Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/15431 E.  ,  2025/17589 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/8 E., 2025/404 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.11.2002 tarihinde eşi ...’dan boşandığını, bu tarihten bir süre sonra babası ...’ın ölümü üzerine yetim aylığı almaya başladığını, daha sonra müvekkilinin eşinden hileli olarak boşandı iddiası ile 18.10.2008 tarihinde aylığının kesilerek Malatya 6. İcra Müdürlüğünün 2010/6134 E. sayılı dosya numarası ile davalı tarafından takip başlatıldığını, müvekkilinin 16.03.2011 tarihinde Malatya 1. İş Mah. 2011/280 E., 2014/303 K. sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespiti ve aylığının tekrar bağlanabilmesi için menfi tespit davası açtığını, bu davanın reddedilerek 23.12.2014 tarihinde kesinleştiğini, geçen süre zarfında fiili durumda oluşan değişiklik sebebiyle bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin eşinden boşandıktan sonra evli iken ikamet ettikleri evde kalmaya devam ettiğini, bu süre zarfında eşinin çocukları ile kişisel irtibat kurabilmesi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için eşi ile irtibatının ihtiyaçlar doğrultusunda devam ettiğini, bu durumun müvekkili ile eski eşinin aynı evde ikamet ettiği algısını yarattığını, ancak müvekkilinin uzun yıllardır tek başına ikamet ettiğini, müvekkilinin eski eşinin annesi ile aynı mahallede ikamet ettiğini, ayrıldıktan sonra eski eşinin annesi ile birlikte yaşamaya başladığını, eski eşinin çocuklarını görmek amacıyla müvekkilinin ikametine geldiğini, çocukların babalarını görmek için eski eşinin (babaannelerinin) ikametine gittiğini, fiili bir beraberlik olmamasına rağmen evlerin yakın olması nedeniyle iletişimin devam ettiğini, bu durumun fiili beraberlik olarak yorumlandığını, müvekkilinin eşinden boşandıktan sonra evli iken kirada oturduğu evde oturmaya devam ettiğini, kirasını kendisinin ödediğini, eski eşinin evin ve eşyaların kendisinin olduğunu iddia ederek müvekkilinden evden çıkmasını isteyerek defalarca rahatsızlık verdiğini, bu konuda 08.12.20 14... .01.2015 tarihinde alınan ifadeler ve takipsizlik kararları olduğunu, SGK'nın fiili birliktelik durumunun tespiti üzerinden 10 yıllık bir süre geçtiğini, bu süre içinde fiili birliktelik durumu mevcut olduğu iddiası kabul edilse dahi geçen zaman diliminde bu durumun değişmiş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012-101154 E., 2013/360 K. 13.03.2013 tarihli kararı ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2017/1207 E., 2017/3795 K. 26.04.2017 tarihli kararlarında hak sahibine eylemli birlikteliğin sona erdiği tarihten itibaren diğer koşulların varlığı durumunda gelir/aylık bağlanabileceğinin kabul edildiğini, müvekkilinin kalp hastası olduğunu, herhangi bir sağlık güvencesi olmadığını, ilaçlarını almakta maddi sıkıntı yaşadığını, çocuklarından aldığı destekle geçimini sağladığını, mağdur olduğunu, açıklanan nedenlerle ve re’sen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava tarihi itibariyle yetim aylığının tedbiren bağlanması, davalı Kurumca kesilen yetim aylığının fiili durumun değiştiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte müvekkiline iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu,

HMK'nın 114. maddesinde aynı davanın daha önceden “kesin hükme bağlanmamış olması” nın dava şartlarından sayıldığını, açılan davanın daha önceden Malatya 1. İş Mah. 2011/280 E. 2014/303 K. sayılı ilamı ile reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, bu nedenle tarafları ve konusu aynı olan huzurdaki davanın esasa girilmeden usulden reddini, kaldı ki geçen süre zarfında fiili değişiklik sebebiyle davanın açıldığı gerekçesinin de isabetli olmadığını, davacı tarafından yetim aylığı alınması için muvazaalı şekilde boşanmanın gerçekleştiğinin ispatlandığını, yetim aylığı almaya hak kazanamadığının sabit olduğunu, sıradan herhangi bir durumun boşanmadaki asıl amacı değiştiremeyeceğini, Kanun'un arkasından dolanarak hukuka aykırı olarak menfaat elde etme çabasını meşrulaştırmayacağını hukuka aykırı olarak doğan işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceğini, ayrıca dava dilekçesi fiili durumun değiştiği tarihten itibaren yetim aylığının bağlanmasının talep edildiğini, bu talebe göre boşanmanın muvazaalı şekilde yapıldığının dolaylı yolla da olsa kabul edildiğini, açılan davanın kötü niyetli olduğunu, beyanların ve uydurulan bir kısım fiili durumun gerçek durumu yansıtmadığını, bu durumun hakkın kötüye kullanılması olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir, bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96. madde hükümlerine göre geri alınır şeklinde olduğunu, bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın izah edilen sebepler ve re’sen tespit edilecek sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak öncelikle kesin hüküm nedeniyle ve izah edilen nedenlerle reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasındaki şikayetlere ilişkin 2014/23425 soruşturma no.lu, 2015/4551 soruşturma no.lu ceza dosyaları ile davacının şikayeti üzerine Aile Mahkemesince verilen uzaklaştırma kararları getirtilerek içeriği, verilen ifadeler değerlendirilmeli, tarafların ikametğahlarının bulunduğu adreslerdeki komşularının ve muhtar-azaların tanık olarak beyanına başvurulmalı, davacının ve boşandığı eşinin adreslerinde zabıta araştırması yapılarak birlikte yaşama olgusu yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında da araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir, gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Kurum işleminin iptali ile davacıya 23.12.2014 tarihi itibariyle yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıya 23.12.2014 tarihi itibariyle ödenmeyen yetim aylıklarının faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;

a)Kesinleşen dosya kapsamında tarafların birlikte yaşadıklarının sabit olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini,

b)Tarafların birlikte yaşadıklarının sabit olduğunu, ağırlıklı tanık beyanlarına göre davanın kabulünün yerinde olmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr.

A. Recai Seçkin’e Armağan, ...

Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

2.Eldeki davada ise Mahkemece verilen ilk kararı, bozma içeriğinde belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizce bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozma sonrası, dinlenen tanık beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

3.Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacının ve boşandığı eşinin adres kayıt sisteminde kayıtlı adreslerinde ayrı ayrı araştırma yaptırılarak, re'sen tespit edilecek komşu, varsa bina yöneticisi ve kapıcıların tespiti yapılarak ifadelerine başvurulmalı, taraflara ait 2014 sonrası MEDULA kayıtları getirtilmeli, davacı ve boşandığı eşin adres kayıt sistemine kayıtlı adreslerinde ayrıntılı zabıta araştırması yaptırılarak birlikte yaşayıp yaşamadıkları araştırılmalı, kesinleşen Malatya 1. İş Mahkemesinin 2011/280 Esas, 2014/303 Karar sayılı dosyasının 23.12.2014 tarihinde kesinleştiği gözetilerek kesinleşme sonrası davalı Kuruma yapılan ilk müracaat tarihi esas alınmak suretiyle birlikte yaşama olgusu araştırılarak talebi takip eden aybaşından itibaren aylığa hak kazanılacağı hususu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog