11. Ceza Dairesi 2024/4825 E. , 2025/14685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 13.06.2024
Yapılan ön inceleme neticesinde;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 13.06.2024 tarihli ve 2023/3896 Esas, 2024/1820 Karar sayılı ek kararın; temyiz edilebilir olduğu, şikâyetçi banka vekilinin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli ve 2023/3896 Esas, 2024/1820 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, sanıkların hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin 5271 sayılı CMK'nin 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2023/150 Esas, 2023/179 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında,
a)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı TCK'nin 204/1, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b)Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f-son, 158/3, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 10.600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı şikâyetçi banka vekili ve sanıklar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2023/3896 Esas, 2024/1820 Karar sayılı kararı ile,
a)Şikâyetçi banka vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nin 279/1-b maddesi uyarınca sıfat yönünden reddine,
b)İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıkların istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, Karar verilmiştir.
3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2023/3896 Esas, 2024/1820 Karar sayılı ek kararı ile şikâyetçi banka vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 CMK'nin 296/1. maddesi gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Şikâyetçi banka vekilinin temyiz isteği özetle; kamu davasına katılma talebinin kabulü ile şikâyetçi banka lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, sanıklar hakkında temel cezaların üst sınırdan belirlenmesi ve indirim uygulanmaması gerektiğine,
2.Sanıkların temyiz istekleri özetle; yüklenen suçla alakalarının ve suç işleme kasıtlarının olmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE
A. Şikâyetçi banka vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde
Yargılama konusu suçlar yönünden şikâyetçi bankanın suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı CMK'nin 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçlardan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi banka vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanıkların temyiz isteklerinin incelenmesinde 5271 sayılı CMK'nin 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların temyiz istekleri yerinde görülmemiştir.
C. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanıkların temyiz isteklerinin incelenmesinde
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2/155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıklara istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiği cihetle; somut olayda, sanıkların yargılama aşamasında kendilerinin seçtikleri müdafileri bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nin 156. maddesi gereğince de İlk Derece Mahkemesince resen müdafi tayin edilmediği, sübutu kabul edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesi ve son cümlesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, söz konusu suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi hâlinde aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında, adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemleri olup olmadığına bakılmaksızın sanıklara 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanmasında zorunluluk bulunması, aynı Kanun’un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli teşkil etmektedir.
IV. KARAR
A. Şikâyetçi banka vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2023/3896 Esas, 2024/1820 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden şikâyetçi banka vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanıkların temyiz isteklerinin incelenmesinde Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, sanıkların temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanıkların temyiz isteklerinin incelenmesinde
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2023/3896 Esas, 2024/1820 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.11.2025 tarihinde karar verildi