Esas No
E. 2024/277
Karar No
K. 2024/277
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/277 - 2026/457

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/12/2023

NUMARASI : 2023/165 E. - 2023/523 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/12/2023 tarih ve 2023/165 E. - 2023/523 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, inşaat sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markalarının olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin inşaat sektöründe "..." markası ile tüketici nezdinde sağlamış olduğu güven ve itibardan haksız yarar sağlama amacı ile kötüniyetli olarak 2021/063239 sayılı "...-..." ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, dava konusu marka başvurusuna müvekkilinin itirazının diğer davalı ...

2023.M-1527 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, müvekkiline ait "..." markasının yüksek tanınmışlık düzeyinde olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarıyla iltibasa sebebiyet vereceğini, "..." kelimesinin kesme işareti ile ayrılmasının veya sonuna "..." ibaresinin eklenmesinin benzerlik ve iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığını, müvekkilinin "..." markasının çıkış noktasının "..." ibaresi olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 2023-M-1527 sayılı kararının iptaline, 2021/063239 sayılı markanın tescili halinde sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, dava korusu markanın müvekkili şirket yetkilisi ve oğlunun adı ve soyadından esinlenerek oluşturulduğunu, markalar arasında görsel, işitsel benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı ile müvekkilinin aynı sektörde faaliyet göstermediğini, markaların kapsadığı ürün veya hizmetlerin aynı veya benzer olmadığını, markaların farklı tüketici kitlelerine hitap ettiğini, satış kanallarının farklı olduğunu, tanınmışlık iddiasını kabul etmediklerini, savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "..." ibareli 2011/78705 sayılı markası ile dava konusu "..." ibareli markanın görsel işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu tespit edilmişse de, dava konusu marka kapsamında yer alan 5. sınıftaki emtialar ile 2011/78705 sayılı marka kapsamında yer alan 36 ve 37. sınıfaki hizmetlerin benzer olmadıkları tespit edildiğinden, davacıya ait söz konusu mesnet marka bakımından karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı kanaatine varıldığı; davacı yana ait "..." ibareli markanın "inşaat sektörü"nde tanınmış marka olduğu yönünde kanaat oluştuğu, fakat dava konusu marka ile davacıya ait "..." ibareli tanınmış markanın benzer olmadığı, davacının tanınmış olduğu sektör ile dava konusu marka kapsamında yer alan 05. sınıf emtiaların ilişkilendirilebilir olmadığı, tanınmışlık iddiasından kaynaklı nispi tescil engeli iddiasının yerinde bulunmadığı; davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna ciddi ve esaslı itirazları değerlendirilmeden ve hatta rapora beyan sürelerinin dahi dolması beklenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, tarafların markalarının benzer olduğunu, başvurudaki "..." ibaresinin iltibası ortadan kaldırmaya yetmediğini, "..." ibaresinin 25.09.2019 tarihinde tanınmış marka statüsü aldığını, tanınmış markalarda iltibasın ortaya çıkması için markaların aynı mal ve hizmet gruplarında olmasının gerekmediğini, tanınmışlık ve kötüniyete ilişkin yapılan değerlendirmelerin de hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi için işaret ve emtia benzerliğinin bir arada bulunması gerektiği, bununla birlikte dava konusu "..." başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında emtia benzerliğinin, "..." ibareli markaları arasında ise işaret benzerliğinin gerçekleşmediği, zira, "..." ibaresinin dilimizde bir anlamı bulunmamakta iken, "..." ibaresinin herkes tarafından anlamı bilinen bir kelime olması nedeniyle başvurunun gönsel, işitsel ve özellikle anlamsal olarak davacının "..." ibareli markasından yeterince farklılaştığı, davacı markalarını çağrıştırmadığı; davacının "..." ibareli markasının inşaat sektöründe tanınmış olduğu tespit edilmiş ise de, taraf markaları benzer olmadığından, tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına ilişkin somut bir delil ileri sürülmediği, öte yandan, mahkemece taraf vekillerine bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak üzere yeterli sürenin de tanındığı ve davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyanlarını da sunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/03/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog