Esas No
E. 2024/653
Karar No
K. 2026/84
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/653 Esas
KARAR NO: 2026/84
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 08.04.2019 tarihinde işbirliği sözleşmesi akdedildiğini, tarafların borç ve yükümlülükleri ve taraflar arasındaki finansal ilişkiler ile sözleşme ile açıkça belirlendiğini, bu hizmetin 27.02.2024 tarihinde faturalandırıldığını, fatura borcunun ödenmemesi üzerine .... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, karşı tarafça edimlerin yerine getirilmediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın fellowship programı için uygun bir üniversite hastanesi arayışına girdiğini, bu süreçte davacıdan teklif aldıklarını, müvekkili şirketin davacı ile 19.000,00 ABD Dolarını 3 taksit şekilde anlaştıklarını, son taksit kalmış olan 9.000,00 ABD Dolarını ödemeden önce davacının 9.000,00 ABD Doları yerine 12.500,00 ABD Doları bedelinde bir fatura kestiğini, davacının müvekkili firmadan fazladan ücret talep ettiğini, müvekkilinin 9.000,00 ABD Doları ödediğine dair dekontu davacıya ilettiğini, fazladan talep edilen ücreti ödemediğini, davacının bu yüzden icra takibi başlattığını, dava dilekçesinde ki iddia edilen hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, davacının haksız olarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde ihtiyati haciz talep ettiği, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin mahkememiz dosyasının 31/12/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği görüldü.

Mahkememiz dosyasının 26/02/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 12/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının .... İcra Müdürlüğünün 2024/...

E. Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağının tutarı, davalı tarafça takibe konu faturaya süresinde itiraz edilip edilmediği, faturanın davalıya hangi tarihte tebliğ edildiği ve itirazın hangi tarihte yapıldığı BA-BS formları da karşılaştırılarak davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı yönünde verilen görevlendirme çerçevesine göre; Vergi Dairelerinde celp edilen karşılaştırmalı Ba-Bs formlarına göre; tarafların birbirine düzenlediği ve aldığı faturaların birebir örtüştüğü, ancak ödeme emri konusu faturanın e-arşiv faturası olması sebebiyle faturanın tebliği ile ilgili bir karine oluşmadığı, Davacı şirketin ödeme emri konusu 21.02.2024 tarih, ... numaralı ... danışmanlık bedeli içerikli 12.500,00.-USD bedelli e- arşiv faturasını 27.02.2024 tarihinde ...@... e-mail adresinden, davalı şirketin ...@... e-mail adresine tebliğ ettiği,

Davacı şirket tarafından takip konusu edilen 21.02.2024 tarih, ... numaralı ... danışmanlık bedeli içerikli 12.500,00.-USD bedelli e- arşiv faturasının 27.02.2024 tarihinde ...@... e-mail adresinden, davalı şirketin ...@... e-mail adresine tebliğ ettiği, davalı şirketin ise 19.03.2024 tarihinde mail yoluyla faturaya itiraz ettiği ve tutarının 9.000,00.-USD olarak değiştirilmesinin istendiği, bu durumun TTK 21/2 kapsamında süre yönünden değerlendirilmesinin Yüce Mahkemenize ait olduğu, Davacı şirkete ait 2024 yılı ticari defterlerin HMK 222/2 kapsamında delil teşkil ettiği,

Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirkete 21.02.2024 tarihinde 12.500,00.-USD karşılığı 386.250,00.-TL- tutarında 1 adet e- arşiv faturası düzenlediği, davalı şirketin bu faturalara karşılık 17.01.2024 tarihinde 9.000,00.USD karşılığı 270.423,00.-TL ödeme yapıldığı, bu ticari iş ve işlemler neticesinde 21.02.2024 tarihinden itibaren davacı şirketin, davalı şirketten 3.500,00.-USD karşılığı 115.827,00.-TL cari hesap alacağının olduğu, Davalı şirkete ait (bkz 5.7. Taraf ticari defterleri arasındaki farkın irdelenmesi) 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmediği,

Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin davacı şirket hesaplarını verilen sipariş avansları hesabında tuttuğu, davacı tarafından düzenlenen faturaları cari hesap ve kayıtlarına almadığı, ihtilaf olmayan 2023 yılından 526.822,15.-TL devir alacakla birlikte davalı şirkete gönderilen 17.01.2024 tarihinde gönderilen 9.000,00.-USD karşılığı 270.473,00.-TL ile birlikte davalı şirketin davacı şirketten 797.245,15.- TL alacağının olduğu, davalı ticari defterlerinin TTK64/1 ve TTK 65/2 kapsamında usulüne uygun tutulmadığı, Davalı ticari defterlerindeki dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarının terditli olarak yeniden düzenlendiği,

Uyuşmazlık konusu faturaya davalı şirketin itirazının kabulü halinde; davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takip tarihinde davalı şirketin davacı şirkete herhangi borcunun olmayacağı,

Uyuşmazlık konusu faturaya davalı şirketin itirazının reddi halinde; davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takip tarihinde davalı şirketin davacı şirkete 3.500,00.-USD karşılığı 115.827,00.-TL borcunun olacağı,

Taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi davacı şirket tarafından davalı şirkete TBK 117 kapsamında herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, davacı vekilinin takip talebinde belirttiği, bankalarca 1 yıla kadar döviz mevduatına uygulanan %5,25 azami faiz oranından asıl alacağa 21.02.2024 fatura tarihinden 29.05.2024 takip tarihinde kadar 49,34.-USD faiz tahakkuk edebileceği, Tüm bu nedenlerle;

Davalı şirket tarafından .... İcra Dairesi 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 29.05.2024 takip tarihinden itibaren 3.500,00.-USD cari hesap alacağı, 49,34.-USD işlenmiş faiz olmak üzere toplam 3.549,34.-USD alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE

Dava; davacı tarafından fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. Huzurdaki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.

Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak üzere süre ve imkan tanınmış, bilirkişi raporu alınmıştır.

Bilirkişi tarafından hazırlanan 13/05/2025 tarihli raporda "Vergi Dairelerinde celp edilen karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; tarafların birbirine düzenlediği ve aldığı faturaların birebir örtüştüğü, ancak ödeme emri konusu faturanın e-arşiv faturası olması sebebiyle fatura tebliği ile ilgili bir karine oluşmadığı, Davacı şirketin ödeme emri konusu 21.02.2024 tarih, ... numaralı ... danışmanlık bedeli içerikli 12.500,00.-USD bedelli e- arşiv faturasını 27.02.2024 tarihinde ...@... e-mail adresinden, davalı şirketin ...@... e-mail adresine tebliğ ettiği,

Davacı şirket tarafından takip konusu edilen 21.02.2024 tarih, ... numaralı ... danışmanlık bedeli içerikli 12.500,00.-USD bedelli e- arşiv faturasının 27.02.2024 tarihinde ...@... e-mail adresinden, davalı şirketin ...@... e-mail adresine tebliğ ettiği, davalı şirketin ise 19.03.2024 tarihinde mail yoluyla faturaya itiraz ettiği ve tutarının 9.000,00.-USD olarak değiştirilmesinin istendiği, bu durumun TTK 21/2 kapsamında süre yönünden değerlendirilmesinin Yüce Mahkemenize ait olduğu, Davacı şirkete ait 2024 yılı ticari defterlerin HMK 222/2 kapsamında delil teşkil ettiği,

Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirkete 21.02.2024 tarihinde 12.500,00.-USD karşılığı 386.250,00.-TL tutarında 1 adet e- arşiv faturası düzenlediği, davalı şirketin bu faturalara karşılık 17.01.2024 tarihinde 9.000,00.-USD karşılığı 270.423,00.-TL ödeme yapıldığı, bu ticari iş ve işlemler neticesinde 21.02.2024 tarihinden itibaren davacı şirketin, davalı şirketten 3.500,00.-USD karşılığı 115.827,00.-TL cari hesap alacağının olduğu, Davalı şirkete ait (bkz 5.7.Taraf ticari defterleri arasındaki farkın irdelenmesi) 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmediği,

Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davalı şirketin davacı şirket hesaplarını verilen sipariş avansları hesabında tuttuğu, davacı tarafından düzenlenen faturaları cari hesap ve kayıtlarına almadığı, ihtilaf olmayan 2023 yılından 526.822,15.-TL devir alacakla birlikte davalı şirkete gönderilen 17.01.2024 tarihinde gönderilen 9.000,00.-USD karşılığı 270.473,00.-TL ile birlikte davalı şirketin davacı şirketten 797.245,15.-TL alacağının olduğu, davalı ticari defterlerinin TTK64/1 ve TTK 65/2 kapsamında usulüne uygun tutulmadığı, Davalı ticari defterlerindeki dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarının terditli olarak yeniden düzenlendiği,

Uyuşmazlık konusu faturaya davalı şirketin itirazının kabulü halinde; davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takip tarihinde davalı şirketin davacı şirkete herhangi borcunun olmayacağı,

Uyuşmazlık konusu faturaya davalı şirketin itirazının reddi halinde; davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; takip tarihinde davalı şirketin davacı şirkete 3.500,00.-USD karşılığı 115.827,00.-TL borcunun olacağı,

Taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi davacı şirket tarafından davalı şirkete TBK 117 kapsamında herhangi bir ihtarname keşide edilmediği, davacı vekilinin takip talebinde belirttiği, bankalarca 1 yıla kadar döviz mevduatına uygulanan %5,25 azami faiz oranından asıl alacağa 21.02.2024 fatura tarihinden 29.05.2024 takip tarihinde kadar 49,34.-USD faiz tahakkuk edebileceği, Tüm bu nedenlerle;

Davalı şirket tarafından .... İcra Dairesi 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 29.05.2024 takip tarihinden itibaren 3.500,00.-USD cari hesap alacağı, 49,34.-USD işlenmiş faiz olmak üzere toplam 3.549,34.-USD alacak üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. "şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.

Emsal mahiyette Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/3926 E., 2020/2954 K. Sayılı kararında " Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.

Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

2.fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.

Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.

Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının defterlerine göre davacının icra takibinde asıl alacak olarak bildirdiği tutar miktarınca davalıdan alacaklı olduğu, tarafları vergi dairesi formlarının da birbiri ile örtüştüğü, davalı tarafça fatura bedelinin 12.500 Usd olarak düzenlenerek fazla bedel talep edildiğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre fatura bedelinin 9.000 USD olması gerektiğini savunduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya ilişkin yazılı bir belgenin dosyaya sunulmadığı nitekim davalı da davayı cevap dilekçesinde taraflar arasında sözlü olarak anlaşıldığını beyan ettiği, tarafların defterlerinin incelenmesine ilşikin bilirkişi raporundan; davaya ilişkin 12.500,00.-USD bedelli e- arşiv faturasının 27.02.2024 tarihinde ...@... e-mail adresinden, davalı şirketin ...@... e-mail adresine tebliğ ettiği, davalı şirketin ise 19.03.2024 tarihinde mail yoluyla faturaya itiraz ettiği ve tutarının 9.000,00.-USD olarak değiştirilmesinin istendiğinin tespit edildiği bu hali ile davalı tarafından faturaya süresinden sonra itiraz edildiğinin anlaşıldığı, sekiz günlük süre içinde faturaya itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olacağının yukarıda yer verilen emsal mahkeme içtihadında da belirtildiği , bu hali ile somut durumda fatura içeriğinin 9.000 USD olduğu yönündeki iddianın, faturaya süresinde itiraz edilmediğinden davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davalı tarafça bu hususun ispatına ilşikin yazılı delil de sunulamadığı görülmekle açıklanan nedenlerle davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulü ile takibe yapılan itirazın asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş, takipte gösterilen asıl alacak tutarı olan 3.500 USD nin dava tarihindeki karşılığının 120.020,95-TL olduğu , tevzi formunda ise bu bedelin üzerinde bir rakam gösterildiğinden harç ve vekalet ücreti takdirinde 3.500 USD nin dava tarihindeki TL karşılığı olan (3.500 USD X 34,2917-TL = 120.020,95 TL) 120.020,95-TL bedel esas alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş ayrıca mahkememizce kabul edilen alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen kısım üzerinden davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş , koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ KISMEN İPTALİ ile; takibin 3.500,00 USD asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına,

2.Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarının takip tarihindeki karşılığı olan (3.500,00 USD x 32,12 TL=) 112.420 TL'nin %20'si oranında olan 22.484,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3.) Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

4.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 8.198,63 TL harçtan peşin alınan 1.606,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.592,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.

5.Davacı tarafından yatırılan 1.606,61 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafça yapılan 90,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 488,40 TL ilk masraf (427,60 TL başvurma harcı + 60,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 5.578,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,

10.Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasayolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog