T.C.
İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkilinin patentleri ile korunan ... ve ... etken maddelerine haiz ... ürünlerinin 11 Ocak 2016'dan beri ...İlaç Listesinde yer almakta olduğunu, talep ve ihtiyaç halinde Türk Eczacılar Birliği veya SGK tarafından yurt dışından tedarik edilerek stoklanmakta ve hastalara ulaştırılmakta olduğunu, Yurt Dışı İlaç Listesine ... tarihinden itibaren diğer yana ait ... isimli ürünlerin dahil edildiğini öğrendiklerini, ... ürünlerinin patent koruması altında olan ... ve ... etken maddelerini içermekte olduğunu, davalılardan ... firmasının, müvekkilinin patentli etken maddelerini içeren ''...'' adlı ürünlerin üreticisi ve tüm dünyaya pazarlayan olduğunu, Türkiye pazarı için tedarik eden, ithal eden, elde bulunduran ve sözleşme için teklif verenin de ... ve ... olduğunu, ... adlı ürünlerin müvekkilinin dava konusu patentlerini tecavüz ettiğinin kesin ve tartışmasız olduğunu, Sağlık Bakanlığı'nın resmi yurt dışı ilaç listesinde ... adlı ürünlerin ... ve ... etken maddelerini ihtiva ettiğini ilan etmek ve kendileri tarafından üretilip ürünün satışına ilişkin aracı kişi/kurumlarla SGK'ya fiyat teklifinde bulunulmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığını beyan ederek, ... ve ... etken maddelere haiz ... isimli ürünlerin müvekkiline ait ... ve ... sayılı patentlere tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesini, ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; davacının ... isimli bir ilacın dünya çapında korumalı patentini aldığını, diğer davalı ...'nın distrübütörlüğü olan ... isimli ilacın bahse konu ilaçla aynı etken maddeleri içerdiğini, SGK ihalesine girmemesi gerektiğini ancak SGK'nın ruhsatsız ilaçlar için ihale yapmadığını, davacının ilacının Türkiye'de ruhsatlı olmadığını, her iki ilacın da ülkemizde ticarileştirilmediğini ve piyasada bulunmadığını belirterek haksız açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacı tarafın ... ilacının içeriğindeki iki etken madde Türkiye'de patentli olmasına rağmen, ilaca ülke içerisinde ruhsat/ pazarlama izni verilmediğini, Hastaların ... ilacına erişimi yalnızca, insani amaçlı ilaca erken erişim sağlama hakkıyla sınırlı olduğunu, ...’nin fiyatının çok yüksek olduğunu ve ürünü satın alabilen ve bu ürüne erişimi bulunan hastanın mevcut olmadığını, davacı şirketin iddialarını ortaya koyarken, yabancı ülkelerde ruhsatlı ilaçların hangi yollarla ülkemizde satışa sunulduğu sürecini özetlediğini ancak bu satışın ülkemiz içinde yapıldığına dair bir kanıt dosyaya sunamadığını, Türkiye’de kistik fibroz hastalığına sahip yaklaşık 1000-1500 kişi bulunduğunu, müvekkiline ait ... ilacının şimdiye kadar kistik fibroz hastalarının çok kısa yaşam beklentilerini büyük ölçüde uzattığını ve aynı zamanda hastaların semptomlarını önemli ölçüde azaltarak yaşam kalitesini büyük ölçüde arttırdığını, davacı şirket ..., AB'nin diğer birçok ülkesinde (İngiltere, İspanya ve diğerleri gibi) aynı fiyatlandırma stratejisini benimsediğini, bu hastalığın çok yaygın olduğu İngiltere’de, hastalar davacı şirket ...’e ve İngiltere Hükümetine 3 yıldan fazla bir süredir baskı uyguladığını, ancak İngiltere Hükümeti’nin sunduğu önemli tekliflere rağmen, davacı şirket ... uzlaşma yoluna gidilmediğini, davacı tarafa ait ... ile yapılan tedavi yılda yaklaşık 130.000 ABD dolar olduğunu, müvekkil şirketin ...’ u, hacme bağlı olarak yıllık yaklaşık 18.000 / 25.000 ABD Doları olarak fiyatlandırıldığını, Eylül 2017’de, Müvekkil şirketim ... ’de ... ürününü piyasaya sürdüğünü, ancak müvekkil şirketin hiçbir zaman hiçbir ... ürününü Türkiye'de satmadığını beyan ederek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bilirkişiler ... 2 FSHHM'sinin...D.iş sayılı dosyasında sundukları 25/07/2018 tarihli rapor ile tespite konu ilacın ... tablet isimli ürün olduğu, tespite konu ilacın TİTCK'nın internet sitesinde sitesinde yayınlanan Yurt Dışı İlaç Listesine 25/12/2017 tarihinde eklendiği, ... tablet isimli ilacın ... ve ... etkin maddelerini içerdiği, ... ve ... etken maddelerinin talep sahibine ait ... ve ...sayılı patentler ile koruma altına alındığı, tespite konu ... tablet isimli ürününün , talep sahibine ait ... ve ... sayılı patentleri kapsamına girdiği yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. KANAAT VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlık patent hakkına tecavüzün tespiti, men'i, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK.nun 308 ve devamı maddelerinde davayı kabul ve şekli açıkça belirtilmiştir.
HMK 308. Maddesi düzenlemesine göre kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. Madde). Kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).
Bir davada, husumetin hangi davalılara yöneltilebileceği meselesi değerlendirilirken“karşı taraftan talep edilebilecek bir hakkın” varlığı aranır. Bir davada, davacı veya davalı taraf sıfatına sahip olabilmek için, dava konusu uyuşmazlık üzerinden kendisinin talep edebileceği veya kendisinden talep edilebilecek bir hakkın mevcut olması gerekir
Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisine ya da subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır.
Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Sıfat dava şartı olmayıp itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı, davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Hakim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Davalı ...'un davalı şirketin çalışanı olduğu davalının UYAP ortamından yapılan SGK kayıtlarının sorgulanması neticesinde de şirket ile ortak ya da temsilci olma durumunun olmadığı ilaç mümessili olarak görev yaptığı anlaşılmakla davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin 15/11/2021 tarihli duruşmadaki kabul beyanı dikkate alınarak davanın kabulü ile davalıların ... ve ... etken maddelerini içeren ... adlı ürünü ile ... etken maddelerini içeren ... adlı ürününün her ne ad veya marka altında olursa olsun ... ve ... etken maddelerini içeren ürünlerin davacıya ait ... ve ... sayılı patent haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda tecavüz teşkil eden ... ve ... (birlikte içeren) ve sadece ... etken maddesini içeren ürünlerin, üretilmesi, ithali, ihracı, stoklanması, dağıtımı, satış ve tanıtımı veya herhangi bir şekilde ticaret mevkiine konulması, satış için teklif edilmesinin veya bu etken maddeleri içeren ürünler ile ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunulmasının önlenmesine, ... ve ... adlı ürünlerin ... yurtdışı ilaç listesinden çıkarılmasına, bu hususta TİTCK'ye müzekkere yazılmasına, davacıya ait ...ve ... sayılı patentlerin koruma süresi boyunca her ne ad altında olursa olsun patentler ile korunan ... ve ... adlı etken maddeleri içeren (birlikte içeren) veya sadece ... etken maddesini içeren ürünlerin yurtdışı ilaç listesine eklenmesinin önlenmesine, bu hususta TİTCK'ye müzekkere yazılmasına, hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defa ilanına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalıların ...ve ... etken maddelerini içeren ... adlı ürünü ile ... etken maddelerini içeren ... adlı ürününün her ne ad veya marka altında olursa olsun ... ve ... etken maddelerini içeren ürünlerin davacıya ait ... ve ... sayılı patent haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda tecavüz teşkil eden ... ve ... (birlikte içeren) ve sadece ... etken maddesini içeren ürünlerin, üretilmesi, ithali, ihracı, stoklanması, dağıtımı, satış ve tanıtımı veya herhangi bir şekilde ticaret mevkiine konulması, satış için teklif edilmesinin veya bu etken maddeleri içeren ürünler ile ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunulmasının önlenmesine,
2.... ve ... adlı ürünlerin TİTCK yurtdışı ilaç listesinden çıkarılmasına, bu hususta TİTCK'ye müzekkere yazılmasına,
3.Davacıya ait ... ve ... sayılı patentlerin koruma süresi boyunca her ne ad altında olursa olsun patentler ile korunan ... ve ... adlı etken maddeleri içeren (birlikte içeren) veya sadece ... etken maddesini içeren ürünlerin yurtdışı ilaç listesine eklenmesinin önlenmesine, bu hususta TİTCK'ye müzekkere yazılmasına,
4.Hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defa ilanına,
5.Davanın Davalı ... yönünden husumet nedeniyle usulden REDDİNE,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732.0-TL karar harcından peşin yatırılan 44.40-TL harcın mahsubu ile Bozmadan önce hesaplanan tahsil edilmeyen 14.90-TL harç ve 687,60 TL harç olmak üzere toplam 702.50-TL bakiye karar harcının davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı ...'un vekili yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9.Bozmadan sonra davacı tarafından yapılan 280.TL (posta gideri ve dosya masrafı) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10.Davalı ... tarafından yapılan 31.00-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸