı tarafın cevap dilekçesinde yer alan Uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile aracın hakimiyetinin dava dışı müşterisinde olduğu hususu ile ilgili değerlendirmeler farklı bir uzmanlık alanının konusu olduğu, dolayısıyla bu hususta değerlendirme yapılamadığı, konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Mahkeme'ye ait olduğu, hususunun Kök raporda belirtilmiş olduğunu,Yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere, yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından dikkate alınmasını, bunun haricindeki kusur tespitine yönelik Kök rapor görüş ve kanaatlerinin aynen devam ettiğini," belirtilmiştir. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse--- uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı şirketin ------ plaka sayılı aracın 36 aylığına kiralamış olduğu, buna ilişkin kira sözleşmesi ve aylık ödemelere ilişkin faturaların dosyaya sunulmuş olduğu, bu nedenle davalı aleyhine açılan davanın kiralamanın uzun süreli olması araç dolayısıyla araç üzerindeki fiili hakimiyeti ve ekonomik yararlanmanın kiralayan tarafta olacağı, bu sebeple davalı ------ söz konusu trafik kazasından kaynaklı zarar nedeniyle uzun süreli kiralamadan dolayı sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekmiş ve bu davalı yönünden açılan davanın husumet yokluğunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca dava dışı kaza geçiren tarafından daha önce dava açıldığı ve davacı ile davalının aynı dosyada taraf olduğu gelen müzekkere cevaplarından sabittir. Bu dosyada davalının zarardan sorumlu olmadığı tespit edildiği ve dosyanın kesinleştiğinden davacı taraf vekalet ücretinden sorumlu olduğu değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin harç olarak alınan 4.509,32 TL harçtan mahsubu 3.777,32 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
6.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdiren 59.738,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------ Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..03/03/2026