T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; 24/12/2002 tarihinde saat 18:30 sıralarında ... ... köyünde bulunan dar köprü üzerinde davalı ...'nın kullandığı işleten ve malikinin diğer davalılardan ...'ın olduğu ... plakalı aracın ... yönüne seyir halinde iken karşı yönden gelen ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasında müvekkilinin kalıcı olarak ağır bir şekilde yaralandığını, kaza sonrası ... plakalı aracın sürücüsü davalılardan ... hakkında ceza davası açıldığını ve yapılan yargılama sonucu kusurlu olduğu tespit edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin engel oranının %13 olarak belirlendiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın ve yine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500,00 TL tedavi giderlerinin hesaplatılarak işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden ve sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, müvekkili için 20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, davalıların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 22/03/2021 tarihli dilekçesi ile; 500,00 TL maddi tazminat taleplerinin 100,00 TL sinin geçici iş göremezlik, 400,00 TL sinin sürekli iş göremezlik taleplerine ilişkin olduğuna dair beyanda bulundukları görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, usulden reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki dosya kapsamındaki kazanın üzerinden yaklaşık 18 yıllık bir süre geçtiğini, kaza esnasında müvekkiline ait aracı kullanan diğer davalı ... hakkında yürütülen ceza yargılaması 16.09.2003 tarihinde kesinleştiğini ve işbu kesinleşme üzerinden de 17 yıllık süre geçtiğini, müvekkili tarafından üçüncü kişilere satılan araç kazaya karıştığını, müvekkilince işbu tarihe kadar dahi araca ulaşma veya üçüncü kişiye aracı devretme durumu bir türlü gerçekleşemediğini, bu kapsamda müvekkilinin olayın olduğu yer, olaya karışan sürücü dahil kimseyle alakası dahi olmamakla sadece kayıtlarda araç sahibi olarak görünmesi nedeni sorumluluğuna gidilmek istenmekte olduğunu, bu durumun hakkaniyete de aykırı bir durum olduğunu, öncelikle müvekkili açısından dava şartı eksikliğinden usulden reddine karar verilmesini, vaki zamanaşımı itirazının dikkate alınarak reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;
Uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını dava konusu trafik kazası 24.12.2002 tarihinde meydana geldğiini, Dava ise 15.07.2020 tarihinde yani olay tarihinden 17 yıl 6 ay sonra açılmış olup zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ve ödeme yapmış olduğu dava dışı şahıslara ait sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkilimiz şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından sunulan 19.08.2019 tarihli ... Devlet Hastanesi %13 Engel oranı bildirir rapor öncelikle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre tanzim edilmediğinden hükme esas alınamayacağını, rapor incelendiğinde görülecektir ki kaza ile illiyet bağı olmayan arazlar da rapora dahil edildiğini, yine kazanın 24.12.2002 yılında yani 17 yıl 6 ay önce gerçekleşmiş olması nedeniyle rapordaki arazların kaza ile illiyet bağı şüpheli olduğunu, kaza ile meydana gelen araz arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunun ve ödeme yapılan dava dışı şahısların maluliyet oranının adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacı ...'ün yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsü ...'in ileri derecede alkollü ve ehliyetsiz olduğu tespit edildiğini, yine davacı araçta hatır taşınıklığı ile seyahat ettiğini, davacının, ehliyetsiz ve alkollü sürücünün aracında hatır taşınıklığı ile seyahat ettiğinin görüldüğünü bu nedenle başvuranın tazminat hesaplamasında müterafik kusur ve hatır taşımasının dikkate alınması ve hesaplanacak tazminattan hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin şirket poliçe dahilinde davacı tarafın ödeme yapmış olduğu dava dışı şahısların geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiği tüm açıklanan bu nedenlerle; Kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, Dava dışı ödeme yapılan şahısların maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, Tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesini, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurucu tarafa yükletilmesini karar verilmesini saygı ile dileriz.
DELİLLER
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp edilmiştir.
Mahkememizce ... Devlet Hastanesine, ... Devlet Hastanesine, ... 1 Nolu Sağlık Ocağına, ... Devlet Hastanesi Başhekimliğine, ... ... Jandarma İlçe Komutanlığına, ...
İl Müdürlüğüne, ... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenmiş ve mahkememiz dosya arasına alınmıştır. Dava; Davacı yanın 24/12/2002 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ... Adli Tıp İhtisas Kurulunun sunmuş olduğu 25 kasım 2021 tarihli rapordan özetle; "...Dava dosyasında mevcut ... 1 Nolu Sağlık Ocağının 24/12/2002 tarihli ve 499 nolu genel adli muayene raporunda “sağ kalçada ağrı hareket kısıtlılığı, burun sol yanda 0,4x0,6cm sıyrık mevcut olduğu”nun kayıtlı olduğu, dosya kapsamında olay tarihli başkaca tıbbi evrakın mevcut olmadığı, Kurulumuzun 07/07/2021 tarihli muayenesinde kişinin “trafik kazası sonrası ayak bileğinden ameliyat olduğunu” söylediği, dosyada mevcut tıbbi evraklar ve radyolojik tetkikler ışığında kişinin beyan ettiği ayak bileği ameliyatı ile olay arasında illiyet bağı kurulamadığı, olay tarihli tıbbi evrakının ve radyolojik incelemelerin temin edilmesi halinde dosyanın yeniden değerlendirilebileceği, Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 08/03/1969 doğumlu, ...’ün 24/12/2002 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı,... ve ... kızı, 08/03/1969 doğumlu, ...’ün 24/12/2002 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır olduğu,İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. "... şeklinde mütalaada bulunmuştur.
İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun sunmuş olduğu 27 Eylül 2022 tarihli rapordan özetle; "... ... ve ... kızı, 08/03/1969 doğumlu, ...’ün 24/12/2002 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 85/... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."... şeklinde mütalaada bulunmuştur.
İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun sunmuş olduğu 11 Eylül 2024 tarihli rapordan özetle;"... Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 08/03/1969 doğumlu, ...’ün 24/12/2002 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 85/... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği, Dosyanın yeniden incelenmesinde olay tarihli yaralanmasına yönelik ek tıbbi belgeye rastlanmadığı, mevcut belgelere göre yapılan yeniden değerlendirmeye göre davacının maluliyet oranında değişiklik bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."... şeklinde mütalaada bulunmuştur. Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler Prof.Dr. ... ile ... ... tarafından hazırlanan 01.06.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"...24.12.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Sürücü ... ... %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, Davalı sürücü ...'nın % 25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, Davalıların 9625 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ün Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 54,41 TL olduğu, Adli Tıp Kurumu tarafından davacının malul kalmadığı belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için bir zararının söz konusu olmayacağı, Davacının maddi zararlarının poliçe limitlerini aşmadığı, Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarından sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı, Dosya münderecatına göre davalı sigorta şirketi bakımından en erken temerrüt tarihi 20.09.2019 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından her hangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüdün 24.12.2002 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederiz. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan. 08.06.2025 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "...24.12.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Davalı sigorta şirketinin %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ün Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 54,41 TL. Olduğu, Adli Tıp Kurumu tarafından davacının malul kalmadığı belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için bir zararının söz konusu olmayacağı, Davacının maddi zararlarının poliçe limitlerini aşmadığı, Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğunun söz konusu olmayacağı(Sayın Mahkemece araç sürücüsü ve işleten bakımından açılan dava tefrik edilerek usulden reddedilmiştir), Dosya münderecatına göre davalı sigorta şirketi bakımından en erken temerrüt tarihinin 20.09.2019 olarak belirlendiği, sonuç ve kanaati ile tarafımca tanzim olunan işbu Ek raporu saygı ile arz ederim ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan 16.01.2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...Davacı ...'ün 24.12.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Nolu Sağlık Ocağı ve ... Devlet Hastanesinde yapılan adli muayeneleri Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmış olup, Dava dilekçesinde bahsi geçen ... Devlet Hastanesi veya ... Devlet Hastanesinde bu kaza nedeni ile ortopedi ameliyatı olduğuna veya tedavi gördüğüne ait bilgi ve belge mevcut olmadığı, Davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunan tedavi giderlerinin kurum tarafından karşılandığı, kurum sorumluluğu dışında tedavi gideri bulunmadığı, Yönündeki kanaatimi Sayın Mahkeme'nin takdirlerine saygılarımla arz ederim ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Mahkememizin 18/04/2023 tarihli talimat yazısı gereği edirne ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış tanık ... beyanında; ..."Her ne kadar Mahkemenizin tanık olarak tebligatı tarafıma tebliğ edilntiş ise de; araştırmalarıma göre ben dosya hakkında bilgi sahibi değilim. Ben ... Devlet Hastanesinde doktor olarak çalışıyorum. Davacı ... 'ün ben de hasta kaydı yoktur. Yapmış olduğum araştırmalarıma göre Genel cerrahi uzmanı emekli doktor ...'in hastası olduğunu tespit ettim, Ancak Mahkemenizce tanık olarak dinlenmem gerektiği zaruri ise adresim itibariyle talimat mahkemesiyle beyanımın alınmasını talep ederim...." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi giderinden oluşan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin işbu dosyasından, davalı sigorta şirketi dışındaki gerçek kişi davalılar yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, davalı ...'ın usuli itirazlarının tefrik edilen dosya üzerinden karara bağlanmasına dair karar verildiği, tefrik işlemlerinin yapıldığı ve mahkememizin 2020/... Esas 'ına kaydının yapıldığı, mahkememizin ... sayılı 17/12/2020 tarihli kararı ile " Davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE " dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlık; 24/12/2002 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, bakım ihtiyacı altında kalıp kalmadığı, ihtiyaç mevcut ise ne kadar süre ile bakıma muhtaç olduğu, tedavi ve bakım giderlerini isteyip isteyemeyeceği, kazanın meydana gelmesinde hangi araç sürücüsünün kusurlu olduğu noktalarında toplanmaktadır.
A-) Zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; işbu davada davalı gerçek şahıslara yöneltilen dava tefrik olup davalı sigorta şirketine yöneltilen dava bakımından yargılamaya devam olunmuştur. Davalı şirketin zamanaşımı itirazı bulunmakta olup cevap dilekçesi incelendiğinde cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığı tespit edilmiştir.
Dolayısıyla davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazı da süresinde değildir. Ayrıca her ne kadar müteselsil sorumlu olan ve dosyadan tefrik edilen gerçek şahıslar zamanaşımı itirazında bulunmuş olsa da sigorta şirketi bundan yararlanamayacaktır. ayrıca aşağıdaki içtihat gereği süresinde zamanşaımı ileri sürenden de faydalanamaz. Zira, Türk Borçlar Kanunu'nun 161.maddesinde "Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz" hükmü yer almaktadır. Bu nedenle davalılardan birisi tarafından ileri sürülen zamanaşımı definden zamanaşımı definde bulunmamış olan diğer davalı yararlanamaz.
B-) Maddi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede; huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tatbiki gereken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” hükümlerine yer verilmiş olup Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinin de; “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edildiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde ise haksız bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davalı sigorta şirketinin ZMSS ile sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsünün davacının içinde bulunduğu ... plakalı araçla çarpışması sonrası davacının yaralanmasına bağlı olarak geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile manevi tazminat isteminde bulunulduğu görülmüştür.
Davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 24/12/2002 tarihi itibari ile yürürlükte olan ''85/... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre" alınan raporda davacının kalıcı maluliyetini % 0 geçici iş göremezlik süresinin 1 ay tespit edildiği görülmüştür.
Davacı vekilince maluliyet durumuna itiraz edilmiş ise da mahkememizce davacının celbini istediği evraklar içi ... Devlet hastanesine birden fazla kez müzekkere yazılmış, tedaviyi yapan doktorun talimat yolu ile dinlenilmesine çalışılmış ancak dosyaya maluliyet durumunu değiştirecek bir evrak kazandırılmamıştır. Bu hususta ispat yükü davacıda olup mahkememizce gerekli tüm araştırmalar yapıldığından ve ATK raporlarının, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapılarak hazırlandığı anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Somut olayda kusur durumuna ilişkin mahkememizce alınan 22/12/2023 tarihli raporda ceza mahkemesinde alınan raporlarda incelenmek sureti ile yapılan tespitlerin olayın oluşuna uygun ve hükme elverişli olduğu görülmekle bu rapor doğrultusunda davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün ehliyetsiz ve alkollü olması nedeniyle 2918 sayılı kanunun 47. ve 52. maddesi uyarınca %75, tefrik edilen davalı sürücünün köprüde hızını azaltmaması nedeniyle ise 2918 sayılı kanunun 52. maddesi %25 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Emsal ücret konusunda ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olup gerçek zararın belirlenmesi için gelirin net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması gerekmektedir. Anılı kriterler uyarınca ayrıntılı, gerekçeli, alternatifli dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun hesaplanması ile itibar edilir bulunan 08.06.2025 tarihli aktüer ek bilirkişi raporu kapsamında yapılan hesaplamalar hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle tarafların kusur oranı ve poliçe limiti hususları da dikkate alınarak hesaplanan tutarlar üzerinden davalının sorumluluğunun mevcut olduğu, ZMMS sigortacısının davalı olduğu anlaşılmış olup üzerinden hesaplanan 54,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı hüküm altına alınmıştır. Kalıcı maluliyet bulunmadığı için de sürekli iş göremezlik talebinin reddi gerekmiştir. Tedavi giderleri yönünden alınan 16/01/2026 tarihli raporda talep edilebilecek tedavi gideri bulunmadığı belirtilmiş ise de davacının kazadan kaynaklı en az 2 kez hastaneye gittiğinin belli olduğu bu durumda tedavi olduğunun sabit olduğu davacının da son celse talebi gibi karar verilmesini talep ettiği gözetilerek usul ekonomisi gereği yeniden rapor alınmadan davacını talebi gibi 500,00 TL üzerinden tedavi gideri hüküm altına alınmıştır.
C-Temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında yapılan değerlendirmede; rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edilmesinden sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup davalı sigorta yönünden temerrütün 20/09/2019 tarihinde gerçekleştiği tespit edilmiş, kazaya sebep olan aracın kullanım amacı hususi olduğundan yasal faiz işletilmesi suretiyle hüküm kurulmuştur.
D-) Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; manevi tazminat ZMM poliçesi ile teminat altına alınmamış olup sigorta şirketine bu talep yöneltilemeyeceğinden manevi tazminat isteminin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının maddi tazminat yönünden açtığı davası yönünden; davacının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davasının reddine, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 54,41 TL 'nin davalı ... şirketinden ise 20/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili sureti ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının tedavi giderine ilişkin davasının kabulü ile, 500 TL tedavi gideri tazminatının 20/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat yönünden açtığı davası yönünden; davacının davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; A) Davacının maddi tazminat yönünden açtığı davası yönünden;
1.Davacının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin davasının reddine,
2.Davacının geçici iş göremezliğe ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 54,41 TL 'nin davalı ... şirketinden ise 20/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili sureti ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3.Davacının tedavi giderine ilişkin davasının kabulü ile, 500 TL tedavi gideri tazminatının 20/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, B) Davacının manevi tazminat yönünden açtığı davası yönünden;
1.Davacının davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının reddine, Harç yönünden; C)492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL'lik harçtan peşin alınan 71,73 TL'nin mahsubu ile 660,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Yargılama giderleri yönünden; D)Davacı tarafından yapılan 16.981,95 TL'lik yargılama giderinden davanın kabul nispetine göre (%2,64) 448,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, E)Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına, Vekalet ücreti yönünden; F)Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 gereği 554,41 TL'lik vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (maddi tazminat) G)Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.13/2 gereği 445,59 TL'lik vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (maddi tazminat) H)Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.10/3 ve 13/2 gereği 20.000,00 TL'lik vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (manevi tazminat) I)Karar kesinleştiğinde bakiye avansın ilgililerine iadesine, J)Devletçe karşılanan 1.320 TL'lik arabuluculuk giderinin davanın haklılık durumuna göre 34,84 TL'sinin davalıdan; bakiye 1.285,16 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026 Katip ... E-İMZA Hakim .. E-İMZA