Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2024/11829 E.  ,  2025/7850 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/363 Esas, 2024/236 Karar
DAVA TARİHİ: 01.04.2020
KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ...’ın İstanbul ili, .... ilçesi, ...köyü 444 parsel sayılı taşınmaza müştereken malik olduklarını, davaya konu taşınmaza davalı tarafından kamulaştırmasız el atıldığını, 22.12.2019 tarihinde yürürlüğe giren değişikliklerin davada uygulama imkanı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın bedelinin tazmini ile taraflarına ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/186 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/186 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/696 Esas, 2021/1619 Karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/696 Esas, 2021/1619 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece davacılar murisi ... yönünden usulüne uygun bir kamulaştırma tebligatının bulunmadığı ve muris ...hissesi bakımından açılmış bir bedel artırım dosyasının bulunmadığı hususu da dikkate alınarak davanın esasına girilip, 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 22 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2642 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 3, Geçici 15 inci ve 17 nci maddeleri de gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince yapılan yargılama sonrasında, davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, belirlenen bedele kamu alacakları için uygulanacak en yüksek oranda faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapıldığını, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tahkikat konusu yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava konusu İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 444 parsel sayılı taşınmazın 04.05.1979 tarihinde Arsa Ofisi tarafından kamulaştırılmasına karar verildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin davacı idare tarafından 2942 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi uyarınca Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/439 Esas sayılı dava dosyasında tescil davası açıldığı ve dava konusu taşınmazın davalı idare adına tescil edildiği anlaşılmış olup davacıların murisleri ... hissesi yönünden kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşıldığından işin esasına girilmesi yerindedir.

3.21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “...dava tarihi itibarıyla...” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

4.Eldeki dava 01.04.2020 tarihinde açılmış olup Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3, 990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında eldeki davada Ek madde 3'ün uygulanması doğru olup, dava konusu taşınmazın davalı idare adına tescil edildiği tarih itibarıyla taşınmaza değer belirleyip, eldeki davanın 28.07.2023 tarihinden önce açıldığı gözetilerek taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih itibarıyla belirlenen bedelinin dava tarihine güncellenmesi sonucu davacılar murisinin payına düşen toplam bedeli 264.110.00 TL olarak belirleyen tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken mahkemece 06.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporundaki hesaplamalar dikkate alınmak sureti ile hüküm kurulduğunun belirtilmesi hatalı ise de davacılar vekilinin ıslah dilekçesi göz önünde tutularak talebe bağlılık ilkesi gereğince 264.110,00 TL bedele hükmedildiğinden bu husus bozma konusu yapılmamıştır.

5.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

6.Davacılar murisinin payına düşen toplam bedeli 264.110.00 TL olarak belirleyen 16.08.2023 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek karar verilmesi gerekirken, Mahkemece dosyada mevcut UYAP'a 06.05.2024 tarihinde yüklenen bilirkişi heyet raporundaki hesaplamalar dikkate alınmak sureti ile karar verilmesi doğru değildir Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (1) nolu bendinin ikinci paragrafından “Dosyada mevcut UYAP'a 06.05.2024 tarihinde yüklenen bilirkişi heyet raporundaki hesaplamalar dikkate alınmak sureti ile 26.06.2024 tarihli davacının ıslah dilekçesi de göz önünde tutularak talebe bağlılık ilkesi gereğince” ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine “16.08.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen”ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

20.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY

Her ne kadar somut olayımızda nazara alınacak hükümlerden 2942 sayılı Kanun’un geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak...” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararıyla iptal edilmek suretiyle, 2942 sayılı Kanun'un ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda uygulanamayacağı öngörülmüş ise de; Bahse konu iptal kararından etkilenebilecek derdest davalar, mülga 16... nci maddelere göre usulünce kamulaştırılıp da bedeli malikleri adına bankaya yatırılmış olduğu halde hak sahiplerine ödenmeyen bedellere ilişkin olanlardır.

Bu yöntemin usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin derdest davalarda uygulanmasını engelleyecek bir iptal kararı ise söz konusu değildir. Zira “... dava tarihi itibariyle..3' ibaresi hariç 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün kalan kısmı yönünden bir iptal durumu söz konusu olmayıp Ek 3 üncü madde hükmü değer tespiti yöntemi yönünden halen yürürlüktedir. 2942 sayılı Kanun'un Geçici Madde 17 hükmü yönünden de herhangi bir iptal durumu söz konusu olmayıp bu madde hükmü de halen yürürlüktedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya baktığımızda da eldeki davanın konusunun usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin olduğu ve bu davada da 2942 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi, aynı Kanunun ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü cümlesi ile bu cümlenin atfıyla aynı fıkranın 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin uygulanması,

Uygulama yapılırken de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest dava dosyaları yönünden de uygulanmaları gerekeceğinden, davaya konu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri de gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin TÜİK tarafından açıklanan YÎ-ÜFE Endeksi Tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle “KARAR TARİHİ” itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahibine ödenmesi gerektiği, Kanaatinde olduğumuzdan,Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 20.05.2025

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog