Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2024/2659 E.  ,  2025/7508 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/64 E., 2023/84 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı .... vekili, katılan ... İdaresi vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro çalışması sırasında, Kırklareli ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 12.566, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1987 tarihli ve 15 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle tarla niteliğiyle; 1 01... parsel sayılı 15.572, 01... yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1987 tarihli ve 12 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak; 1 02... parsel sayılı 20.094, 76... yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1987 tarihli ve 11 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak ve 1 03... parsel sayılı 13.573, 11... yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1987 tarihli ve 14 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak, tarla niteliğiyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili ... ilçesi .... köyü 1 01... , 203, 1 02... ve 1 03... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit edildiğini ve tespitin kesinleştiğini, dava konusu taşınmazların idarece yaptıkları incelemede eskiden beri orman olduğunu, etrafının orman ile çevrili olduğunu tespit ettiklerini, bu durumda dayanak kaydının miktarına itibar etmek gerekirken kayıt miktarlarından fazla tespit yapılmasının doğru olmadığını, fiilende sınırlarının orman olduğunu, davalının dayanak kaydının sınırlarının da orman okuduğunu, zilyetlik şartlarının oluşmadığını, 6831 sayılı Orman Kanunu'na ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre davacının tapusu olsun, olmasın veya zilliyetlik süresi nereye ulaşırsa ulaşsın ormanların hiçbir şekilde iktisabının mümkün olmadığını, bu nedenlerle yapılan kadastro tespiti ve buna dayanan tescilin doğru olmadığını, izah edilen nedenlerle taleplerinin kabulü ile taşınmazların tapu kaydının miktar fazlalarının iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında Orman İdaresi taşınmazların orman olduğu iddiasıyla davaya müdahale talebinde bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair önceki karar, davalı ... ve katılan ... İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nce; "... müdahale talebinde bulunan Orman İdaresinin temyiz dilekçesinin reddine ve 1 03... parsel yönünden davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 1 01... ve 1 02... parsellerin (B) bölümleri ile 1 01... parsel sayılı taşınmaza yönünden yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu ve bilirkişi raporunun da denetlemeye elverişli olmadığı açıklanarak, orman ve zilyetlik araştırması yapılması ... " gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu 1 01... parsel ve 1 02... parsel sayılı taşınmazın her ne kadar tapu kayıt miktarı ile kadastro tespit miktarı arasında miktar fazlası bulunmakta ise de bu fazlalığın evveliyatı orman olan veya ormana el atmak suretiyle kazanılmış yerlerden olmadığından davalı taşınmazın miktar fazlasının zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, bu sebeple dava konusu 1 58... parsel sayılı taşınmazların tamamının zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, tespitin yapıldığı 2003 yılına kadar davalının zilyetliğinde olup 20 yıllık sürenin geçmiş olduğu, davalı lehine zilyetlik koşullarının oluştuğu, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ilk tesisinden itibaren orman niteliğinde olduğu, bu tür taşınmazların zilyetlik ile kazanmaya elverişli olmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla ... adına tesciline, dava konusu 1 01... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın reddine, Kırklareli ili .... ilçesi .... köyü 1 03... parsel sayılı taşınmaz bakımından mahkememizce daha önce karar verildiğinden ve temyiz incelemesi neticesinde hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili, katılan ... İdaresi vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1966 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılıp kesinleşen evelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.

1.Müdahale talebinde bulunan Orman İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; Müdahale talebinde bulunun Orman İdaresinin usûlünce açılmış bir davasının ve eldeki davaya yöntemine uygun bir şekilde katılımının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davacı Hazinenin, dava konusu 1 01... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Davalı ... vekilinin, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin karar vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Şöyle ki; davacı Hazinenin gerek dava dilekçesinde gerekse beyan dilekçelerinde 1 01... parsel açısından dayanak tapu kaydının miktarına itibar etmek gerekirken kayıt miktarlarından fazla tespit yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, kayıt fazlasına ilişkin tapu kaydının iptaliyle ... adına tescilini talep ettiği ve dava konusu taşınmazın tapu kaydında 15.572,01 metrekare olduğu ve bu parsele revizyon gören tapu kaydının 17.04.1987 tarihli ve 12 sıra numaralı ve bu tapu kaydının geldisinin de 09.04.1954 tarihli 8 sıra numaralı tapu kaydı olduğu anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince, 1 01... parsele revizyon gören tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ve ilgili mahkeme kararları getirtilerek dava konusu taşınmaza yöntemince uygulanmamıştır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle dava konusu 1 01... parsele revizyon gören tapu kayıtlarının ve tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile tesislerine esas alınan belgeler ve tesislerinden sonra ifrazlarına esas olan mahkeme kararları ile eki olan fen bilirkişi raporları ve idari yoldan yapılan ifrazlara ilişkin ifraz krokileri getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmak suretiyle 1 01... parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kayıtları ve tapu kaydının dayanağı olan haritalar zemine uygulanıp yöntemince kapsamı belirlenmeli ve bu belirlemeden sonra davalıların dayandıkları ve taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydı miktarınca davalı taraf adına ve tapu kayıt miktar fazlasının ise davacı ... adına tesciline karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmektedir. S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, müdahale talebinde bulunan Orman İdaresi vekilinin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE,

Davacı ... vekilinin dava konusu 1 01... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA,

Davalı ... vekilinin dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yöünden BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog