Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/4678 E.  ,  2025/16139 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/500 Esas, 2024/180 Karar
KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 18... (eski 1 18... ) parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığından, taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 01.04.2015 tarihli ve 2014/625 Esas, 2015/395 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin 01.04.2015 tarihli ve 2014/625 Esas, 2015/395 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) değiştirilen Geçici 6 ncı maddesi uyarınca 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihleri arasında fiilen el atılan taşınmazlara ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atma davalarında taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaza el atma tarihi 04.11.1983 öncesi (1975) olup, el atıldığı tarihte, belediye 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içinde olup olmadığı, değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun mahal olup olmadığı, en yakın yerleşim birimlerine, kamu kurum ve kuruluşlarına olan uzaklığının ne olduğu hususları Belediye Başkanlığından sorulup, alınacak yazı cevabına göre, taşınmazın vasfı belirlendikten sonra taşınmazın niteliğine göre oluşturulacak bilirkişi eşliğinde mahallinde yapılacak keşifte arsa olduğunun tespiti halinde 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca taşınmazın bedelinin değerlendirme gününden önceki yakın tarihte yapılan emsal satışlara göre hesaplanması zorunlu olduğu, tarım arazisi olduğunun belirlenmesi halinde ise, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutat olarak ekilen münavebeli ürünleri ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2014 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg. satış fiyatlarının da ilgili resmî kuruluşlardan sorulmasından sonra taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre bedel tespiti gerekirken, eksik inceleme ile açıklanan hususlarda değerlendirme yapılmadan soyut ifadelerle taşınmaza değer biçen rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması, dava konusu taşınmazın el atılan 11.312,27 m²lik kısmın bedeline hükmedildiği hâlde, tapu kaydının tamamının iptaline karar verilmesi ve tapu kaydında davacı ... hissesi üzerinde bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.03.2021 tarihli ve 2019/413 Esas, 2021/209 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin 19.03.2021 tarihli ve 2019/413 Esas, 2021/209 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, şöyle ki; Dairemizin 2020/11438 Esas ve 2020/693 Esas sayılı ilâmları ile aynı değerlendirme tarihi itibarıyla denetimden geçen dava dosyalarında, dava konusu .. Mahallesi 1 18... parsel sayılı taşınmaz ile aynı özellikte bulunan ve komşu olan 1 03... ve 1 03... parsel sayılı taşınmazlara arsa olarak değer biçildiği hususu gözetilerek dava konusu taşınmaza arazi niteliğiyle değer biçen bilirkişi raporu inandırıcı görülmediğinden, bu dosyalardaki bilirkişi kurulu raporlarından ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve davacıların dava konusu taşınmazdaki paylarının iptaline karar verilmesi gerekirken, tamamı yönünden iptal kararı verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma evraklarının tapu malikine 01.06.1976 tarihinde bizzat tebliğ edildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kanun’un Geçici 6 ncı maddesi uyarınca taşınmaza el atıldığı tarihteki niteliğine göre taşınmazın değerinin belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza uygun bir emsal olmadığını, emlak rayiç değerleri Belediyeden sorularak kıyaslama yapılması gerektiğini, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Dairemizin 2020/11438 Esas sayılı kararı ile denetimden geçen, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan 1 03... parsel sayılı taşınmazın metrekaresine aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 60,00 TL/m² değer biçildiği hâlde, dava konusu taşınmazın metrekaresine aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 223,57 TL/m² değer biçildiği gözetildiğinde belirlenen bedelden ayrılma nedenleri yönünden bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,

03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog