T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/11/2022
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının trafik kazasında yaralandığını ileri sürerek maddi tazminatın sürücü ve sigorta şirketinden, 15.000 TL manevi tazminatın ise davalı sürücüden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü vekili tarafından özetle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından özetle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince özetle davacının davalılara karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının reddine; davacının davalı ...a karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 22/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı sürücü vekili tarafından özetle davacı vekilinin verilen kesin süre içinde davacıyı hazır etmediği; bu nedenle davacının ATK’ye sevk edilip rapor alınamadığı; bu sebeple maddi tazminat davasının ret edildiği, manevi tazminat davasının kabulü için dosyada yeterli delil bulunmadığı, davacı vekilinin duruşmalara katılmadığı gözetildiğinde manevi tazminat davasının da reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiği, keşif yapılmadan kusur raporu alındığı, kusur raporuna itiraz edildiği ancak yeniden rapor alınmadığı, davacıya tedavi için yaptığı 800 TL’nin ödendiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminata ilişkindir. TBK'nin 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK’nin 56/1. maddesine göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Somut olayda davacı yaya ile davalı sürücünün karıştığı trafik kazasında davacı yaralanmıştır.
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı raporuna göre davalı sürücü yönetimindeki otomobil ile meskun mahalde, gündüz vakti, .... bahçesinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı seyri sırasında, kılınan namaz sonrası cami çıkış kapısına doğru yürüyen, davacı yaya .. ın uzağından geçmeye özen göstermeyip aracının sağ ön tekerleği ile yayanın sol ayağı üzerinden geçmesiyle meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketiyle tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Soruşturma dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da davalı sürücünün tam kusurlu olduğu görüşünün bulunduğu, olayın gerçekleşme biçiminin çekişmesiz ve keşif ile yeni bir bilginin elde edilemeyecek olduğu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince oluşa uygun ve hüküm kurmaya yeterli adli raporla hüküm kurulmasında yani yeni bir kusur raporu alınmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı muayeneye gitmemesi nedeniyle ATK'den bu dosya için maluliyet raporu alınamamış ise de Antalya EAH Başhekimliği tarafından düzenlenip soruşturma dosyasına sunulan rapora göre davacının ayak kemiğinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek şekilde yaralandığı sabittir. Bu rapor maddi tazminat yönünden hüküm kurmaya elverişli değilse de manevi tazminat yönünden hüküm kurmaya elverişlidir. O halde ilk derece mahkemesince bu dosyadan maluliyet raporu alınamamasına dayalı olarak reddine karar verilmemesi yerinde olmuştur. Davalı davacıya tedavi için 800,00 TL vermiş ise de bu husus manevi tazminat davasının reddi veya 5.000 TL'den daha az manevi tazminata hükmedilmesi sebebi değildir.
Davalı kusurlu eylemiyle davacının yaralanmasına neden olduğu, davacının manevi zararı oluştuğu sabit olduğundan ilk derece mahkemesince davalı tarafından davacıya 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Bu durumda, incelenen mahkeme kararı hukuka uygun olduğu ve ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1.HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harçtan, peşin harcın mahsubu ile eksik 561,30 TL istinaf karar harcının başvurandan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
3.İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4.Yatırılan istinaf gider avansının kullanılmayan kısmının istinaf yoluna başvurana iadesine, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...