Esas No
E. 2026/66
Karar No
K. 2026/66
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/66 Esas - 2026/99

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2026/66 Esas
KARAR NO: 2026/99
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av. .....

DAVALI .....

DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2026
KARAR TARİHİ: 23/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ: 23/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı kurum uhdesinde bulunan "..... " işini yüklenici olarak üstlendiğini, söz konusu yapım işini fiili olarak 31.12.2005 tarihinde tamamlandığı, idare tarafından işin geçici kabulünün yapıldığını, kesin hesaplar çıkarılmış ve 2005 yılı inşaat birim fiyatlarıyla KDV dahil toplam 147.965,80 TL alacaklarının kesinleştiğini, ülkemizin içinde bulunduğu yüksek enflasyonist ortam, Yargıtay kararları ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ile "maruf ve meşhur bir vakıa" olarak kabul edilmekte ve munzam zararın varlığı için bir karine teşkil etmekte olduğunu, müvekkili şirketin tacir olduğunu, yapılan işin ticari bir iş olduğunu, bu nedenle alacağa ve munzam zarara ticari temerrüt faizi (avans faizi) uygulanması gerektiğini belirterek davanın kabulü ile, idarece onaylanmış ve kesinleşmiş 147.965,80 TL asıl alacaklarının 31.12.2005 tarihinden itibaren Asıl alacağa işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin geç ödeme nedeniyle uğradığı ve temerrüt faiziyle karşılanamayan değer kaybı için; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik için 10.000.TL, tespit edilecek munzam zarar tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, munzam zararın hesaplanmasında Yargıtay içtihatlarında kabul edilen “Sepet Hesabı” (Döviz, Altın, TÜFE-ÜFE, Mevduat Faizi, Asgari Ücret, Devlet Tahvili) yönteminin uygulanmasına, ancak; müvekkilinin alacağının inşaat yapım işinden kaynaklanması nedeniyle, Bayındırlık İşleri Birim Fiyatlarındaki artış oranlarının da dikkate alınarak bilirkişi raporunda alternatif hesaplama yapılmasına ve müvekkilin gerçek zararının bu yöntemle de ortaya konulmasına, bayındırlık Birim Fiyatlarındaki artış oranları da bu hesaplamada dikkate alınarak, bilirkişi incelemesi neticesinde tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı yana dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. Dava, davalı yanca zamanında ödenmediği iddia edilen hakediş alacağının ödenmemesi nedeniyle alacak ve aynı zamanda geç ödeme nedeni ile davacı yanın faiz ile karşılanmadığı iddia edilen munzam zarar alacağının tahsiline ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.

Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,

TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.

TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.

Somut olayda; her ne kadar davacı yan tacir tüzel kişiliğe haiz ve yapılan iş ticari işletmesi ile ilgili ise de ,davalının Bakanlık olup yasa gereği tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın tarafları arasında özellikle davacı yanca mahkememize 29/01/2026 tarihli ara karara istinaden ibraz edilen dava konusu işlere ilişkin sözleşme ve içeriği nazara alındığında ,davanın TTK'da düzenlenen mutlak ticari davaya girmediği, davaya bakmaya mahkememizin görevli olmadığı ,işin niteliği ve tarafların sıfatı gereği davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ..... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

3.Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/02/2026 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim.....

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog