T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili, davanın --- kısmi dava olarak açıldığı fakat İcra takip dosyasının toplamda --- olduğu bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, dava konusu edilen alacağın zaman aşımına uğradığı, söz konusu faturaların satış değil gerçekte mal iadesi faturaları olduğunu bu hususun --- tarihli protokolde belirtildiği, davacı tarafın müvekkile olan borçlarını ödeyememesi üzerine mal iadesi yaparak borcunu kısmi olarak ödediği, davacı tarafın müvekkiline, --- borcu olduğu bunun ---- mail iadesi ile yaptığının geri kalan ----yapılan protokol ile ortaya çıktığı, ayrıca davacının protokol dışında da kendisi tarafından keşide edilen ve vadesinde ödenmeyen çeklerle ilgili olarak kendilerine borcu olduğu ve konu ile ilgili olarak -----sayılı dosyalarla icra takibi başlatıldığı ayrıca ---- lik çekinde ödenmediği toplamda davalıya--- borcu olduğunu bu sebeplerle, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya bilirkişi incelemesine tevdi edildiği, bilirkişinin ----- tarihli raporunda; davacının yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; --- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine, --- standartlarına uygun tutulduğu, --- defterlerinin ibraz edilemediğinden incelenemese de fatura alacağı konulu takip talebinde tüm takip konusu faturaların---- yılına ilişkin olduğundan ----- defter ibrazının yapılmamış olmasının aleyhine değerlendirilemeyeceği, davalı şirketin mahkemenin belirlediği günde defter ve belgeleri sunmadığı, davacı alacağı yönünden: davacı taraf defter ve belgelerinde son işlem olan ---- alacaklı gözükmekle birlikte davalı tarafın delil olarak sunduğu daha sonraki bir tarihi taşıyan --- tarihli protokol başlıklı belgede davacının davalı tarafa ---- borçlu olduğunu kabul ettiği, dair imzasının bulunduğu, söz konusu protokol davalı tarafından dosyaya sunulduktan sonra davacının söz konusu protokolün geçersizliğine ilişkin bir itirazda bulunmadığından davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği, davacı lehine hüküm tesis etmesi halinde; davacının -----tarihinde noter kanalı ile davalıya keşide ettiği ihtarnamenin---- tarihinde tebliğinden sonra aynı ihtarnamede verilen 7 günlük mehil süresinin sona erdiği ----alacağın muaccel olacağı, --- takip tarihine kadar takip öncesi işlemiş temerrüt faizinin --- olarak hesaplandığı görülmüştür.Davacı---- yazı/imzalarını içerir; ----- tarihli, ---- fotokopisi, incelenmek üzere --- incelemesine gönderilmiş. ----- raporunun sonuç kısmında, inceleme konusu belgede ----- atılı imza ile ----mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın---- olduğu, hususlarını bildirir kanaat raporu sunulmuştur. Somut olayda Davacının yasal ticari defterleri incelendiğinde; ---- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine, ----standartlarına uygun tutulduğu, ---defterlerinin ibraz edilemediği için incelenemese de fatura alacağı konulu takip talebinde tüm takip konusu faturaların --- olduğundan aleyhine değerlendirilmediği, Davalı şirketin mahkemenin belirlediği günde defter ve belgelerini sunmadığı için inceleme yapılamadığı, Davacının usulüne uygun tutulan defterleri yanında verilen kesin süreye rağmen davalının defter ibraz etmemesi halinde davacının tuttuğu defterlerin davacı lehine delil kabiliyetinin bulunduğu, Davacı kendi defter kayıtlarında gözüken, davalının da defter ibraz etmese de Ba formu ile beyan ettiğinden teslim tesellümü sabit olmuş ----ayında keşide ettiği son 5 (beş) faturasını takip konusu yaptığı,
Davalı taraf ise, son faturanın tanzim edildiği --- tarihinden sonra---- başlıklı belgede --- borçlu olduğun kabul ettiği, davacının protokol altındaki imzayı inkar etmesi üzerine -----alınan rapor da davacının eli ürünü çıktığı sunulan protokolün takip konusu faturalardan sonraki bir tarihi kapsadığı, davacının --- tarihinde kendi kayıtlarında alacaklı olmasına rağmen aradan geçen 10 gün sonra imzaladığı bir protokolde ---- borçlu olduğunu kabul ettiğinden, protokol tarihinden sonra alacaklı durumda olup olmadığına bakıldığında, davacının kabulünde olan --- borcunu ödedikten sonra alacaklı duruma geçtiğine ilişkin bir işlem de bulunmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılışı sırasında peşin olarak alınan 80,70 TL ile, 10.361,00 TL ıslah harcı toplamının mahsubu ile fazladan yatırılan, 9.709,7 TL harcın davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 130.646,29 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı asilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde---- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2026