Esas No
E. 2019/259
Karar No
K. 2026/208
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/259
KARAR NO: 2026/208
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/06/2019
KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı ... A.Ş. arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkil ... Şti., 2015 yılından beri, davalı ... AŞ.'den ürün alışı yaptığını, müvekkil şirketin, ... AŞ.'den aldığı ürünlerin teslimatı ve tahsilatı ... AŞ. çalışanı diğer davalı ... tarafından yapıldığını, müvekkil şirket, davalı ... AŞ. ile cari hesap usulü çalıştığını, davalı ... sipariş edilen ürün teslimatlarını ve caride görünen alacakların tahsilatlarını yapan diğer davalı ... AŞ. Personeli olduğunu, müvekkil şirketten usulsüz fazladan para tahsilatı yapıldığını, müvekkilinin, davalılarla 2015 yılından beri devam eden ve karşılıklı güvene dayalı ticari ilişki olması ve cari hesap usulü çalışılması, müvekkil şirketin tüm ödemelerini kredi kartı ile yapması nedeniyle usulsüzlük yapılabileceğine ihtimal vermediğini, davalı ... haksız fiilini ikrar etmiş ve müvekkil şirkete küçük bir miktar ödeme yaptığını, müvekkil şirket yaptığı tespit neticesinde ... ile görüşmüş ve davalı ... yaptığı haksız fiili ikrar ettiğini, nitekim bu hususta müvekkil şirket yetkilisi Deniz DOĞU ile davalı yan arasında geçen whatsapp yazışmalarını sunduklarını, davalı ... yazılı mesajları ile haksız fiilini ikrar etmenin yanı sıra haksız olarak uhdesine geçirmiş olduğu paraların iadesine yönelik olarak müvekkil şirkete toplam 29.000,00-TL de ödeme yaptığını, ödemeye ilişkin bilgi whatsapp yazışmalarında da yer aldığını, ancak müvekkil şirket 2015 yılından beri davalı ... AŞ. ile ticari faaliyetini sürdürmekte olup, yapılan haksız fiil neticesinde uğradığı zarar 29.000,00-TL'nin çok üzerinde olduğunu, müvekkil şirketten fazladan tahsil edilen tutarın bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İddia sahibinin, iddiasını ispatla mükellef olduğunu, müvekkilin tahsilatları, doğrudan şirket hesabına girdiğini, şifresini bile bilmediği kartlardan yapılan tahsilatlardan müvekkili sorumlu tutmak, hukuken mümkün olmadığını, davacı ve davalı şirket, hem ay bazında, hem nihai hesap mutabakatı yaptığını, bütün bu mutabakatların davalı şirketin uhdesinde mevcut olduğunu, davacı, kendi yaptığı hesap mutabakatının aksini iddia ettiğini, tarafın kendi muvazaasına dayanması gibi bir şey olduğunu, aksini ancak, aynı veya daha üstün kanıtlarla kanıtlamak zorunda olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının iddia ettiği tüm alacak kalemleri için en geniş anlamda zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının kısmi dava/belirsiz alacak niteliğindeki talebinin, ilerleyen aşamalarda ıslah neticesiyle artırılabilme ihtimali doğduğundan, zamanaşımı def'inin yargılama boyunca göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, davacının iddia ettiği alacak kalemleri, müvekkil şirket ile cari ilişkisi bulunduğundan ve her bir işlemin faturalar ile yapılıyor olması sebebiyle belirlenebilir nitelikte olduğunu, davacının dilekçesinde dava türü açıkça ifade edilmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutma, alacağın belirlenebilir olmadığını ifade etme ile davanın belirsiz alacak davası amacı taşıması durumunda hukuki yarar yoğluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı belirlenebilir niteliğe haiz olan tüm alacak kalemlerinin tespitini bilirkişi incelemesine bıraktığını, davacı, yüksek harç ödemekten kaçınmak üzere davayı alacağın belirlenebilir olmadığını ifade ettiğini, Bornova .... Noterliği ... yevmiye numaralı 26.02.2019 tarihli ihtarnamede 2017 ve 2018 yılları için 178.034,00 TL fazladan ödenen miktar olduğu belirtilmişken huzurdaki davada alacağın belirlenebilir olmadığı beyanı davacının iyiniyetli olmadığının ispatı olduğunu, davacının iddia ettiği tutar açısından eksik yatırdığı harcın mahkeme kanalıyla tamamlattırılmasının talep edildiği, eski çalışan diğer davalı ...'ın isnat edildiği biçimde tahsilatları eksik girme fiillerinin tespiti ceza kovuşturmasının konusu olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

SMMM ... ve Bankacılık uzmanı ...'in 26/05/2022 tarihli bilirkişi heyet kök raporunda; 2015 2016 yıllarında her iki tarafın ticari defterlerinde cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu, 2017 ve 2018 yıllarında kesilen fatura tutarı toplamının taraf defterlerinde aynı olduğu, ödemelerin ise davacı defterlerinde 212.278,16 TL davalı defterlerinde 212.282,15 TL olduğu ödemelere ilişkin farkın 3,99 TL fark ile davalı defterlerinde fazla olduğu, bu tutarın yuvarlama farklarından kaynaklandığı, 2019 yılında fatura tutarlarının aynı olduğu, ancak ödemelerin davacı tarafta 25.591,35 TL davalı tarafta ise 13.423,56 TL olduğu, taraf defterlerinde ödemelere ilişkin farkın 12.167,79 TL olduğu tespit edildiğini, davacının kredi kartıyla yaptığı ödemeleriyle, davalı'nın cari hesap kayıtlarının karşılaştırılması sonucu; davacı lehine 218.940,86 TL. lik bir farkın oluştuğu, davacının 13.06.2019 tarihli dilekçesinde davacı'nın talebi 20.000,00TL olduğunu, 12.02.2019 tarihinde ... Bankasından Davacının ... hesabına ... tarafından 14.000,00 TL ve 15.000,00TL tutarlarında toplam 29.000,00 TL Eft ile ödeme yaptığı, dosyaya sunulan dekont fotokopilerinden anlaşılmış olup bu tutarın 218.940,86 TL den mahsup edilmesi ile 189.940,86 TL kalacağına ilişkin görüş ve kanaatleri bildirilmiştir.

SMMM ... ve Bankacılık uzmanı ...'in 26/05/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; Davacının Kredi kartı ile yaptığı ödemeler ile davalı ticari defterlerinin karşılaştırılmasında, kredi kartı ile yapılan ödemelerin tamamının davalı ticari defterlerine kaydedilmediği, bu duruma kök raporda yer verildiği, banka ekstrelerinde olup ticari defter kayıtlarında yer almayan toplamı 218.940,86 TL tutarında ödeme bulunduğu, ayrıca 12.02.2019 tarihinde ... Bankasından Davacının ... hesabına ... Tarafından 14.000,00 TL ve 15.000,00TL tutarlarında toplam 29.000,00 TL Eft ile ödeme yaptığı dosyaya sunulan dekont fotokopilerinden anlaşılmış olup bu tutarın 218.940,86 TL den mahsup edilmesi ile 189.940,86 TL kalacağı tespit edilmiştir.

Taraflar arasında süre gelen ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete yönelik olarak yapılan ödemelerde fazladan tahsilat yapıldığı, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğu iddia edilmek suretiyle başlatılan icra takibinde davalının ödeme emrinin iptali üzerine mahkememizde itirazın iptalinin dava edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının iddia ettiği gibi fazladan tahsilat yapılıp yapılmadığı yönünde olduğu tespit edilmiştir.

Bu doğrultuda, fazladan tahsilat yapıldığının ispat yükü davacı şirkete aittir. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, 2015-2016 yıllarında, taraf ticari defterlerinde cari hesap bakiyesinin sıfırlandığı, 2017 - 2018 yıllarında fatura toplamlarının taraf defterlerinde uyumlu olduğu, ödemeler yönünden ise, yalnızca yuvarlama kaynaklı ihmal edilebilir farkın bulunduğu, rapor ile tespit edilmiştir. 2019 yılı defter ve kayıtlarında ise, fatura tutarlarının uyumlu olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine göre, davalının davacıdan 12.167,79 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre ise, davacının davalıdan, davalınında davacıdan herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği, bilirkişilerce belirlenmiştir. Dava konusu edilen uyuşmazlıkta kredi kartlarından yapılan ödemeler sebebiyle fazladan tahsilatların yapıldığı ileri sürülmüş, mahkememizce ilgili banka kayıtları getirilmek suretiyle bu kayıtlar üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Banka kayıtları, kredi kartı işlemlerinin kart hamilleri (davacı şirket yetkilisi, davacı şirket yetkilisinin eşi ve babası) adına gerçekleştirildiğini ve tahsilatın davalı tarafa yöneldiğini göstermekle birlikte, davacı şirketin ticari defterlerinde bu kredi kartı ödemelerinin davacı şirketçe yapılmış/üstlenilmiş ödeme olarak kaydedildiğinin, davacı şirket borcuna mahsuben gerçekleştirildiğine veya şirketçe kart hamillerine iade edilmek suretiyle üstlenildiğine ilişkin herhangi bir kayıt ve belge bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, davacı şirketin davalı şirketten ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde fazladan tahsilat yapıldığı gerekçesiyle alacaklı olduğunu söylemek mümkün görülmemektedir. Öte yandan bilirkişi raporunda, 2019 yılı açısından tespite dilen ödeme farklılıklarının hangi ödeme aracı ile hangi tarihte hangi açıklamayla kime ve hangi borca mahsuben yapıldığına ilişkin dosyada somut deliller bulunmamaktadır. Bu itibarla, salt davacı defterlerinde yer alan tek taraflı ödeme kaydının ödemenin fiilin yapıldığı ve özellikle davalıya intikal ettiğini kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatladığı kabul edilemeyeceğinden, davalı defterlerinde karşı kaydın bulunmaması ise başkaca delillerle desteklenmedikçe tek başına davacının alacak iddiasını doğrulamaz. Bu bağlamda, davacı şirket tarafından fazladan tahsilat yapıldığına ilişkin iddianın ve bunun sonucu olarak alacağının varlık ve miktarının ispat edilemediği anlaşılmakla, davanın reddine, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirmesi, davacının takip başlatırken kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi hususları bir arada değerlendirildiğinde, kötü niyet tazminatı istemininde reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.)Davanın REDDİNE,

2.)Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 341,55 TL peşin harç ve 2.902,17 TL ıslah harcının mahsubu ile artan 2.511,72 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,

3.)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,

4.)Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

5.)1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

6.)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/03/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog