TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av.
Av.
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı taraf, 24/06/2024 tarihinde saat ... sıralarında ... plaka sayılı aracı ile ... üzerinde seyir halindeyken müvekkilin aracına arkadan çarpmak suretiyle zincirleme trafik kazası meydana geldiği, Söz konusu zincirleme trafik kazası ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç İzmir yolu üzerinde seyir halinde iken müvekkile ait ... plaka sayılı aracın fren yapmasıyla ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın önünde olan ... plaka sayılı araca arkadan çarptığı, ... plaka sayılı araç çarpmanın etkisiyle davacı tarafa ait ... plaka sayılı araca arkadan vurarak çarptığı, Trafik kazasına ilişkin tutanaklar incelendiğinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç %100 kusurlu bulunduğu, dava konusu kaza sonucu oluşan hasarların giderilmesi amacıyla ... Plaka sayılı araç servise bırakıldığı, araçta meydana gelen hasarların tespit edildiği, meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacı tarafın aracı değer kaybettiği, araçta oluşan değer kaybının tazmini için sigorta şirketine ... üzerinden başvuru yapıldığı, ardından dava şartı arabulucuk yoluna başvurulduğu, hasarların giderilmesi amacıyla ... Plaka sayılı araç servise bırakılmış olup araçta meydana gelen hasarlar tespit edilmiştir.
Buna göre arka tampon, arka tampon demiri ve ilgili diğer parçalar değiştirilmiş, bagaj kapağı onarılarak boyanmış zarar gören mekanizmalar ve elektrik aksamı değiştirilmiştir. Servise ödenecek tutar toplam 114.759,59 TL olarak hesaplandığı, arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı için 40.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme davacı tarafın aracında oluşan değer kaybını karşılamadığı, daha önce arabada herhangi bir hata, boya ve değişen yokken, kaza sonrasında aracın arka kısmı boyalı, değişen hale geldiği, davacı tarafa ait araçta hasar meydana gelmesi nedeniyle aracın piyasa değerinde değer kaydı meydana geldiği, davacı tarafça da piyasadaki değer kaybının hesaplanmasının mümkün olmadığı, Söz konusu trafik kazası sonucunda araçta hasar meydana geldiği, davalı aracı tamir süresi olan 52 gün boyunca kullanamadığı, İşbu süre içerisinde davacı tarafın, araçsız kaldığı, ihtiyaçları için aracı kullanamadığı, dolayısıyla davacı tarafın kaza sebebiyle bir kez daha maddi olarak külfet altına girmek zorunda kaldığı, davacının aracında oluşan hasarın tamiri için geçen süre boyunca (52 gün), ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın araç mahrumiyet bedeli talebi ile davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.Davalı ...'a usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği gibi delilde bildirmemiştir.
Davalı ... AKARYAKIT OTO KİRALAMA... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı işbu davayı davalı tarafa yöneltirken, haksız fiilden kaynaklı tazminat talepleri kapsamında yönelttiği, taraflar arasında meydana gelen kazadan doğan alacaklar ticari iş kapsamında olmayıp davalı şirkete yönlendirilecek olan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, bu kapsamda davacının davasının görevsiz mahkemede açıldığını belirterek usulden reddini talep ettiği, davacının ikame ettiği davayı kabul etmemekle birlikte işbu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame dikmesinin mümkün olmadığı, davacının aracında oluşan değer kaybı bedeli ve hak mahrumiyet bedelini belirsiz alacağa konu etmesinde hukuki yarar bulunmadığı, öncelikle eldeki davada davacı tarafından iddia ve talep edilen değer kaybı bedeli ve araçtan mahrum kalma zararı, davacı tarafça belirlenebilir bir alacak olup, belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün olmadığı, davacının aracında oluşan değer kaybı bedelini ve aracını kullanmamaktan kaynaklanan zararından dolayı belirsiz alacak davası açabileceğinin kabulü ile usul hukukunun önemli ilkelerinden biri olan "silahların eşitliği" ilkesini zedeleyeceği, bu sebeple işbu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi talep edildiği, davacı taraf dava dilekçesinde mezkûr kaza sebebiyle aracında oluşan hasar tazminatını kendi kasko Sigortası ... Sigorta A.Ş ‘den karşıladığını belirttiği, aracın tamiratının gerçekleştiği; hasar bedeli belirlendiği, araç tamiratının yapılması sonrası, davacının aracında oluşan değer kaybının belirlenmesi, kendisinden beklenmeyecek ölçütte olmayıp; belirsiz alacak kapsamında değerlendirilemeyeceği, söz konusu davada davacının ileri sürdüğü, birlikte bir an için vaki kazadaki kusurun tarafımıza yüklendiği ihtimalinde dahi davacının aracında oluşan değer kaybı bedeli ve ikame araç bedelinin tarafımızdan tahsili mümkün olmadığı, trafik kazalarından doğan maddi hasar kayıpları kusurlu olan tarafın Zorunlu mali mesuliyet sigortasından talep edilebildiği, davalı tarafa ait aracın ZMMS sigortası, ... Sigorta Anonim Şirketi olduğu, davalı tarafın poliçe limitinin olmadığı, davada davacı şirkete ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı, Davacı her ne kadar dava dilekçesinin ekinde kaza tespit tutanağını sunarak davalıya ait araç sürücüsünün mezkûr kazaya %100 kusuru ile sebebiyet verdiğini iddia etmekteyse de bu durum gerçek dışı olduğu, davalı ... AKARYAKIT OTO KİRALAMA... ait araç sürücüsü davalı ..., kaza tespit tutanağına; “... Aracımda seyir halinde iken ... plakalı araç manevra ile şerit değiştirmek istedi sağdan hızla gelen aracı görünce aniden durması ile önümde olan ... plakalı araca arka tampona çarptım” şeklinde olduğu, Kaza tespit tutanağında davalı ... AKARYAKIT OTO KİRALAMA... araç sürücüsüne %100 oranında kusur atfedilebilecek bir durum mevcut olmadığından kusur durumuna ilişkin ATK ‘dan rapor talebinin olduğu, davacının aracında oluşan değer kaybı bedeli müvekkilin zmms sigortası olan ... Sigorta Şirketi tarfaından karşılanmış olup; davacının mezkur kaza dolayısı ile bakiye alacağı kalmadığı, Davacı aracının 52 gün süreyle onarımda olması sebebiyle araç mahrumiyet bedeli talep etmişse de bu hususa ilişkin bilgi yahut belge sunamadığı, ayrıca davacının faize ilişkin talepleri yerinde olmadığından bahisle davacı tarafın değer kaybı ve ikame araç bedeline ilişkin maddi tazminat talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep ederiz.Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik evrakla başvuru yapıldığı, ... değer kaybı tutarının ödendiği, müvekkil şirketin sorumluluğunun sona erdiği, Aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli dikkate alınarak yapılan tespit uyarınca ödeme yapıldığı, rayiç değerin doğru ve olması gerektiği şekilde tespit edildiğinin kabulü ile haksız olarak açılan bu davanın reddine karar verilmesi, Aracın rayiç değerinin tespitinde, kaza tarihindeki aynı marka model ve yaklaşık kilometredeki araçların ortalaması dikkate alınarak tespitinin yapıldığı böylece kaza tarihindeki rayiç değere göre ... piyasa şartlarına göre yapılan hesaplamada 40.000,00 TL değer kaybı tespit edildiği ve ödeme yapıldığından ilgili davanın reddine karar verilmesi talep edildiği anlaşılmakla,
Davacı tarafın aracı ... Sigorta’dan kasko sigortası ile sigortalı olduğu, nitekim araçta meydana gelen hasar ... Sigorta tarafından karşılandığı, davalı ... sigorta'ya 114.758,76- TL hasar onarım bedelinin rücu edildiği ve ödendiği, aracın kazadan önceki hali göz önünde bulundurularak kaza tarihindeki rayiç değerine göre hesaplama yapılacağı, araç kiralama bedeli zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğundan davacı taraf zmss kapsamında araç kiralama bedeli talep edemeyeceğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir.Bilirkişi raporundan özetle; ... plakalı ... marka araç sürücüsü ...” an; 2918 sayılı K.T.K” nun “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” başlıklı Madde 84/d (Arkadan çarpma) ve bu madde kapsamında “Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama” başlıklı 56/1-c maddesini (Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) ihlal ettiğinden * 100 (yüzde yüz) “Asli-tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.... plakalı ... marka araç sürücüsü ... ve ... plakalı ... marka otomobil sürücüsü ...” ın ise; olay anında ihlal niteliğinde kural dışı herhangi bir hareket veya davranışının olmadığına kanaat getirilmiş, sonuç olarak KUSURUNUN OLMADIĞI kanaatine varılmıştır.Kusur oranları göz önünde tutularak kaza tarihine göre yapılan hesaplamada:Dava konusu aracın yaklaşık değer kaybı 135.211,05 TL olarak hesaplanmıştır, ... Sigorta'nın 19/11/2024 tarihinde değer kaybı için yaptığı 40.000 TL'lık ödeme düşüldüğünde 95.211,05 TL'lık bakiye kalmıştır.Yoksun Kalma tazminatı ise kaza tarih itibarıyla 44.010,80 TL olarak hesaplanmıştır.Bilirkişi ek raporundan özetle; ... plakalı marka araç sürücüsü ...” ın; 2918 sayılı K.T.K” nun “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” başlıklı Madde 84/d (Arkadan çarpma) ve bu madde kapsamında “Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama” başlıklı 56/1-c maddesini (Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) ihlal ettiğinden e 100 (yüzde yüz) “Asli-tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.... ve ... plakalı ... marka otomobil sürücüsü ...” ın ise; olay anında ihlal niteliğinde kural dışı herhangi bir hareket veya davranışının olmadığına kanaat getirilmiş, sonuç olarak kusurun dığı şeklindeki kök raporun uygun ve yerinde olduğu değerlendirildiğinden herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. ... plakalı ... marka araç Kusur oranları göz önünde tutularak kaza tarihine göre yapılan hesaplamada: Dava konusu aracın yaklaşık değer kaybı 135.211,05 TL olarak hesaplanmıştır, ... Sigorta'nın 19/11/2024 tarihinde değer kaybı için yaptığı 40.000 TL'lık ödeme düşüldüğünde 95.211,05 TL'lık bakiye kalmıştır.Yoksun Kalma tazminatı ise kaza tarihi itibarıyla 44.010,80 TL olarak hesaplanmıştır. HUKUKİ DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bedeli ile araç mahrumiyet bedelinin tazminine yöneliktir. Trafik kazaları haksız fiilin bir türü olup, somut bir olayda haksız fiilden bahsedebilmek için, hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve bu zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı gibi objektif unsurların bulunması gerekmektedir. Bu doğrultuda dosya zarar ve kusur hesabı yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 24/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda, meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu, gerçekleşen trafik kazasında başkaca kimsenin kusurunun bulunmadığı rapor edilmiş olup, raporda kaza mahalli fotoğrafı üzerinden değerlendirme yapıldığı, olay yeri basit krokisinin çizilerek sürücü beyanlarının raporda irdelendiği anlaşılmakla, bu değerlendirmeler ile kusura yönelik varılan durum usule ve yasaya uygun görülmüş ve kusur yönünden rapora itibar etmek gerekmiştir. Zarar değerlendirmesi yönünden ise tarafların bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 14/01/2026 tarihli raporda her ne kadar kök rapordaki veriler değişmemiş ise de, tarafların itiraz ettiği hususların detaylı ve açıklayıcı şekilde değerlendirildiği anlaşılmakla raporun zarar değerlendirmesi kısmına da itibar etmek gerekmiştir.Belirlenen zarar doğrultusunda davacı tarafça bedel artırım dilekçesi sunulduğu anlaşılmış olup, celse arasında davalı sigorta tarafından 45.241,24 TL asıl alacak üzerinden ödeme yapıldığı ve borcun konusuz kaldığı beyan edilmiş olup, mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibari ile poliçe limitinin kaza başına 200.000,00 TL olduğu, sigorta şirketinin 114.758,76 TL rücu ödemesi, 40.000,00 TL dava öncesi değer kaybı ödemesi yapmış olmakla, bakiye limiti 45.241,24 TL olup, bakiye teminat limiti ve ferilerinin ödenmesi ile davalı sigorta şirketi açısından borcun sona ereceği ve davanın sigorta şirketi yönünden konusuz kalacağı değerlendirilmiş olmakla, sigorta şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ödenen kısım dışındaki bedel için diğer davalılar yönünden yukarıda izah edildiği üzere uygun bulunan zarar bedeli doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ...
4.Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın sigorta şirketine yönelik araç değer kaybı talebi yönünden konusuz kalmış olduğu anlaşılmakla bu talep yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, diğer davalılar ... ve ... Akaryakıt Oto... San ve Tic Ltd. Şti a yönelik araç değer kaybı talebi yönünden davanın KABULÜ ile sigorta şirketi tarafından ödenen 45.241,24 TL asıl alacak mahsubu ile bakiye 49.969,81 TL araç değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 24/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Akaryakıt Oto... San ve Tic Ltd. Şti den alınarak davacıya verilmesine,
2.Davanın araç mahrumiyet tazminatı yönünden KABULÜ ile 44.010,80 TL'nin kaza tarihi olan 24/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Akaryakıt Oto... San ve Tic Ltd. Şti den alınarak davacıya verilmesine,
3.Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 8.446,00 TL'nin sigorta şirketi tarafından sorumluluk oranına göre ödenen 3.924,00 TL nin mahsubu ile bakiye 4.522,00 TL sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4.Alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 2.360,40 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.056,00 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
5.Peşin harç 427,60 TL ve tamalmama harcı 2.360,40 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.215,60 TL'nin ... ve ... Akaryakıt Oto... San ve Tic Ltd. Şti alınarak davacı tarafa verilmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, hesaplanan vekalet ücretinin 45.000,00 TL olduğu ve bu bedelin yargılama esnasında davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği anlaşılmakla, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3800,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8.Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 03/03/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)