6. Hukuk Dairesi 2025/2002 E. , 2025/4311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin yönetim kurulunun 21.11.2012 tarihli 2012/ 09... .11.2012 tarihli 2012/10 sayılı kararları ile 16 no.lu ortak olarak kooperatifin ortaklığına kabul edildiğini, ortaklık senetlerinin düzenlenerek müvekkiline verildiğini, müvekkilinin kooperatif yönetimi ile yapılan ortaklık sözleşmesinde belirtildiği üzere peşin-sabit ödemeli ortak olduğunu, kendisine tahsis edilen 6. kat 611 no.lu 2+1 daire için 265.000,00 TL, 6. kat 612 no.lu 1+1 daire için 215.000,00 TL ortaklık bedelini peşin ve nakit olarak makbuz karşılığında ödediğini, kat irtifakı devrinin yapılmadığını, inşaatlara taahhüt edilen tarihte başlanmadığını, kooperatifin toplantılarına çağrılmadığını, kooperatif evraklarının eski başkan tarafından kaçırıldığını öğrendiğini ileri sürerek; davalı kooperatifin peşin ve sabit ödemeli ortağı olduğunun tespitine ve ortaklığın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sabit ödemeli ortak olmadığını, davacının sabit ödemeli olarak kabul edilmesi konusunda genel kurul kararı bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen karar defterinde bulunmayan eksik imzalı kararının geçersiz ve sahte olduğunu, davacının kooperatife hiçbir ödeme yapmadığını, dosyaya sunulan bağımsız bölüm tahsisini de gösteren belgenin gerçeğe aykırı hayali bir düzenlendiğini, belirten bağımsız bölüm numaralarının hayali olduğunu, davalı kooperatifin eski başkanı ... ile davacı arasında iş ilişkisi bulunduğunu, ...’ın şirketinin davacıdan aldığı malzemelerin bedellerini ödeyemeyince arsası alınıp henüz bedeli ödenmemiş, o tarihte imarı olmayan kooperatiften ortaklık adı altında hayali iki adet daire satışı yaptığını, tahsis belgesi düzenlediğini, sahtecilik ve dolandırıcılık işlemlerini yaparak bir süre sonra ortadan kaybolduğunu, eski başkanın İzmir’i terk ederken kooperatif karar defterini de yanına alarak gittiğini, kesinleşmiş cezalarından dolayı halen kayıp olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ileri sürdüğü ödemelerin kooperatif kayıtlarında yer almadığı, kooperatif yöneticilerin her zaman düzenleyebilecekleri adi nitelikteki belgelerle kooperatifi borç altına sokmalarının mümkün olduğu, ortaklık ilişkisi kurulduğunu iddia eden tarafın öncelikle ödemiş olduğu aidat veya giriş bedelinin kooperatif hesaplarına geçtiğine dair banka dekontu gibi kesin bir delil göstermesi, şayet bu mevcut değil ise dahi ödemenin kooperatif kayıtlarına işlenmesini sağlamak, sağlanmamış ise dahi yapılan ödemenin akıbetini araştırma külfeti altında olduğu, davacının üyelikle ilgili olarak dayanağı kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyesi tarafından imzalanmış belgelerin kooperatif kayıtlarına işlenmediği, davacının 2012, 2013, 20 14... tarihli genel kurullarına katılmadığı, bu genel kurullar hazirun cetvelinde adına rastlanılmadığı gibi 16.06.2015 tarihine kadar kooperatife üyelik hususunda bir başvurusunun da bulunmadığı, davacının davalı kooperatife üye olduğuna dair kooperatif defterleriyle doğrulanan bir kayıt bulunmadığı, davacının kooperatif ortaklığı konusunda sunduğu belgelerin her zaman düzenlenebilecek nitelikte belgeler olduğu ve üyeliği ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline kooperatif anasözleşmesinin 19. maddesine göre düzenlenen ve başkanı sıfatıyla ...’ın, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ... ’nin imzasını taşıyan 2 adet ortaklık belgesinin teslim edildiğini, müvekkilinin ortaklığına ait olarak makbuzlarda belirtilen ödemeleri yaptığının teyit edildiğinin de alenen belli olduğunu, yazılı belgelerdeki imzalara davalı tarafın hiçbir itirazının olmadığını, müvekkilinin ortaklığa kabulünden sonra kooperatif başkanı ...’ın kooperatife ait tüm belgeleri yanında götürüp kayıplara karıştığını, kooperatifin müvekkilinin ortak olmasından sonra yapılan ilk toplantının 22.11.2014 tarihinde yapıldığını, bu toplantıda müvekkilinin ortaklık senetlerinde imzası bulunan ...’nin yönetim kuruluna seçildiğini ve kooperatif başkanı olduğunu, müvekkilinin hiçbir inşai faaliyet görmemesi, toplantılara çağrılmaması ile kooperatif merkezinin de sürekli kapalı olması sebebiyle kooperatif yöneticilerine ulaşma çabası içine girdiğini, yönetici ...’nin bildirdiği kooperatif adresine giderek ortaklık belgeleriyle yazılı müracaatını yaptığını, kooperatife ve yönetimine ulaşamayan müvekkilinin 15.05.2015 tarihinde 23971 sayıda kayıtlı dilekçesiyle ... ve ... İl Müdürlüğü'ne müracaat ederek, kooperatif ortağı olduğu halde hiçbir toplantıya çağrılmadığını belirterek yapılan toplantılar varsa bilgi isteğinde bulunduğunu, kooperatife ortak olan kişinin aidat ödentilerini yerine getirmemesi halinde kendiliğinden ortak olmadığını söylemenin mevzuata açıkça aykırı olduğunu, 03.10.2015 tarihli genel kurul kararıyla peşin ödemeli ortak alımına ilişkin karar alındığı, peşin ödemeli ortaklığın kooperatif genel kurulunda benimsendiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık, kooperatifin peşin ödemeli üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ekinde sunduğu adi yazılı belgelerle kooperatifin peşin ödemeli üyesi olduğunu iddia etmiş, davalı kooperatif ise davacının kooperatife ödemesinin bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında üyeliğe kabule ilişkin kayıt bulunmadığı belirterek davanın reddini istemiştir.
2.
İlk derece mahkemesince davacının kooperatif üyesi olmadığı, ortaklığa ilişkin belgelerin her zaman düzenlenebileceği kabul edilmiş ise de; düzenlendiği tarihte kooperatifi temsil ve ilzama yetkili yöneticilerinin isim ve imzalarının bulunduğu ortaklık sözleşmesi başlıklı belgelerin, kooperatif kaşesi üzerinde imza bulunan ödeme makbuzu başlıklı belgelerin davacıya üyelikleri karşılığı verildiği anlaşılmaktadır. Ancak sunulan bu belgeler, davacının kooperatif üyesi olduğunun kabulü için yeterli ise de peşin bedelli üye olarak kabulü için yeterli değildir.
3.1. Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Yönetim kurulunun genel kurul kararı olmaksızın kural olarak peşin bedelli ortaklığa kabul yetkisi yoktur. Ancak yönetim kurulu peşin bedelli üye kabul etmek istediği takdirde bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi gerekmektedir.
3.2. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da yönetim kurulunun yaptığı uygulama zımnen genel kurulca benimsenmedikçe, 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.
3.3. Genel kurulca yönetim kuruluna açıkça yetki verilmiş olsa dahi yönetim kurulunun bir ortağı peşin bedelli üye olarak ortaklığa kabul etmiş anılan ortak tarafından diğer üyelerin yaptığı kadar bir ödeme peşin olarak yapılmış, üyelik bedeli kadar bir mal veya hizmet sunumu yapılmış bu nedenle sonraki yıllarda diğer ortaklardan aidat toplanmasına karşılık bu üyeden herhangi bir aidat toplanmamış kooperatif defterlerinde ve genel kurulda sunulan bilançolarda ilgili üye adına herhangi bir borç kaydı gözükmemiş diğer üyelerden aidat toplanmasına rağmen diğer ilgili üyeden herhangi bir aidat alınmamış bu hususlar genel kurula sunulan bilançolar ve kooperatif hesaplarında yer almasına rağmen genel kurulun bilgisine sunulan bu konularda genel kurulca aksine bir karar alınmasa dahi kayıtlarda ortak adına borç gözükmemesi, yapılan ödemenin diğer ortakların ödemelerine karşılık gelmesi, sonraki genel kurulların onaylanan bilançolarında ortak adına borç bulunmaması, ortaktan herhangi bir aidat talep edilmemesi halinde üyeliğin peşin bedelli olmasının genel kurulca benimsendiği, aksi halde üyeliğin peşin bedelli olmadığı kabul edilmelidir.
4.Her ne kadar davacı 1+1 ve 2+1 daire olmak üzere iki tür üyeliğe hakkı bulunduğunu iddia etmişse de 21.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun 6. sayfasında yeni yönetim tarafından yapılan 03.10.2015 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yapılacak konutlardan 21... +1 dairenin anahtar teslim, 25 adet dairenin ise kaba inşaat seviyesinde teslim edileceği belirtilmiştir.
5.Bu durumda mahkemece; davacının peşin ödemeli ortak olduğuna ilişkin iddiası dikkate alınarak kooperatifin defter ve kayıtları ve ilgili dönem genel kurul tutanakları, ortaklara ait borç bilgilerini içerir bilançolar üzerinde kooperatif alanında uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak, davacının peşin ödemeli ortak olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
6.Diğer yandan davacı her ne kadar 2 adet üyeliğinin bulunduğu, bu üyeliklerden birinin 1+1 daireye ilişkin olduğunu iddia etmiş ise de 4 no.lu bentte belirtildiği üzere, 1+1 daire yapılıp yapılmadığı, genel kurullarda bu yönde bir karar alınıp alınmadığı, davalı kooperatifte başkaca 1+1 daire üyeliği bulunup bulunmadığı, kooperatifçe bu üyelikle ilgili ne yönde işlem yapıldığı konusunda da gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.