2. Ceza Dairesi 2024/8230 E. , 2025/23113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; katılan ... vekilinin temyiz isteminin, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında da ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2017/768 Esas, 2019/616 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile suçtan zarar gören (katılan ...) vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 29.03.2023 tarihli ve 2022/944 Esas, 2023/1165 Karar sayılı kararı ile “...suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanan TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması nedeniyle istinabe yoluyla başka mahkeme tarafından savunmasının alınamayacağı, mümkünse huzurda mümkün değilse SEGBİS bağlantısı kurulmak suretiyle yöntemine uygun şekilde sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeksizin suça sürüklenen çocuk ...'nın yakalama emrinin infazı üzerine Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce alınan savunmasına dayalı olarak hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 289. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine aykırı davranılması;...İlk Derece Mahkemesi'nce, Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğününe gerekçeli karar tebliğ edilmemiş ise de,
CMK'nın 2 33... . maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmalardan haberdar edilmesi gereken Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğününe usulen dava ve duruşma günü bildirilmeden, Ceza Muhakemesi Kanununun suçtan zarar gören ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma, iddia ve delillerini sunma, olanağı ve usulünce taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek CMK'nın 289. maddesi 1. fıkrası (e) bendine aykırı davranılması; kabul ve uygulamaya göre de; sanık ... hakkında nitelikli hırsızlık, kamu malına zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de, sanık ...'ın atılı suçları işlemediği yönündeki aşamalarda değişmeyen savunmasının aksini gösterir mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan mahkûmiyetine hükmedilmesi; bina vasfında olan ... Ortaokulunun içindeki kantininden hırsızlık yapıldığının anlaşılması karşısında, suç tarihi nazara alındığında sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 142/1-a maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini; suç tarihinden önce hapis cezası ile mahkûmiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK'nın 50/3. maddesi yollamasıyla TCK'nın 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi," nedenleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılıkların giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 29.03.2023 tarihli ve 2022/944 Esas, 2023/1165 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/354 Esas, 2023/524 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi