T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 19.02.2025 tarihinde saat 18.20 sıralarında müvekkilinin eşi müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... sayılı otomobil ile Karapınar istikametinden Ereğli istikametine devlet karayolu üzerinde seyir halindeyken kaza mahalli ... çıkışına geldiğinde, seyir istikametine göre sağ tarafındaki akaryakıt istasyonundan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonu ile aniden müteveffanın önüne çıkmış ve kaçacak yeri olmayan müteveffanın davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonun sol arka kısımlarından çarparak olay yerinde feci bir şekilde hayatını kaybettiğini, gerek ceza dosyasında alınan 29.04.2025 tarihli ATK raporunda gerekse kaza tespit tutanağında tüm kusurun dava dışı ... plakalı kamyon sürücüsünde olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden ... ölümü üzerine eşi müvekkili ...'un müteveffadan gördüğü maddi ve manevi destekten yoksun kaldığını, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir.) gereği davalı Sigorta şirketine 13.05.2025 tarihli dilekçemiz ile yazılı başvuruda bulunulduğunu, başvuru dilekçesinde istenilen belgelerin eksiksiz olarak teslim edildiğini, fakat sigorta şirketinin talebini bugüne kadar karşılamadığını, sonrasında ayrıca 17.07.2025 tarihinde ... arabuluculuk numarası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 11.09.2025 tarihinde anlaşamama tutanağı imzalandığını bu nedenle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak ve harca esas değer belirlendiği zaman harcını tamamlamak kaydıyla, haklı davamızın kabulünü, müvekkilinin davacının eşi ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının HMK 107. madde gereği dava değeri tam olarak belirlendikten sonra artırılmak kaydıyla davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte tahsili ile müvekkile verilmesini (sigorta şirketi için poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, sigortalısı olan işletenin raci kusur ve zararın kanıtlanamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffanın anne babası ve çocuklarının hayatta olup olmadığının aratırılarak aktüer hesaplamasında anne baba payının da dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müteveffa açısından destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı, müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, yine aktüerya hesaplamasında dikkat edilmesi gereken hususun ölüm tarihi itibariyle müteveffanın yaşı olduğu ve müteveffanın gelir durumunun ispatının ise davacı tarafa düşeceğini, sigortalı plakalı aracın müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu ve davacı yanın manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davacı yanın manevi tazminat taleplerinden gerek karayolları trafik kanunu gerekse zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereğince müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini ve bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, faize hükmedilmesi halinde faiz başlangıcı olarak dava tarihinin esas alınması gerektiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
Davacı vekili 24/12/2025 tarihli dilekçesiyle, davadan feragat ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili 30/12/2025 tarihli dilekçesiyle, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
HMK'nun 307. maddesinde "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir. Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Peşin olarak alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair ; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/01/2026
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.