5. Hukuk Dairesi 2025/12353 E. , 2025/16135 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .
. Kasabası, .. Mahallesi 3 83... parsel de kayıtlı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından taşınmazın kamulaştırma bedelinin çok düşük belirlendiğini, taşınmazın sulu tarım arazisi olması sebebiyle değerli ürünlerin iş bu taşınmazda yetiştirilebileceğini, taşınmazın bulunduğu bölgede arazinin kıt olması sebebiyle olan arazilerinde değerli olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenerek kamulaştırma bedeline hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargıya başvurmaları sonucu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptal edildiğini, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporlarının gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini ve idarece hazırlanan kıymet takdir raporları ile aralarında fahiş fark bulunduğunu ileri sürmüştür.
2.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde 4 adet makine bulunduğunu ve bu makinelerin değerinin hesaplanmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının değerinin 2022/3 verileri kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza % 4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline dair verilen kararda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı; ancak 13.09.2022 tarihli ve 31952 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Cetveli'nin 01.07.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, dava konusu taşınmazda bulunan yapının bedelinin bu cetvele göre belirlenip, kamulaştırma bedelinin tespitinde değerlendirmeye alınması gerektiğinin gözönüne alınmamış olmasının doğru olmaması ve dava konusu taşınmazda bulunan makine ve ekipmanların tespiti ile demonte olup olmadıkları belirlenip, demonte olmaları halinde montaj, demontaj ve nakliye bedelleri, demonte olmadıklarının belirlenmesi halinde ise bedellerinin belirlenerek kamulaştırma bedelinin tespitinde değerlendirmeye alınması gerektiğinin gözönüne alınmaması, davacı kurum vekilinin istinaf dilekçesi içeriği kapsamında faizin niteliğinin de değiştirilmesi gerektiğinden tespit edilen kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yapılan hesaplama doğrultusunda tespit edilen bedel üzerinden yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda kapama meyve bahçesi hesaplamasının doğru olmadığını, bilirkişi kurulunca kapama mandalina bahçesi olarak değerlendirilen taşınmaza objektif değer artışı verilmesinin yanında diğer ağaçlara da objektif değer artışı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin yasal faiz değil kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz olması gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa metrekare birim bedelinin 81,99 TL/m² belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca yıpranma paylarının fazla düşüldüğünü, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, dava konusu taşınmazın kriterleri yeniden değerlendirilerek ve objektif değer artış oranı uygulanarak ağaç bedellerinin fiyatlarının doğru hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce 04.07.2022 tarihinde açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince fark bedele yasal faiz uygulanması yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.